1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Eğitim şurasına Eğitim-Bir-Sen damgası
Eğitim şurasına Eğitim-Bir-Sen damgası

Eğitim şurasına Eğitim-Bir-Sen damgası

Eğitim-Bir-Sen olarak iki çalıştay, bir ön şura ve dört yayınla hazırlandığımız 19. Mili Eğitim Şurası'na damgamızı vurduk. Sendikamızın verdiği önergelerin neredeyse tamamı genel kurulda oylamaya sunulmuş ve kabul edilmiştir.

A+A-

Eğitim-Bir-Sen olarak iki çalıştay, bir ön şura ve dört yayınla hazırlandığımız 19. Mili Eğitim Şurası'na damgamızı vurduk. Sendikamızın verdiği önergelerin neredeyse tamamı genel kurulda oylamaya sunulmuş ve kabul edilmiştir. Şura'da öğretmenlerin ek göstergelerinin 3600'e çıkarılması, ek ders ücretlerinin artırılması, nöbetlerin ücretlendirilmesi, dört yıla 1 yıl yıpranma payı verilmesi, istihdamda güçlük çekilen bölgelerde çalışmayı teşvik edici tedbirlerin alınması gibi son derece önemli pek çok kararın alınmasını sağladık. Ancak 179 tavsiye kararı arasından sadece din dersleri, karma eğitim ve Osmanlı Türkçesi'nin seçmeli ders olarak okutulması öne çıkarılmakta ve sendikamıza yönelik bir algı operasyonu yürütülmektedir. 

Nutuk Osmanlı Türkçesiyle yazılmıştır
Osmanlı Türkçesi, bu topraklarda inşa ettiğimiz medeniyetin ortak dilidir. 1927'de Osmanlı Türkçesiyle yazılan Nutuk, 1938'de Latin harfleriyle yeniden basılmıştır. Ancak harf devriminin etkisiyle dilimiz değiştiğinden Nutuk da zamanla anlaşılamaz hale gelmiş ve her baskıda sadeleştirilmek zorunda kalınmıştır. Bugün kendini Kemalist olarak adlandıranlar dahi Nutuk'un orijinalini okuyamamakta, hatta Latin alfabesine aktarılmış halini bile anlayamamaktadır. Bir İngiliz gencinin 16. yüzyılda yaşamış Shakespeare'i okuyup anlamaması mümkün mü? Bugün ortalama bir aydınımız, bırakın yüz yıl önceki bir metni okumayı, elli yıl önce yazılan Türkçe bir metni dahi anlamaktan uzaktır. Bir Türk milletvekilinin 1. Meclis'in aldığı kararları veya meclis tutanaklarını okuyup anlayamaması ne hazin bir durumdur.
 

Osmanlı Türkçesi, Türkçe'nin Arap alfabesiyle yazılmış şeklidir. Zaten "Eski Türkçe" ibaresi de bunu ifade etmek için kullanılmaktadır. 1928'de yapılan Harf Devrimi, İslami değerlerin yön verdiği toplumsal hafızayı kesintiye uğratıp yeni bir ulus inşa etmek için uygulanan kültürel devrimlerin en önemlilerinden biridir. Devrin toplum mühendisleri, toplumu geçmişten koparan bu tür uygulamalarla yeni bir ulus yaratabileceklerini tahayyül ediyorlardı. İşte tam da bu yüzden harf devrimi gerçekleştirilmiş, yani topluma yeni bir dil üretilme çabasına girişilmiştir. 

28 Şubat zihniyeti yeniden üretilmeye çalışılıyor
Osmanlı Türkçesi dersinin seçimlik ders olarak okutulması etrafında yürütülen tartışmaları anlamakta zorlanıyorum. Adı üstünde seçimlik ders, isteyen öğrenci seçer, istemeyen öğrenci seçmez. Ancak hassas dönemlerin aktörlerinin yeniden sahneye çıkmaları pek hayra alamet değil. Yoksa bu tartışmalar üzerinden "gezi olayları" gibi bir kalkışmaya zemin mi hazırlanmaya çalışılıyor? 
 

Bu tartışmalarda artık tarihe gömüldüğünü düşündüğümüz 28 Şubat zihniyetinin yeniden hortladığını görüyoruz. Bazı gazetecilerin ve politikacıların tartışmayı ideolojik bir pozisyondan yürütüp muhataplarını karşı-devrimcilikle suçlamasının hiçbir mantıksal izahı yoktur. Bu kişilerin Osmanlı Türkçesi dersini, pedagojik gerekçelerden ziyade tamamen siyasal ve ideolojik bir tutumla Erdoğan-Davutoğlu karşıtlığı üzerinden tartışmaları, Osmanlı-İslam medeniyetine ve değerlerine düşmanlıklarını gizleme çabasından kaynaklanmaktadır. Bunlar, halkın paylaştığı değerlere doğrudan savaş açmak yerine, siyasal karşıtlığı kullanmakta ve medeniyet değerlerimizin eğitime yansımasını engellemeye çalışmaktadırlar.
 

Ülkemizin geleceğiyle ilgili söz söyleyecek her gencimizin medeniyet tarihimizin mimarlarının eserlerini tanımaları ve mümkünse aslından okumaları gerektiğini düşünüyorum. Aynı zamanda bu, bulunduğumuz coğrafyada aydın olmanın gereğidir. Bu amaçla İzmirli İsmail Hakkı'nın Kitabu'l İfta ve'l-Kaza adlı risalesini sadeleştirerek 1998 yılında İslamiyat Dergisi'nde yayınlamıştık. Daru'l-Funun hocalarından İzmirli'nin çalışmasını yayınlayarak hem bu topraklarda yetişen büyük bilginlerimizin eserlerini gençlere tanıtmayı, hem de geçmişimize olan şükran borcumuzu ödemeyi amaçlamıştık.
 

Eğitim sistemimizi, öğretmenlerimizin karar mekanizmalarında yer aldığı, velilerimizin tercihlerinin dikkate alındığı sivil ve çoğulcu bir yapıya kavuşturduğumuz takdirde, bizi medeniyet değerlerimizle buluşturmaya yönelik çabalara itirazlar da anlamsızlaşacaktır. 

ABDURRAHİM ŞENOCAK

Memur-Sen İzmir İl Başkanı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.