1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Ali Yalçın'dan Başkanlık Sistemi Açıklaması
Ali Yalçın'dan Başkanlık Sistemi Açıklaması

Ali Yalçın'dan Başkanlık Sistemi Açıklaması

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Yeniden Büyük Türkiye’nin vizyon belgesi olacak yeni anayasayı da, hükümet sisteminin şeklini de TBMM ve halkın iradesi belirleyecektir” dedi.

A+A-

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Yeniden Büyük Türkiye’nin vizyon belgesi olacak yeni anayasayı da, hükümet sisteminin şeklini de TBMM ve halkın iradesi belirleyecektir” dedi.

 

Başkanlık sisteminin demokratik bir zeminde tartışılması gerektiğini ifade eden Yalçın, “Yapılması gereken, temsilde adaletin sağlanacağı, istikrarın yakalanacağı, yasama, yürütme ve yargının birbirlerinin görev alanlarına müdahale etmeyeceği kaliteli bir demokratik zemini oluşturmaktır. Bu demokratik zemini özgürlükçü, sivil ve demokratik Yeni Anayasa’yla oluşturabiliriz” şeklinde konuştu.

 

Bem-Bir-Sen’in düzenlediği “Başkanlık Sistemi Çalıştayı”nda konuşan Genel Başkan Ali Yalçın, öncelikli hedeflerinin, aynı vatan toprağı üzerinde, aynı idealler çerçevesinde, bir ve beraber yaşamak olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

 

“Hiç kimsenin dininden, dilinden, etnik kökeninden, renginden, mezhebinden, yaşam tarzından dolayı dışlanmadığı, horlanmadığı, kendisini ötelenmiş hissetmediği; tarihinden ve medeniyetinden aldığı güçle, öz güvenle dimdik ayakta duran, bugünü ve geleceği inşa edebilme potansiyelinin idrakinde Yeniden Büyük Türkiye’dir. Bu kapsamda, vesayetin bitişinde aktif rol aldığımız gibi, Yeniden Büyük Türkiye’nin inşasına temel oluşturacak yeni anayasanın yapım sürecine ve hükümet sistemi tartışmalarına da eleştiri ve önerilerimizle katkı yapmak istiyoruz. Memur-Sen olarak, teklif sendikacılığı anlayışımız gereği, sorunları kişilerden ve partilerden bağımsız fikir ve proje zemininde konuşmayı esas alıyoruz. Bu açıdan, başkanlık sistemi tartışmalarını kişiye veya kişilere bağlı değil, hükümet sistemleri tartışması olarak ele alınmasından yanayız.”


 

Yeniden Büyük Türkiye’nin önünü açmalıyız

 

“Türkiye’deki mevcut hükümet sistemi yeterli mi? Yeni bir hükümet sistemine ihtiyaç var mı? Yeni bir hükümet sistemine ihtiyaç varsa bu sistemin nitelikleri ne olmalı” sorularına hep birlikte cevap üretmeleri gerektiğini dile getiren Yalçın, “Mevcut hükümet sistemini, parlamenter sistem olarak değil, yarı başkanlık ve parlamenter sistemin izlerini taşıyan melez bir model olarak görüyorum. Çünkü parlamenter sistemde cumhurbaşkanının bu kadar yetkisi olmaması gerekir. İkincisi, yine parlamenter sistemde yürütmenin iki kanadından biri olan başbakanın dolaylı, sorumsuz ama yetkili cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi büyük bir sorun değil mi? Gelişmiş demokrasiler arasında hem cumhurbaşkanının hem de başbakanın seçimle geldiği kaç ülke var? Milletin büyük çoğunluğunun yetersiz gördüğü mevcut hükümet sistemiyle, Yeniden Büyük Türkiye inşa etmemiz ve adil yeni dünyanın ihyasına katkı sunmamız mümkün değil. Ancak ‘mevcut sistemi reforme edelim’ ya da dünyadaki başarılı olmuş ‘yarı başkanlık veya başkanlık modellerini ülkemize kazandıralım’ fikrine koro halinde hayır diyen, istemezükçü lobiyi hepimiz görüyoruz. Bu istemezükçü lobiyi aşarak, hatta onları da sürece katarak olabilecek en iyi modeli bulmalıyız. Yeniden Büyük Türkiye’nin önünü açmalıyız” ifadelerini kullandı.


Ön şartımız yeni anayasa

 

Yeni anayasanın önemine değinen Yalçın, şunları söyledi: “Tarih, parlamenter sistemle yönetilip otoriter yönetimlere şahitlik etmiştir. Almanya’da Hitler, İtalya’da Mussolini, İspanya’da Franco parlamenter sistemle iş başına gelmiş ve sistemin boşluklarını kullanarak tek adam haline gelmişlerdir. Bugün de hem parlamenter hem de başkanlık sistemiyle yönetilen otoriter yönetimler de demokratik yönetimler de mevcut. Dolayısıyla, yapılması gereken, temsilde adaletin sağlanacağı, istikrarın yakalanacağı, yasama, yürütme ve yargının birbirlerinin görev alanlarına müdahale etmeyeceği kaliteli bir demokratik zemini oluşturmaktır. Bu demokratik zemini özgürlükçü, sivil ve demokratik yeni anayasayla oluşturabiliriz.”



 

Nasıl bir anayasa?

 

Yeni anayasanın; insan onuruna, emeğe, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne, sosyal adalete, katılımcı ve çoğulcu demokrasiye dayanması, bu anlayışla yazılması ve yapılması gerektiğini vurgulayan Ali Yalçın, “Memur-Sen olarak, Yeniden Büyük Türkiye’nin iyi devlet yönetimi, iyi hükümet modeli, iyi toplumsal ortam ve iyi insanla inşa edilebileceğini düşünüyoruz. Dünyaya baktığımızda yaygın olarak başkanlık sistemi ve parlamenter sistemlerin uygulandığını görüyoruz.  Bu iki sistemin melezi olarak tanımlanan yarı başkanlık ile rasyonelleştirilmiş parlamenter sistem, süper başkanlık sistemi, başkanlı parlamenter sistem gibi farklı sistemler de tartışılmakta ve uygulanmaya çalışılmaktadır. Memur-Sen olarak, sistemin adından çok, krizlere kapalı, çözümlere açık bir sistemin varlığını önemsiyoruz. Benimsenecek modelin, statükoculuğa ve otoriterliğe kapalı, yeniliğe, lider ve iktidar değişimine açık olmasını istiyoruz. Bizim dikkat çekmeye çalıştığımız nokta; tabanı yönetim sürecine dâhil eden, dışlayıcı olmayan, herkesin kaybetmesine ya da bir kısmının kazanıp bir kısmının kaybetmesine değil, herkesin kazanmasına imkân veren bir sistemin mümkün olduğudur. Yoksulluğa izin vermeyen, örgütlenmeye uygun, bürokrasiyi denetleme gücü yüksek, demokratik ve sivil bir model olmasıdır” dedi.

 

İllegal yapılarla hesaplaşılmalıdır

 

Yalçın, illegal yapıların küresel operasyonlarına da dikkat çekerek, sözlerini şöyle tamamladı: “Tüm derin devlet oluşumları, darbeci yapılar deşifre edilmeli ve devlet kurumlarından temizlenmelidir. Her türlü manipülasyona kapalı, bağımsız ve tarafsız yargının mutlaka tesis edilmesi gerekmektedir. Türkiye, 28 Şubat sürecinde olduğu gibi, yargının vesayetin emrine girdiği dönemleri yaşamamalıdır. Bu sorun, elimizde dikiş iğnesi sürekli yamaladığımız anayasadan kurtulup yerine yepyeni kumaştan ve terzisi sivil irade olacak yeni anayasa yapılarak çözülebilir. Yeniden Büyük Türkiye’nin vizyon belgesi olacak yeni anayasayı da, hükümet sisteminin şeklini de TBMM ve halkın iradesi belirleyecektir. Son sözü her zaman olduğu gibi, milli irade söyleyecektir. Bizlerin görevi daha iyiyi arama ve bulma noktasında katkı sunmaktır.” 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.