1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Ali Yalçın: Nöbete Ücrette Israrlıyız
Ali Yalçın: Nöbete Ücrette Israrlıyız

Ali Yalçın: Nöbete Ücrette Israrlıyız

Nöbete Ücrette Israrlı, Mücadelede Kararlıyız

A+A-

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısında öğretmenlerin nöbet ücreti konusunu güçlü bir şekilde tekrar gündeme getireceklerini söyledi. Yalçın, “Eğitim-Bir-Sen olarak nöbette ücrette ısrarlı, mücadelede kararlıyız” dedi.


 

Ali Yalçın, Milat Gazetesi’nde çıkan röportajında, nöbete ücret konusunu ilk gündeme getiren ve 2013’te toplu sözleşme masasına taşıyan sendika olduklarını söyledi. “Bugün bu şekilde sıcak gündem olmasının arka planında bu konuyu bizim eğitim çalışanlarının haklarının görüşüldüğü her platformda masaya taşımamız etkili olmuştur” diyen Yalçın, “Nöbet görevlerine ücret konusunu Toplu Sözleşme Masası ve KPDK’ya taşımakla kalmadık. Yine aynı şekilde Milli Eğitim Bakanlığı ile yetkili sendika olarak gerçekleştirdiğimiz KİK toplantılarına taşıdık. Nisan 2014 Kurum İdari Kurulu toplantısında bu konu hakkında İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünce çalışma başlatılması şeklinde talebimizi KİK Raporuna aldırdık. Ekim 2014 tarihli Kurum İdari Kurulu toplantısında da talebimizi yineledik. Talebimizi canlı tutmak için ‘Nöbete Ücret, Angaryaya Hayır’ afişleri ile okulları donattık. Türkiye genelinde kitlesel basın açıklaması yaptık ve devamında, KPDK’ya sunmak üzere imza kampanyası başlattık. Eğitim-Bir-Sen olarak, nöbete ücrette ısrarlı, mücadelede kararlıyız” ifadelerini kullandı.

 

İşte o röportaj...

 

5. Olağan Kongrenizde delegelerin yoğun bir teveccühüyle Genel Başkanlığa seçildiniz, seçim süreciyle alakalı neler söylemek istersiniz ?

 

Türkiye'nin en büyük sendikası olarak eylül ayında işyeri temsilciliği seçimleriyle başlayan, ilçe temsilciliği, delege seçimi, şube kongreleriyle devam eden demokrasi şölenimiz 5. Olağan Genel Kurulumuzla son buldu. Herkese ve her kesime örneklik teşkil edebilecek rekabetinde, refakatinde yaşandığı bir seçim yaşadık. Sendikamızı "Zirveden Yeni Ufuklara" taşımak için ortaya koyduğumuz vizyon delegelerimizden yoğun teveccüh gördü ve gelecek 4 yılı şekillendirmek için delegasyonumuz listemize yetki verdi. Ben buradan sizlerin aracılığıyla bize teveccüh gösteren delegelerimize, bu coşkuya ortak olan kıymetli misafirlerimize ve üyelerimize teşekkür ediyorum.

 

Eğitim çalışanlarının sıcak gündemine ilişkin soru sormak istiyorum. Şu anda öğretmenler nöbet görevlerine ilişkin ücret talep ediyorlar. Bu talep ilk defa ne zaman gündeme geldi ?

 

Nöbet görevi karşılığında ücret ödenmesi talebi 2013'te Eğitim-Bir-Sen tarafından yetkili sendika olarak ilk defa ciddi anlamda 2014-2015 Toplu Sözleşme masasına taşınmıştır. Sendika olarak 30.07.2013 tarihinde Devlet Personel Başkanlığına sunduğumuz Öğretim ve Bilim Hizmet Kolu Toplu Sözleşme Taleplerimizde konuya yer verdik. Taleplerimizin 13.14 maddesinde; "İlgili mevzuatı gereğince eğitim kurumlarında görevli yönetici ve öğretmenlerce fiilen yerine getirilen nöbet görevi karşılığında, nöbet tutulan her gün için 4 saat ek ders ücreti ödenir" şeklinde nöbet görevine ücret ödenmesi talebimizi somut teklife dönüştürdük.

 

Bildiğimiz kadarıyla Toplu Sözleşme Masası'nda bu talep kazanıma dönüşmedi. İlerleyen süreçte konuya ilişkin ısrar her geçen gün arttı. Sonraki süreçlerde ne gibi çabalarınız oldu ?

 

Nöbete ücret ödenmesi konusundaki haklı talebimizi üyelerimizden aldığımız güç ve eğitim çalışanlarının desteğiyle ısrarlı bir şekilde Kasım 2013, Mart 2014 ve Kasım 2014 Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantılarında hizmet koluna ilişkin sorunların görüşüldüğü oturumlarda gündeme getirdik. Bugün bu şekilde sıcak gündem olmasının arka planında bu konuyu bizim eğitim çalışanlarının haklarının görüşüldüğü her platformda masaya taşımamız etkili olmuştur. Nöbet görevlerine ücret konusunu Toplu Sözleşme Masası ve KPDK'ya taşımakla kalmadık. Yine aynı şekilde Milli Eğitim Bakanlığı ile yetkili sendika olarak gerçekleştirdiğimiz KİK toplantılarına taşıdık. Nisan 2014 Kurum İdari Kurulu toplantısında bu konu hakkında İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünce çalışma başlatılması şeklinde talebimizi KİK Raporuna aldırdık. Ekim 2014 tarihli Kurum İdari Kurulu toplantısında da talebimizi yineledik.

 

Talebimizi canlı tutmak için "Nöbete Ücret Angaryaya Hayır" afişleri ile okulları donattık. Türkiye genelinde kitlesel basın açıklaması yaptık ve devamında Mart 2015 KPDK'ya sunmak üzere imza kampanyası başlattık.

 

Bu konuda hakkında bundan sonraki süreçte nasıl bir yol haritası izlenecek ?

 

9 Şubat'ta Ankara'da bakanlık önünde bizler, illerde ise şubelerimizce il milli eğitim müdürlükleri önünde yaptığımız kitlesel basın açıklaması sonrası başlattığımız imza kampanyamız devam ediyor. Kampanyamıza tüm eğitim çalışanlarının destek verdiğini görüyoruz. Bu ay gerçekleştirilecek Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısında EğitimBir-Sen olarak konuyu güçlü bir şekilde tekrar gündeme getireceğiz. Eğitim-BirSen olarak; "Nöbete ücrette ısrarlı, mücadelede kararlıyız"

 

Okullardaki nöbet tutmama eylemi okul güvenliğini tehdit eden ve öğrencileri risklere açık hale getiren bir eylem türü. Bu sizce tehlikeli değil mi? Öğrencilerin göreceği zarar kadar eylem aynı zamanda öğretmenlere de zarar vermez mi ?

 

Bu konuda tamamen haksızsınız diyemem ama tamamen haklıyız diyebilirim. Sağlık Bakanlığı ve Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı'nda nöbete ücret varken, Milli Eğitim Bakanlığı'nda aynı konuda ücret olmaması izah edilebilir bir durum mudur? Orada mubah ise burada neden günah. Orada adette burada neden kabahattir. Eğitimciler çalışanlar arasındaki bu ayrım nedeniyle kendilerine değer verilmediğini düşünüyorlar. İzahı olmayan konu bu ve bir türlü vuzuha da kavuşmadı. Şu an nöbet tutmayarak öğrencilerin risklere açık hale getirilmesi bir yol yöntem olarak birilerince tercih edilmiş olabilir. Burada üzerinde durulması gereken konu nöbetten muaf olanların nöbet tutmak zorunda kalması ve nöbeti bırakmak yerine sesini yükseltenlerin sabrının zorlanılmasıdır. Adım atılmak yerine zamana yayılmak tercih edilirse; bu bakanlık olarak riski göze almaktır. Öğrencilerin tehlikeye açık hale gelmesi ve okulların yönetilemez hale gelmesi nedeniyle okul yöneticilerinin bunalması, nöbeti asmak yerine nöbeti tutarak sesini ve sözünü yükseltenlerin iyi niyetinin gözardı edilmesi olası risklerde Bakanlığı çok büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya koyacaktır.

 

Bu konu çözülemeyecek kadar zor bir konu mu? Çözüm nasıl olabilir sizce?

 

01.12.2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararında nöbet görevi karşılığı ek ders ücreti ödenmesi yönünde hukuki düzenleme yapılması gerekmektedir. Burada muhatap sadece Milli Eğitim Bakanlığı değildir. İlave ödeme gerektirmesi nedeniyle Maliye Bakanlığı görüşü ve onayının alınması önemlidir. Siyasi iradenin bu yönde bir karar vermesi, Bakanlar Kurulunun konuyu gündemine alması gerekmektedir. Biz nöbete ücret talebimizle ilgili alan desteğini yansıtan imza klasörlerini KPDK'ya taşıyacağız. Umarım Milli Eğitim Bakanlığı "bu günde bir şey olmadı" şeklinde gün saymayı tercih etmez ve bizim iyiniyetli gayretlerimizi sorunun çözülmesi için fırsat olarak değerlendirir. 


-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.