1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Başbakan Davutoğlu NTV'de konuştu
Başbakan Davutoğlu NTV'de konuştu

Başbakan Davutoğlu NTV'de konuştu

Başbakan Ahmet Davutoğlu, NTV canlı yayınında 1 Kasım seçim sürecine ilişkin olarak önemli açıklamalarda bulundu.

A+A-

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Koza İpek Holding ve şirketlerine kayyum atanmasına ilişkin karara yönelik, "Nitekim daha önce birçok hukuki dava üst mahkemelere götürüldü, tartışıldı, konuşuldu, başka cihette gelişmeler de oldu ama böyle hem başkalarına söz konusu olduğunda ses çıkarmayanların birden kendilerine bu tür hukuki sonuçlar doğan kararlar alındığında feryat etmeleri de doğru değil. Vaktinde bu çevrelerin nasıl hukuk ihlalleri yaptığını ve oralardan nerelere gelindiğini hepimiz biliyoruz." dedi.

NTV ve Star televizyonu ortak yayınında "Liderler Konuşuyor" programına eşi Sare Davutoğlu ile konuk olan Başbakan Davutoğlu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAM
Sözlerine Cumhuriyetin ilanının 92. yıl dönümünü kutlayarak başlayan Davutoğlu, "nice asırlara, nesillere ulaşılması" temennisinde bulundu.

Cumhuriyetin anlamı sorulan Davutoğlu, cumhuriyetin anlamının cumhur kelimesinde saklı olduğunu söyledi. Buna salt "halkın idareye katılımı" gibi bakılmaması gerektiğini ifade eden Başbakan Davutoğlu, cumhuriyetin bir felsefe olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.

Başbakan Davutoğlu, cumhuriyetin sadece "yöneticilerin seçilmesi" gibi bir mekanik tanıma konulamayacağını belirterek, "Tek tek bireylerin felsefi olarak 'Ben ortak bir nehrin unsuruyum, bir zerreyim ama aynı zamanda bütünü temsil ediyorum' dediği anda cumhuriyet başlar. Aksi takdirde bir kişinin, kesimin, zümrenin, mezhebin, etnik grubun üstün olduğu, ayrıştığı, yukarıda görüldüğü bir anlayış diğerlerini tabi kılar. O andan da itibaren adı cumhuriyet olsa bile cumhuriyetin felsefesinden kopmuş olur" diye konuştu.

CANLI YAYINDA KAYYUM SORUSU
Koza İpek Holding ve şirketlerine kayyum atanmasına ilişkin karar hatırlatılarak bununla ilgili "TOMA'lı, biber gazlı, arbedeli bir kayyum ataması olayı oldu. Bununla ilgili olarak bazı algılar oluştu, işte 'Medyaya müdahale', 'Susturma girişimleri', bu algılara karşı yanıtınız nedir?" sorusuna Davutoğlu, "Açık ve net bir şekilde ifade etmek isterim ki Türkiye'de yargı kararları ve yargının aldığı kararlarla ilgili yapılan spekülasyonlar uzun bir dönemdir, sadece bu kararla ilgili değil, aslında yargıyla ilgili de bir algı oluşumuna yol açtı" karşılığını verdi.

Yaşananların hukuki bir süreç olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, şunları söyledi:

"Hukuki süreçte, buradan hareketle hükümeti ve yürütmeyi doğrudan suçlamak doğru değil. Herhangi bir şekilde yargıya hükümetin müdahale etmesi, yürütmenin müdahale etmediği haller ki müdahale etmesi doğru da değildir. Sanki müdahale ediyormuş gibi eleştirilir ve bütün bedel yürütmeye ödetilirse yargının aldığı kararlar her zaman tartışma konusu yapılır. Bu süreçle ilgili olarak çok açık ve net ifade ediyorum, bu tamamıyla hukuki bir süreçtir. Bizim tarafımızdan herhangi bir müdahale söz konusu olmamıştır. Eğer ben başbakan olarak seçime giderken böyle bir hukuki sürecin sonuçları itibarıyla eğer müdahale edilme gibi bir durum olmuş olsa da herhalde zamanlamayı başka türlü düşünebilirdim. Ama böyle bir müdahale söz konusu değil."

KENDİLERİNE OLUNCA FERYAT ETMESİNLER
Konuyla ilgili hukuki sürecin kendi doğası içinde seyrettiğini dile getiren Davutoğlu, "Herkes bu hukuki sürece saygı göstermek durumunda" ifadesini kullandı.

Bununla ilgili itiraz varsa onun da yollarının hukuk sisteminde gösterildiğini bildiren Ahmet Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Artık bizim sistemi normalleştirmemiz ve hukuk sistemi üzerinde bir tartışma ortamından süratle çıkmamız lazım. Nitekim daha önce birçok hukuki dava üst mahkemelere götürüldü, tartışıldı, konuşuldu, başka cihette gelişmeler de oldu ama böyle hem başkalarına söz konusu olduğunda ses çıkarmayanların birden kendilerine bu tür hukuki sonuçlar doğan kararlar alındığında feryat etmeleri de doğru değil. Vaktinde bu çevrelerin nasıl hukuk ihlalleri yaptığını ve oralardan nerelere gelindiğini hepimiz biliyoruz. Ben bunu -herhangi bir ihlal başka bir ihlali mazur göstermez- o anlamda söylemiyorum ama 17 Nisan'da bir yargı reformu stratejisi açıkladık. Artık yargının bu tür tartışmaların dışında görülmesi ve gerçek anlamda güvenilir, adalet dağıtan bir niteliğiyle ortaya çıkması lazım. Ama yargının her kararını bulunduğunuz yerden değerlendirmeye başlarsanız, hele hele sanki bazı meslek grupları 'dokunulmaz' gibi idrak edilirse doğru değil. Tabii ki Türkiye'de basın özgürlüğü var, buna mutlak saygı göstermek gerekir."

 


TÜRKİYE'DEKİ SİSTEME DE ZARAR VERİR
Basın özgürlüğü üzerinde tartışma yapılmasını bile doğru görmediğini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, kendisinin de 1990'lı yıllarda köşe yazarlığı yaptığını, bir gazetede haftada üç köşe yazısının yayımlandığını hatırlattı. Davutoğlu, şöyle devam etti:

"O günlerde yazdığım yazılar dolayısıyla karşı karşıya kaldığım zorlukları 28 Şubat içinde hepimiz biliyoruz. Ama gazeteciler de iş adamları da siyasetçiler de hepimiz hesap verebilir konumda olduğumuzu bilmemiz lazım. Yani hukuk dışı bir eylem varsa bunun da meslek grubunun mahiyetine bakmaksızın hukuki işleme muhatap olması lazım. Burada tamamıyla meseleyi yargı ve hukuk sistemi içinde değerlendirmekte fayda var. Siyasi olarak yapılacak her spekülasyon bu davanın özüne de Türkiye'deki sisteme de zarar verir."

 

ensonhaber

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.