1. YAZARLAR

  2. Şahin Ali Şen

  3. Eğitim liderlerinin tarihsel sorumluğu
Şahin Ali Şen

Şahin Ali Şen

Şahin Ali Şen
Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitim liderlerinin tarihsel sorumluğu

A+A-

Eğitim sisteminin yapımcıları, yönetmenleri, senaristleri ve başoyuncuları mesabesindeki eğitim liderlerinin içinden geçtiğimiz süreçte tarihsel ve hayati sorumlulukları bulunmaktadır.

Türkiye’nin geleceğinin inşasında, değişimin yönetilmesinde, değerler eksenli yeniliğin geliştirilmesinde, ülke ve toplum yararına olan reform süreçlerinin başlatılmasında eğitim liderlerinin kilit rolü vardır.

Kimdir bu eğitim sistemine yön verecek, ufuk kazandıracak orkestra şefleri? Söz konusu eğitim liderlerinden kastım, geniş bir yorumlamayla, Milli Eğitim Bakanı’ndan okul müdürüne kadar olan tüm eğitim yöneticileri ile yardımcılarıdır.

Nurettin Topçu; “Felsefesi olmayan milletin mektebi olmaz… Bize bir insan mektebi lazım. Bir mektep ki, bizi kendi ruhumuza kavuştursun; her hareketimizin ahlaki değeri olduğunu tanıtsın; hayâya hayran gönüllüler, insanlığı seven temiz yürekler yetiştirsin; her ferdimizi milletimizin tarihi içinde aratsın; vicdanlarımıza her an Allah’ın huzurunda yaşamayı öğretsin…) der.

Biz de biliyoruz ki, eğitim süreci bedenin, aklın ve ruhun eğitimini kapsar. Bu sürecin en önemli çıktısı, bilgi teknolojilerini iyi kullanabilen, bilgiyi üretebilen, idealist, şahsiyetli ve erdemli bir gençliktir.

 Bu gençliği, ezberci, tekrarcı, nakilci, verimsiz, ürünsüz ve bereketsiz bir eğitim sistemiyle yetiştiremeyiz. Gençliğin yüksek düzeyde maddi ve manevi eğitimini; insanı her yönüyle okuma, anlama, arama, bulma, anlatma, yaşama ve yaşatma sürecinin içine sokan ve kuşatan bir eğitim düzeni ile gerçekleştirebiliriz. Bunun yolu pozitivist ve pragmatist eğitim yerine, eleştiri, analiz, yorum ve özgür düşünceyle beslenmiş şahsiyetçi ve maneviyatçı eğitim süreci ve modelidir.

İşte bu sistemi ve modeli kuracak, süreci yönetecek eğitim yöneticileridir. Bakan, müsteşar, genel müdürler, il milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri, okul ve kurum müdürleri arasında doğru, sağlıklı ve hızlı işleyen iletişim mekanizmasının kurulması eğitim-öğretim kalitesinin yükselmesinde etkili olacaktır.

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Teftiş Kurulu Başkanlığı bürokratları ile Bakanlığın tüm yöneticileri de bu sürecin önemli aktörleridir. Bu sürecin içinde yer alan bir birimin sorumluğunu yerine getirmemesi tüm sonuçları olumsuz etkileyecektir. Örneğin, müfredatın kalitesi istediğimiz ve beklediğimiz gibi yüksek nitelikte değilse, gömleğin ilk düğmesinin yanlış iliklenmesidir ki, tüm sisteminin çıktılarında sorun çıkmasına zemin hazırlayacaktır. Bu nedenle, eğitim yöneticilerinin ve bürokratlarının tamamının görev ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi zaruret ötesi bir haldir.

Öncelikle Bakan’dan okul müdürüne kadar tüm eğitim yöneticilerinin masalarının üzerinde mutlaka stratejik plan ve hedefleri olmalıdır. Bir şehre atanan il milli eğitim müdürünün, bir ilçede göreve başlayan ilçe milli eğitim müdürünün, bir okula atanan okul müdürünün yapması gereken ilk şey devraldığı tabloyu eksiğiyle fazlasıyla iyi bilmesidir. Ve kendine şu sözü vermelidir: Görevi devrederken mevcut durumdan çok daha iyi bir eğitim tablosu bırakacağım.

 Yani sağlam verilere ve projelere dayanan hedefleri olmalı eğitim yöneticilerinin. Yeni göreve başlayan eğitim yöneticisinin sorumluğu, beklentinin seviyesini düşürmek, idealleri zayıflatmak değil, beklenti seviyesini yükseltmek, hedefleri büyütmek olmalıdır. Eğitim yöneticisi, eğitim-öğretim hizmetleri sürecindeki tüm riskleri önceden görebilmeli, fırsatları en iyi şekilde değerlendirerek başarıyı sürdürülebilir duruma getirmelidir.

Bu başarıyı yakalamak için eğitim yöneticileri, insan kaynaklarını, mali imkanları ve bilgi havuzunu verimli kullanmalı ve eğitim süreçlerine stratejik yönlendirmelerle müdahale edebilmelidir.

Akıllı insan aklını kullanır, daha akıllı insansa başkalarının aklını da kullanır” der Bernard Shaw. Akıllı eğitim yöneticisi de herkesin aklından yararlanabilen insandır. Eğitim yöneticisinin görev ve yetki alanı insan yetiştirme sürecidir. Bu süreçte, aile başta olmak üzere belediyeler, sivil toplum kuruluşları, vakıflar, dernekler, spor kulüpleri, özel okul yöneticileri ve uluslararası kuruluşlar hasılı toplumun tüm kesimleriyle diyalog ve yakın işbirliği içinde olunmalıdır. Sorunlara ortak çözümler bulunmalı, ortak projeler yürütülmeli, gelecek birlikte kurulmalıdır.

Dünyadaki ve Türkiye’deki eğitim tecrübelerinden yararlanılmalıdır. Örneğin, öğrenciler arasında şiddetin yaygınlaştığı bir dönemde 5 T formülü devreye sokulmuştu. Bu formül, tespit, teşhis, tedavi, takip ve tekmil süreçlerinden oluşuyordu. MEB’in benzeri tecrübeleri ile devletin diğer kurumlarının geliştirdiği çözüm yollarından yararlanılmalıdır.

Eğitim kurumlarındaki disiplin otoriter bir disiplin değil, bilgi, erdem ve değerlerle güçlendirilmiş demokratik bir disiplin olmalıdır. Eğitim süreçlerinde yanlış giden bir durum varsa, zararlı alışkanlıklar artıyorsa, tembellik yaygınlaşıyorsa, Necip Fazıl Kısakürek’in “Durun kabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!/ Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:” haykırışında olduğu gibi  eğitim yöneticisi kollarını makas gibi açarak  olumsuzlukların önünde durdurucu, önleyici ve engelleyici güç olmalıdır.

Olumlu ve iyi gelişmelerin çoğalmasında ve yaygınlaşmasında hızlandırıcı güç olmalıdır.  Ağır ağır yol alan öğrencilerin, bazen önünden giderek sürükleyici ve çekici güç olmalıdır.

Eğitim yöneticilerinin, en büyük sorumluluklarından birisi de mevcut sistemin insanileştirilmesi için yoğun bir gayret içinde olmalarıdır. Bu noktada sistem içinde, varsa ayrımcılık izlenimi oluşturan, adaletsizlik çağrışımı yapan noktalar düzeltilmelidir.

Eğitim yöneticisinin, hangi zeminde olursa olsun temsil gücü yüksek olmalıdır. Temsil noktasında örnek olarak olmanın ne olduğunu göstermelidir.

Sözün özü;  eğitim yöneticilerinin  üç gündemi olmalı; eğitim, yeniden eğitim, sürekli eğitim. Denetleyen ve emreden eğitim yöneticisi yerine; kolaylaştıran, yetiştiren ve rehberlik yapan yöneticiler olma sorumlulukları vardır. İlham veren  eğitim liderleri yöneticilik süreçlerini geleceğe eserler bırakarak bitirmelidirler. Eğitim yöneticilerine başarı dileklerimle…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.