1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Almanya neden bu yıl oyladı?
Almanya neden bu yıl oyladı?

Almanya neden bu yıl oyladı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kenya'da gündemi değerlendirdi

A+A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kenya'da gündemi değerlendirdi: Alman Meclisi'nin kararı, üst aklın işi. Geçen yıl 1915'in 100'üncü yılıydı, neden bu yıl oylandı

Partili cumhurbaşkanlığı ya da başkanlık, çok da fark etmiyor. Önemli olan içini doldurabilmek. Suriye'de YPG'nin Teşrin Barajı'nın batısına geçmesini istemiyoruz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Doğu Afrika gezisinin ikinci durağı Kenya'da iç ve dış politikadan ekonomiye, başkanlık sisteminden terörle mücadeleye kadar geniş bir yelpazede önemli değerlendirmeler yaptı. Alman Parlamentosu'nun 1915 olayları ile ilgili kararının arka planı için "üst akıl" vurgusu yapan Erdoğan, Kuzey Suriye konusunda ise "YPG'nin, Teşrin Barajı'nın batısına geçmesini istemiyoruz. Gerekirse kendi göbeğimizi kendimiz keseriz" dedi. Cumhurbaşkanı, gezisini takip eden gazetecilerin sorularını şöyle cevapladı:

ALMANYA DOSTUNU KAYBEDİYOR

 'Sorunları azaltmak, dostları çoğaltmak lazım' sözünüz var. Almanya'daki gelişmeler karşısında bu nasıl mümkün olacak?
Önemli olan niyetin ve gayretin o yönde olmasıdır. Sizin niyetiniz ve gayretiniz bu olmakla birlikte, karşınızdaki dost olmamakta direniyorsa zaten yapılacak bir şey kalmaz. Aksi şekilde davrananlar, önemli bir dostlarını kaybetmiş olurlar. Niye önemli bir dost diyorum? Çünkü bizim orada 3 milyonu aşkın insanımız var. Alman Parlamentosu'ndaki kararın, esasen bir kıymeti harbiyesi yok. Farkında olmadıkları konu şu: Türkiye gibi bir dostu kaybetme riskiyle karşı karşıyalar. Türkiye'ye dönünce Başbakanımızla, Dışişleri yetkililerimizle oturup konuşacağız. Ne yapacağımıza karar vereceğiz.

 Yahudi soykırımını yapan Almanya, acaba bu tür bir kararla deyim yerinde ise kendine ortak mı arıyor?
Holokost ile 1915 olayları arasında herhangi bir benzerlik yok. 1915 olayları ile AİHM kararı da son derece açık. Ermeni anlatısının mutlak gerçek olmadığı ve özgürce tartışılabileceği, Ermeni anlatısını sorgulayan görüşlerin ifade özgürlüğünün mutlak koruması altında olduğu, 1915 olayları ile Holokost arasında benzerlik kurulamayacağı açıkça ifade ediliyor. Bu tespitler hukuken de bağlayıcı.

NEDEN BU YILI BEKLEDİLER?

 Alman Parlamentosu'nun kararını, Türkiye'nin mülteci politikasına karşı adım olarak yorumlamak mümkün mü?
Geri Kabul Anlaşması, vize serbestisi gibi meseleler, AB ile ilgili. Bizim tavrımızın ne olduğu da belli. Bunu, Dünya İnsani Zirvesi'nde Şansölye Merkel'e de anlattım. Söz konusu iki konu eş zamanlı olmak durumundadır. Eş zamanlı olarak yapılmazsa, biz de gerekli adımı atmayabiliriz.

 Almanya'ya karşı ekonomik tedbirler gündeme gelebilir mi?
Bu tür şeyleri konuşmak için erken. Ama burada da bir üst akıl var. Düşünebiliyor musunuz, oylamada bir ret, bir çekimser, bir de oylamaya katılmamış olan var. Almanlar için bu kadar milli bir mesele mi bu? Geçen sene 1915 olaylarının 100. yılıydı. Böyle bir tasarı niye geçen sene oylanmadı da bu sene oylandı? Üst akıldan kendilerine talimat gelmiş olmalı ki böyle bir adım attılar. Merak ediyorum, Alman yöneticiler böyle bir karardan sonra benim şahsıma, Başbakanımıza hangi yüzle bakacaklar acaba?

 Merkel'in oylamaya katılmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Birkaç gün önce yaptığımız telefon görüşmesinde, elinden geleni yapacağını söylemişti. Ben 40 yıldır siyasetin içindeyim. Grubun ikna edilememesini anlayamıyorum. Keşke katılıp oyunu verseydi.

YPG, TEŞRİN'İN BATISINA GEÇEMEZ!

 Alman Parlamentosu'nun kararı, Almanya'ya yönelik bir operasyon gibi de görülebilir mi? Zira bununla Türkiye ile ilişkiler sabote ediliyor...
Almanya'daki bazı kesimlerin son zamanlarda Türkiye konusundaki tavırlarının pek kabule şayan olmadığını daha önce ifade etmiştim. 'Alman ekolü' diye bir ifade kullanmıştım. Bu ekol şu anda Türkiye üzerinde bazı operasyonlar içinde. Bu konuda Alman medyası da bir hayli aktif. Türkiye'de bağlantıları da var tabii. Tüm bu hususları da iyi incelemek lazım.

 Suriye konusunda, "ABD taahhütlerini yerine getirmezse, kendi göbeğimizi kendimiz keseriz" diyerek neyi kastediyorsunuz?
Gerek Suriye'de gerekse Irak'ta, NATO müttefikleri olarak ABD ile ortak çalışmalarımızın olması gerekir. Mesela biz Afganistan'a NATO üyesi bir ülke olarak ABD'nin davetine icabetle gittik. Ama örneğin Başika'daki mevcudiyetimizi birileri sorun gibi gösterebiliyor. Biz, Başika'ya DAEŞ'le mücadele için gittik. Bunu da merkezi yönetimle, civardaki yöneticilerle konuşarak yaptık. Tüm bunları Sayın Obama'ya da söyledim. Müşterek hareket edilmesi gerektiğini belirttim. Bu Suriye için de geçerli. Onların genelkurmayları ile bizim genelkurmayımız görüştü. En son Münbiç'i DAEŞ'ten arındırma meselesiyle ilgili olarak da görüşmeler oldu. Suriye Demokratik Güçleri'nde 2500 kadar Arap var. Bunlara 450 YPG'linin de lojistik destek verdiğinden söz ediliyor. Türkiye olarak hassasiyetimizi muhataplarımıza söyledik. Kuzey Suriye'de yeni bir sorun yaşamak istemiyoruz. Gerekirse kendi göbeğimizi kendimiz keseriz.

Sabah'tan Okan Müderrisoğlu'nun yazısının devamı için tıklayınız

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.