1. YAZARLAR

  2. Vedat Uzuner

  3. 19 Mayıs Atatürkçülerine
Vedat Uzuner

Vedat Uzuner

Vedat Uzuner
Yazarın Tüm Yazıları >

19 Mayıs Atatürkçülerine

A+A-

Son zamanlarda bir televizyon programında sarf edilen talihsiz ve yakışıksız sözler üzerinden bir tartışma yaşanmaktadır.

Tarihçilerin bile tarihe mal olmuş şahsiyetler üzerine konuşurken dikkatli olmaları kaçınılmaz bir durumdur. Kaldı ki dinimiz bize ölenlerin arkasından kötü konuşmamayı emretmektedir. Farklı yaklaşımlarla yakın tarihe farklı bir bakış açısı getirmiş olabilirsiniz ama bu size kimseye hakaret etme hakkını vermez. Atatürk, askeri kişiliğinin yanı sıra farklı özellikleri de olan çok yönlü bir şahsiyet ve dünyanın saygı duyduğu bir devlet adamı. Hal böyleyken aile hayatı, seceresi üzerinden gereksiz ve faydasız bir tartışmanın fitilini ateşlemenin kimseye en ufak bir fayda sağlamayacağı ortadadır.

Bunun yanında sadece 19 Mayıs’ta, 29 Ekim’de ve mütedeyyin insanlara saldırıya sıra geldiğinde Atatürk’ü aklına getirenlere, inanan insanlara saldırırken Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü kalkan olarak kullananlara bir hatırlatma yapmakta fayda olduğuna inanıyorum.

Tarihe "Balıkesir Hutbesi" olarak geçen geçen 7 Şubat 1923 tarihinde Zağnos Paşa Camisinde yaptığı konuşmada halka şöyle seslenmiştir:

“Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selâmeti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz  Efendimiz Hazretleri,  Cenâb-ı Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul olmuştur. Temel nizamı, hepimizin bildiği Kur'ân-ı Azimüşşan'daki açık ve kesin hükümlerdir.

İnsanlara maneví mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz; akla, mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir. Eğer akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsa idi bununla diğer ilâhî tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan Cenab-ı Hak'tır.

Arkadaşlar! Cenab-ı Peygamber çalışmalarında iki yere, iki eve sahipti. Biri kendi evi, diğeri Allah'ın evi idi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı. Hazret-i Peygamber'in mübarek yollarını takip ederek bu dakikada milletimize ve milletimizin şimdiki ve geleceğine ait konuları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde, Allah'ın huzurunda bulunuyoruz. Beni bu şerefe kavuşturan Balıkesir'in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu vesile ile büyük bir sevaba nail olacağımı ümit ediyorum.

Efendiler! Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler, söylenenleri dinleme ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılması lazım geldiğini düşünmek, yani birbirimizin görüş ve düşüncelerini almak için yapılmıştır. Millet işlerinde her ferdin zihninin başlı başına faaliyette bulunması lâzımdır. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz için her şeyden önce hakimiyetimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım.

Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşüncelerini anlamak istiyorum. Millî emeller, millî irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, millet fertlerinin tamamının arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim.

http://www.balikesirkulturturizm.gov.tr/TR,65833/ataturkun-balikesir-hutbesi.html

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.