1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Ankara katliamında PKK-DAİŞ işbirliği!
Ankara katliamında PKK-DAİŞ işbirliği!

Ankara katliamında PKK-DAİŞ işbirliği!

DEAŞ ile PKK’nın çıkara dayalı bir dayanışma içerisine girdiği ortaya çıktı.

A+A-

Kanal7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet,HDP-Paralel-Doğan Grubu ittifakı düne kadar imkansız görülse de bugün bu ittifaka alıştığımızı ve DEAŞ ile PKK işbiliğinin de artık tartışılmadan kabullenilmesi gerektiğini yazdı.

İşte Acet'in yazısı;

Aynı zamanda Uluslararası İlişkiler uzmanı olan Avrupa Birliği Bakanı Beril Dedeoğlu, Ankara Garı katliamıyla ilgili olarak “DAİŞ-PKK militanları anlaşmış olabilir” dediği gün, HDP-Paralel-Doğan Grubu ittifakı, ağız birliği ederek Bakan Hanım'ın ağzına bir kavanoz dolusu acı biber sürmeye kalktı.

Normal zamanlarda yaşıyor olsaydık böyle bir açıklamanın alay konusu olması anlaşılabilirdi.

Ama gelin görün ki, son dönemde “olmaz, mümkün değil” diyeceğiniz ne kadar tuhaf ittifak türü varsa bir bir karşımıza çıkıyor.

Mesela hep birlikte içinde aktığımız bir nehir düşünün.

Sonra bir an için zihninizi kıyıya çıkartıp, HDP-Paralel-Doğan Grubu ittifakının normal zamanlarda ne kadar mümkün olabileceğini düşünün.

Şöyle diyelim;

Kurulduğu günden beri Kürtlere asimilasyon politikasının basın sözcülüğünü yapan Hürriyet aklı ile, 2009’da Demokratik açılımı Kürt siyasetçilere kelepçe takıp teşhir ederek sabote eden Paralel akıl, aynı aklın dershanelerinde bombalar patlatan PKK aklıile şu günlerde ortak bir hedef için bir araya gelmiş durumda.

Bu böyleyken size tuhaf gelmiyorsa, DAİŞ ile PKK’nın çıkara dayalı bir dayanışma içerisine girmesi neden garip kaçsın ki?

Ankara katliamında buna dair somut veriler ortaya çıkmamış olsaydı, DAİŞ-PKK işbirliği mi? sorusuna “hadi canım” deyip geçilebilirdi belki.

“Ankara’da yarın patlama olacak” diye twit atan adam, “nasılsa IP numaramı kimse bilmiyor” diye düşünerek Twitter yönetiminin her zamanki tutumuna güvenmemiş olsaydı, bu ihtimal inandırıcı olmaktan yine uzak kalacaktı.

Ama karşımıza somut bir takım veriler çıkınca “bu ülkede hiç bir şey sizi şaşırtmasın”tezi daha bir güçlenmiş oluyor.

Somut veri dediğimiz şeyler şunlar: Saldırıyı bir gün önce “Ankara’da patlama olacak”diye haber veren Mehmet Serhat P. ile Erhan. Ö isimli iki şahıs, Twitter yönetiminin IP numarasını Ankara’ya vermesi ile dün gözaltına alındı.

Şüphelilerden P.’un 1997’den itibaren PKK’da aktif olduğu, Kobani’de bomba eğitimi aldığı, 7 Haziran’da da HDP’den aday adayı olduğu tespit edildi.

Bir gün önce Ankara’da patlama olacak diye twit atan bir kişinin PKK ve HDP bağlantısı olsa bile, böyle zamanlarda böyle bir şey olabileceği herkesin aklında iken, boşboğazlık yapmış olabileceği düşünülebilir.

Ama aynı konuyla ilgili olarak Başbakan Davutoğlu’nun verdiği bilgiler, meselenin bir‘boşboğazlık’ meselesinden ibaret olmadığını gösteriyor.

Başbakan, göz altına alınan iki kişiyle alakalı olarak “PKK irtibatlı bu kişilerin daha önce sansasyonel bazı eylemlere imza atmış başka isimlerle irtibatı var” dedi. 

Ki, Davutoğlu’nun dün Bulgaristan Başbakanı ile ortak basın toplantısında Gar katliamına dair bir DAİŞ-PKK işbirliğinin yüksek ihtimal olmasından söz etmesinin, bu bağlantılara dair elde edilen somut veriler üzerine yapılmış bir açıklama olduğu açık. 

"Ankara’da yarın patlama olacak" diye twit atan, PKK bağlantılı başka eylemlere imza atmış kişilerle irtibatlı olan, Kobani’de bomba eğitimi aldığı tespit edilen, 7 Haziran’da da HDP’den aday adayı olan şahıslarla ilgili bir açıklama daha duyduk dün.

Cihan Haber Ajansı’nın servis ettiği açıklamaya göre Demirtaş, bu iki kişinin “AKP ile bağlantılı” olduğunu söylüyor, şunu da ekliyordu: “Zaten AKP'ye yakın gazeteciler ‘bunlar bizim arkadaşımızdır’ diye açıklama yaptılar”

AKP’ye yakın açıklama yapan gazeteciler kimdir, ne demişler nerede konuşmuşlar diye Google’dan uzun bir tarama yaptım.

Aslında buna gerek yoktu.

Böyle birisi olsaydı, Hürriyet, Cumhuriyet yahut Zaman gazetesi kimsenin Google’la uğraşıp durmasına mahal bırakmayacak şekilde bu açıklamayı gözümüzün içine sokardı.

HDP Eş Genel Başkanı’nın kocaman yalanlarına küçük bir örnek idi bu.

Peki Demirtaş göz göre göre neden yalan mı söylüyor?

İki sebepten ötürü;

Birincisi; yalanlar ve bu yalanların Kürtleri etkileme potansiyelini 7 Haziran’da gördü.

İkincisi; günün en önemli haberine sessiz kalarak karartma uygulayan, PKK-DAİŞ işbirliği mi? sorusunu besleyen güçlü deliller ortaya çıkmışken, bunu görmezden gelen refikleri var artık.

Bu böyle iken gerçeğe sadakat göstermenin ne kazancı olabilir ki?

HABER7.COM

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.