1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Davutoğlu: Öncelikli görevim hükümet kurmak
Davutoğlu: Öncelikli görevim hükümet kurmak

Davutoğlu: Öncelikli görevim hükümet kurmak

Seçimde alınan oylar için 'Milletin mesajını kulak ardı edemeyiz, küçümseyemeyiz' diyen Başbakan Davutoğlu'nun değerlendirmesi şöyle: Benim ülkeyi hükümetsiz bırakmama sorumluluğum var. Bunun için çaba harcayacağım

A+A-

Serpil Çevikcan

7 Haziran seçiminin siyasette yarattığı sarsıntı bütün cephelerde masaya yatırılıyor.

Bunların başında, seçmenin tek başına iktidar imkanını bu kez vermediği Ak Parti geliyor.

Sandıktan koalisyon çıkması, birinci parti konumundaki Ak Parti'nin yönetim katının dün geceden itibaren öncelikli konusu.

Dün, hem Başbakan ve Ak Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu cephesinin hem de CHP kanadının yaptığı değerlendirmeleri öğrenmeye çalıştım. Masadaki tablonun Davutoğlu ve yakın çevresi tarafından nasıl okunduğu, bundan sonraki yol haritasına ilişkin bilgiler edindim. Ayrıca CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir telefon görüşmesi yaptım.

'Seçmen fatura kesti'

Çok yoğun bir kampanya geçiren, çok çalışan Başbakan Davutoğlu, yüzde 40'larda kalan oy oranının analizini gerçekçi biçimde yapabilmek için kolları sıvamış durumda. Davutoğlu cephesinde, yaşanan sarsıntının, hem ülke yönetiminde hem de parti içinde derin bir krize yol açmadan atlatılmasının yolları aranıyor. Yapılan değerlendirmeler şöyle:

Ak Parti iktidarı karşısında bloklaşan muhalefete, içeriden, dışarıdan Erdoğan ve Ak Parti karşıtlığıyla oluşturulan bloğa rağmen 19 milyon oy almış, yüzde 40'la partisini birinci yapmış, çok çalışmış, örnek bir seçim kampanyası yürütmüş bir genel başkan var.

Seçimden çıkan sonuç, iktidar partisinin 12 yıl içinde yaşadığı bütün sıkıntıların faturasının vatandaş tarafından bu seçimde kesildiğini gösteriyor. Yapılan kimi yanlışlar, bunları domine eden algı operasyonları, ekonomide, sosyal politikalarda eksik kalan ya da yanlış atılan adımlara yönelik tepkilerin bu seçimde bir mesaja dönüşmesi söz konusu.

Seçim sonuçları, iktidar partisinde gerçekleşen yenilenme ve değişikliklerin tam ikna edici olmadığını gösteren bir fotoğraf ortaya koydu.

Beklenti tek başına iktidardı. 280-290 gibi yüksek olmayan bir milletvekili sayısıyla yakalanabilseydi yapısal bazı reformlarla bir süre daha yola devam edilip yeni bir seçimin kapısı aralanabilirdi. Vatandaş bu imkanı vermedi.

Kamuoyu araştırmaları başlıyor

Davutoğlu cephesi, "Bize düşen, bu mesajı en doğru biçimde okumak" diyor.

Bu nedenle önümüzdeki 10 gün yoğun istişareyle geçecek. Bakanlar Kurulu, MYK, MKYK üyeleri ile toplantılar zincirleme olarak yapılacak. Davutoğlu, üç dönem kuralı nedeniyle parlamento dışında kalan, partinin hafızası olan güçlü isimlerle de sık sık bir araya gelecek.

"Nerede yanlış yapıldı, nerede eksik kalındı, ne doğruydu?" bunları tespit edecek.

Ak Parti'nin kritik aşamalarda, kriz noktalarında devreye giren ve her süreçte çözümü getiren ortak aklını harekete geçirecek.

Ayrıca, milletin ne dediğini net olarak görebilmek için kamuoyu araştırmaları başlatılıyor. Bu kapsamda, vatandaşlarla derinlemesine mülakatlar yapılacak. Ak Parti'nin 2002'den bu yana hangi seçimde, hangi ilde ne kadar oy aldığı, nerelerde oy kaymaları yaşandığı detaylı bir istatistik çalışmasıyla ortaya konulacak.

Anket şirketleri, seçim sonucunu analiz etmek için derinlemesine kamuoyu araştırması yapacaklar. Davutoğlu, fotoğrafı böyle berraklaştırmaya çalışacak.

Bu arada, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Başbakan arasında seçim günü akşamından itibaren bir temas trafiği yaşandığını da öğrendik. Dün kamuoyuna resmi olarak duyurulan Cumhurbaşkanı-Başbakan görüşmesinden önce hem seçim hem de Diyarbakır'da yaşanan patlamalara ilişkin olarak birkaç kez temas kurulmuş.

'Mesajı küçümseyemeyiz'

Dünkü temaslarım sırasında Davutoğlu'nun yakın çevresine yaptığı kritik birkaç değerlendirmeyi de öğrenme şansım oldu.

"Milletin mesajını kulak ardı edemeyiz, küçümseyemeyiz" diyen Davutoğlu'nun değerlendirmeleri şöyle:

"Öncelikli görevim hükümeti kurmak. Halk bizi sandıktan birinci parti olarak çıkardı. Ülkeyi yönetme sorumluluğunu bize verdi. Açık ara birinci parti yaptı. Benim ülkeyi hükümetsiz bırakmama sorumluluğum var. Bunun için çaba harcayacağım. Çabalarımız sonuç vermezse ve tek seçenek seçim olacaksa bundan da kaçmam, hodri meydan derim."

Başbakan'ın genel değerlendirmesi böyle.

Davutoğlu cephesinde CHP-MHP-HDP koalisyonu, "zor seçenek" olarak görülüyor. Alternatifin çok fazla olmadığı düşünülüyor. Başbakan, mevcut tabloda ülkeyi yönetme sorumluluğunu üzerinde görüyor.

Yakın çevresi, "Ne ülkeyi yönetim krizine sokar ne de erken seçimden kaçar. Her partinin kapısını çalabilir. Ancak ikili oynamaz. Birinci önceliği istikrar ve yönetim krizinin doğmaması. Ancak erken seçimden de kaçmaz" diyor.

Davutoğlu, hükümeti kurma görevi kendisine verildiğinde başta CHP olmak üzere her partinin kapısını çalacak.

Bir yandan da Ak Parti'nin yenilenme sürecini başlatacak. Bu yenilenmenin, hem yapılan hataların etkisini ortadan kaldıracak politikaları devreye sokma hem de kadro bağlamında yaşanacağını söyleyebilirim.

 

CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU:

 

Vatandaş uzlaşın mesajı verdi

 

 

Telefonla görüştüğüm CHP lideri Kılıçdaroğlu, seçim sonuçlarına ilişkin 'Vatandaş, 'siz sorunlarımızı çözüm' diyor. Erken seçime gidelim demek, bu halkın verdiği oylara güvensizlik olur' dedi

 

Peki, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile MHP lideri Devlet Bahçeli'nin sıcağı sıcağına yaptığı açıklamalar koalisyon seçeneklerini daraltırken Ak Parti ile CHP'yi bir araya getirebilecek bir büyük koalisyon ne kadar mümkün?

Dün sohbet ettiğim CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na bu soruyu da barındıran sorular yönelttim.

Kılıçdaroğlu, sonuçların hem ülke hem de bütün partiler için hayırlı olmasını dilerken ortaya çıkan tablonun dört mesaj içerdiğini belirterek, şunları söyledi:

"Bu sonuçların ortaya koyduğu mesajları ben şöyle sıralıyorum: Bir; demokrasinin kazandığı bir tabloyla karşı karşıyayız. İki; bu seçim sonuçları başkanlık sisteminin tartışılmaması gerektiğini kesin olarak göstermiştir. Üç; vatandaş şunu bekliyor; 'Size oy verdim. Eğer tek başına iktidar şansı yoksa bu oyları iyi değerlendirin ve kendi aranızda uzlaşın. Parlamentoda benim sorunlarımı çözün'. Seçim sonuçlarının dördüncü mesajı ise Ak Parti'ye verilen mesajdır. Vatandaş, 'senin tek başına iktidarını istemiyorum' diye çok açık biçimde söylemiştir."

Kılıçdaroğlu, vatandaşın verdiği, "Uzlaşın ve benim sorunlarımı parlamentoda çözün" mesajının önemli olduğunu ancak şu aşamada nasıl bir hükümet formülü oluşacağı konusunda net ifadeler kullanamayacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Ben, bugünden şununla veya bununla koalisyon olur vs. diyemem" ifadesini kullandı.

'Başbakan gelirse konuşuruz'

CHP lideri, "Ak Parti ile koalisyona kapınız açık mı?" sorusuna, "Bizim AKP ile koalisyon yapma şansımız yok. Çünkü AKP ile temel noktalarda uyuşmazlığımız var. Örneğin AKP, Erdoğan vesayetini reddetmeyecektir. Ya da emekliye iki maaş ikramiyeyi kabul etmeyecektir. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Ak Parti, sorun çözen değil, sorun yaratan bir partidir. Böyle olmasaydı bugüne kadar iktidar partisi olarak zaten sorunları çözebilirdi" yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, "Teamüller gereği Cumhurbaşkanı en fazla oy alan partinin genel başkanını hükümet kurmakla görevlendirecek. Başbakan Davutoğlu sizin kapınızı çalarsa tavrınız ne olur?" sorusunu ise, "Gelirlerse kapımız açık. Tabii ki konuşuruz. Bu demokrasinin gereğidir. Değerlendirmelerimizi yaparız, ancak tekrar ediyorum AKP ile bizim aramızda çok ciddi bir uyuşmazlık ve anlaşmazlık vardır" diye yanıtladı.

'Türkiye'yi rahatlatmalıyız'

Kılıçdaroğlu, seçim sonuçlarının dört partiye de önemli mesajlar verdiğini, vatandaşın, sorunlarına çözüm için oy kullandığını kaydederek, "Vatandaş, 'siz sorunlarımızı çözün' dedi. Bu sorunları çözmek için bir adım atmadan bugünden hemen erken seçime gidelim demek, bu halkın verdiği oylara güvensizlik olur. Bugünden 'seçim olsun' demek yanlış olur" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, "Öncelikle bunu kabul etmemiz gerekiyor. Önce Türkiye'yi rahatlatmamız gerekiyor. Seçimi ondan sonra konuşuruz" dedi.

Türk demokrasisinin hala çok önemli sorunlarının olduğunu, bunların başında yüzde 10'luk seçim barajının geldiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bu yüzde 10 barajını kaldırmamız lazım. Yapılacak çok şey var" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Türkiye'de bir yönetim krizi ve istikrar sorunu yaşanmasını kimsenin istemeyeceğini belirterek, "Ancak biz şu an itibarıyla kimseye angaje olmayız. Tabloyu değerlendiririz. Sorumlu bir şekilde hareket ederiz" ifadelerini kullandı.

Milliyet

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.