1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. AK Parti'nin geleceği
AK Parti'nin geleceği

AK Parti'nin geleceği

AK Parti'nin geleceği

A+A-

Eleştirelim, sevelim ya da görmezden gelelim, AK Parti bir büyük hikaye yazdı Türkiye için. Partinin kurucu lideri Erdoğan ise daha şimdiden tarihe geçti. Onunla beraber, kurucu aktörler, ülkenin kaderini etkileyen kararlar alan isimler de tarihe kaydoldular. 
AK Parti, her büyük hareket gibi, her büyük değişim gibi sorunlar, sıkıntılar ve problemlerle karşılaştı. Örtülü, açık muhtıralar, darbe girişimleri, kapatma davaları ve daha niceleri. Hiçbirinde yıkılmayan ve direnen bir siyasi hareket oldu AK Parti. 

Milletin kalbine saldırı

Tüm müdahalelere rağmen yıkılmayan bir siyasi hareket, millet iradesini temsil etmeye devam etti. Bu kez fiili olarak, şiddet içeren girişimlerle yıkılmaya çalışıldı. Gezi olayları, Suriye ilişkili mezhep kışkırtmaları, Paralel Devletin darbe girişimi ve son olarak PKK'nın silahlı saldırısı... Hedefleri AK Parti'yi, Erdoğan'ı, Davutoğlu'nu iktidardan düşürmek içindi ama aslında vurdukları yer ülkenin bağımsız siyaset merkeziydi. Milli iradeye, yani kendi kaderini kendi tayin etmek isteyen milli iradeye, Türkiye'nin bağımsızlığına vuruluyordu tüm darbeler.

AK Parti ve Türkiye'nin geleceği bu nedenle birbiriyle özdeşleşti. Bu nedenle AK Parti sadece bir parti olmaktan çıkıp, direnen Türkiye'nin ana mevziisi oldu. Bu mevzi düşerse, bu saf bozulursa Türkiye işgal edilebilir gördüler. Bu yüzdendir ki son güçlerine kadar saldırmak, AK Parti'yi devirmek ve sonra o siperden içeri girip ana karargahı, milletin iradesinin saklı olduğu kalbi ele geçirmek istiyorlar. 

Dışarıdan yıkılmayan kaleler, içeriden çökertilir

Dışarıdan hiçbir kuvvet, bu ülkeye doğrudan saldırarak ele geçirememiştir. Kale, her zaman içeriden ele geçirilir. Bizim topraklarımızın kaderi de böyle olmuştur. İçimizde buna teşne çok insan oldu maalesef. Çok insan nefsine, menfaatine, egosuna, öfkesine, intikam duygusuna yenilip kalenin burçlarını, kapılarını düşmana vermeye teşne oldu. Tarih bu hazin hikayelerle doludur.

Her şeye direnen AK Parti sadece ve sadece kendi içindeki çekişmelere direnmekte zorluk çekti. Kendi içinde yaşanan gerilimlerin, çekişmelerin tartışmaların, bir partiyi nasıl yıprattığınınasıl kan kaybettirdiğini hep birlikte gördük. 7 Haziran seçimlerinin en büyük dersi buydu aslında.

Bu çekişmelerin en önemli sebebi, rasyonel düşünmek, idealist düşünmek yerine, tepkisel düşünmektir. AK Parti'nin sadece bir parti olmadığını, direnen Türkiye'nin ilk cephesi olduğunu, ilk mevziisi olduğunu anlayamadı bazıları. Bir koltuk uğruna, kendi çıkarı uğruna, kendi menfaati uğruna çaba gösterenlerin anlayamadığı şey, ülke bir var olma savaşı verirken, her şeyin ama her şeyin bir kenara bırakılması gerektiğidir. 

AK Parti'yi anlayamayan AK Partililer

Ülke bu haldeyken Milletvekili olmak, parti yöneticisi olmak, mevki sahibi olmak için mücadele etmek akılla, mantıkla izah edilebilecek bir şey değildir bu dönemde. Bir yangın anında, bir afet anında, bir felaket anında ne yapıyorsa fedakar insanlar, bu partinin aktörlerinin de onu yapması gerekir. Her şeyden vazgeçecek bir fedakarlıkla, yangını söndürmek için hazır olmak, kendi arzularından vazgeçmektir yapılacak olan şey. 

Kabul edelim, üzülerek kabul edelim, sayıları az da olsa bazı AK Partililer bu gerçeği anlayamadı, anlamak istemedi. İşte AK Parti'nin geleceğini tehlikeye atan da, bu fedakarlığı yapmayan ve kendi geleceğini düşünen insanlardır.
Kongreye iki gün kala, ikinci bir adayın çıkacağı söylentisi bile başlı başına bir fitne ateşidir. Bu fitne yayılmadan, hemen söndürmek yerine, bundan bir pazarlık vesilesi çıkarmak isteyenler varsa, bunlar ülkenin gerçeğini de, partinin geleceğini de anlamamıştır demektir.


Bazı zamanlar ülkeler, milletler zorlu imtihanlardan geçer. Hele Türkiye gibi, ateşin ortasında yer alan ülkeler neredeyse hep imtihandan geçen bir hayat sürerler. Böyle bir ülkenin serdengeçti, kendini ülkesine adayan insanlara ihtiyacı vardır. AK Parti, bu insanların yuvası oldu her zaman. İçinde az sayıda çürük olsa da, bu parti hala Türkiye'nin umududur. Bu bilinçle girilecek bir seçimde, yeniden milletin teveccühüne mazhar olacaktır. Yeter ki o çürükler ayıklansın.

Ali Nur Kutlu

 

 

Yeni Şafak
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.