1. YAZARLAR

  2. Şahin Ali Şen

  3. Akademik Özgürlük-Sorumluluk Dengesi
Şahin Ali Şen

Şahin Ali Şen

Şahin Ali Şen
Yazarın Tüm Yazıları >

Akademik Özgürlük-Sorumluluk Dengesi

A+A-

İnsan akılla donatılmış, özgür iradeye sahip bir varlıktır. Peki, insan bu aklını ve hür iradesini sınırsız kullanma hakkına sahip midir? Özgürlük-sorumluluk dengesi kurulmak kaydıyla niye olmasın. Özgürlük sorumluluk, sorumluluk özgürlüktür. Sorumlu insan, itidalli, dengeli ve ölçülü insandır. Bu sorumluluğu sadece kendisine değil, aynı zamanda topluma karşıdır. Özgürlük ve sorumluluk birbirini tamamlar. Özgürlük hakkı varsa sorumluluk ödevi de vardır.

Diğer bir soru, akademik özgürlük-sorumluluk dengesini üniversitelerimizde nasıl kuracağız? Üniversitelerimiz mevzuat üzerinde, mali, idari, akademik özerkliğe ve özgürlüğe sahiptir. Bu hukuki çerçeve ışığında, her kademedeki akademisyene, her türlü inceleme, araştırma, yazma faaliyetlerinde akademik özgürlüğün kısıtsız sağlanması bilimin gelişmesi için çok önemli bir zemin oluşturacaktır. Ancak akademisyenlerimiz bu özgürlüğü topluma ve ülkesine karşı olan vicdani sorumlulukla dengelemesini bilmelidir. Akademik akıl ve özgürlük, akademik ahlak ve sorumlulukla beslenmelidir. Akademik dünya o zaman insanlığa faydalı olabilir.

Unutulmamalıdır ki, üniversal bilgi ve düşünce üreten üniversitelerimizin, üretme kapasitelerini yasaklarla artırmamız mümkün değildir. Üniversitelerin ürettiği bilgiden, değerden, bilimden, projelerden kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, hükümet, siyasi partiler ve toplumun diğer kesimleri faydalanmaktadır. Bu anlamda, üniversiteler, siyasal, ekonomik ve sosyal çözümlerin kuluçka merkezleridir. Unutulmamalıdır ki, bilgi güçtür, bilgi üreten üniversiteleri olan ülkeler de güçlüdür.

Güçlü Türkiye için güçlü ve özgür üniversiteyi önemsiyoruz. Bunun için üniversitelerin yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Hem güçlü Türkiye’nin hem de güçlü üniversitenin en büyük alt yapısı, düşünce ve ifade özgürlüğü, inanç ve yaşama özgürlüğü, hür teşebbüs özgürlüğü olacaktır.

Öncelikle, akademik özgürlük kapsamında, yüksek lisans ve doktora tezlerinin yazımında özgür bir bakış açısının zemini oluşturulmalıdır. Tüm akademisyenler, hiçbir baskı ve tesir altında kalmadan özgürce yorum, analiz ve tanımlama yapabilmelidir. Üniversitelerin ders müfredatları, özgür düşünce perspektifinde sansürsüz, toplumun ihtiyaçları dikkate alınarak yeniden hazırlanmalıdır. Türkiye’nin geleceğinin düşünce alt yapısını üniversitelerde üretilen fikir ve projeler oluşturacaktır. Bu çerçevede, kamu-sanayi-üniversite işbirliği çok önemlidir.

Bir başka husus, üniversitelerin teknoloji üretme kapasitelerinin arttırılarak kamu ve özel sektörün istifadesine sunulmasıdır. Üniversitelerin model tasarlaması, sistem geliştirmesi, sosyal sorumluluk projeleri hazırlaması ülkemizin kalkınması için altın değerindedir. Üniversitelerin bu misyonlarını yerine getirebilmeleri içinde sosyal bilim laboratuvarlarının açılması, fen bilimleri laboratuvarlarının malzemelerinin yenilenmesi, inovasyon ve AR-GE için kaynak oluşturulması, teknoloji ofislerinin kurulması, teknoparkların hem sayısının artırılması hem de niteliklerinin yükseltilmesi gerekmektedir. Üniversitelerin Türkiye’nin milli ekonomisine katma değer sağlama kapasiteleri bu sayede artar. Verimlilik ve kalitenin yükselmesinde etkin ve etkili sorumluluk alırlar.

Üniversitelerin, bilim ve teknoloji üretme kapasitelerinin istediğimiz seviyede olmadığını biliyoruz. Akademisyenlerin ürettiği makalelerin hayatla buluşma oranları gelişmiş dünyanın çok gerisinde. Japonya’da 100 makaleden 38’i uygulama alanı bulurken, bizde ise 2’ye geçmemektedir. Uygulanabilir akademik üretimde gelişmiş ülkeleri yakalamak için akademisyenlerin yazma, yayınlama ve iletme özgürlüğünün önündeki sınırlılıkları kaldırmalıyız. Akademisyenler, sarsıcı fikirler ileri sürebilir.  Ancak sarsıcı fikirle hakaret, küfür, alay karıştırılmamalıdır. Sarsıcı fikirlerini yazarken ve kamuoyuyla paylaşırken herkesten daha çok üslup ve usule dikkat etmelidir. Aydın, bilgisiz, kanıtsız, belgesiz, verisiz fikir ileri sürmez. Bir bilim insanı “TUİK’in yüzde 12.1 işsizlik verisi yanlıştır. İşsizlik yüzde 20’dir” diyorsa bunu verilerle, kanıtlarla ortaya koymak durumundadır. Türkiye’nin yenilik kapasitesi ile fikri sermaye kalitesini ancak böyle artırabiliriz.

Düşünce, teknoloji ve bilim üreten kurumların dayanışma içinde olması gerekir. Üniversiteler ve teknoloji enstitüleri, TÜBA, TSE, TÜBİTAK, TÜRK PATENT ile ortak çalışmalıdır. Bilim üretilmesine öncülük eden kurumların, üniversitelerin tamamında ofisleri olmalı, bilim alanında ilerlemek isteyen gençler bilgilendirilmelidir. Dev kamu kurumlarının, güçlü özel sektör şirketlerinin AR-GE birimleriyle mutlaka işbirliği yapılmalıdır. Bu ilişki Türki Cumhuriyetlerin ve İslam ülkelerinin ilgili kurumlarıyla da kurulmalıdır.

İlk önce buhar enerjisi ve mekanik üretimi ıskalayarak birinci sanayi devrimini, sonra elektrik ve elektronik üretim sürecini pas geçerek ikinci sanayi devrimini, daha sonra da dijital ve otomasyon değişim sürecini boş geçerek üçüncü sanayi devrimini geriden takip ettik, hamle ve taklitlerle yetinmek durumunda kaldık. Bugün Twitter demokrasisi, bilim ekonomisi ve e-devlet sürecini yaşıyoruz. Dünya akıllı teknoloji, akıllı üretim, robotik üretim, mekatronik üretim, bulut sistemi, nanoteknoloji, biyoteknoloji, siber teknoloji ve yeni nesil üretim kavramlarının hakim olduğu dördüncü sanayi devriminin içinden geçiyor. Eğer  bunu da atlamak istemiyorsak, ülkemiz düşünce-ifade özgürlüğü, inanç-inançları yaşama özgürlüğü, girişimci ruh ve teşebbüs hürriyetinin liderliğini yapmalıdır.  Aydınlarımız ve akademisyenlerimiz de akademik özgürlük ile aydın sorumluğunu birleştirerek büyük bir güç olan bilginin liderliğini yapmalı, insanımıza ve insanlığa faydalı olmalıdır.  Sözün özü; akademik özgürlük-sorumluluk dengesi kurularak bilim üretmeye devam…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.