1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Erdoğan: Bedelini ödeyecekler
Erdoğan: Bedelini ödeyecekler

Erdoğan: Bedelini ödeyecekler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Resepsiyonu'ndaki konuşmasının ardından önemli açıklamalarda bulundu.

A+A-

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla verdiği resepsiyonda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Geçici Bakanlar Kurulu'nun görev yapacağı süreci en iyi şekilde değerlendireceğine inandığını ifade eden Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yaptığı değerlendirmenin sonucunda kabineyi onayladığını çünkü Türkiye'nin kaybedecek vaktinin bulunmadığını söyledi.

TÜRKEŞ RENK GETİRDİ

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) açıkladığı seçim takviminin en güzel şekilde devam etmesi gerektiğini belirten Erdoğan, koalisyon görüşmelerinden bir sonuç çıkmadığını ve bugünkü tablonun yaşandığını anımsattı.

Erdoğan, "Sonunda MHP'den Sayın Tuğrul Türkeş'in katılımı buna bir renk getirdi. Diğer taraftan HDP, iki milletvekiliyle hükümette yerini aldı, diğerleri zaten bağımsızlardan oluştu. Bize düşen bu süreci en güzel şekilde değerlendirmek ve 1 Kasım seçimlerinden temennimiz odur ki milletimiz bu süreçte yaşadıklarımızı, bizlere yaşatmayacak bir kararı verir ve bu kararla da Türkiye 2016 yılına girmiş olur" diye konuştu.

Milletin vekili olarak da milletin vekiline teklif

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tuğrul Türkeş'e yönelik eleştirilerin hatırlatılması üzerine şöyle devam etti:

"Tuğrul Bey'in MHP içindeki yeri malum. Bunu ben bir siyasetçi olarak değerlendirecek olursam, merhum Alparslan Türkeş'in kurmuş olduğu bir parti ve Tuğrul Bey de onun mahdumu. Aklıselimle Anayasa'nın koyduğu kural nedir? 'Partiye sorulur' demiyor, 'Milletvekiline teklif yapılır' diyor. 'Milletvekiline teklif yapılır' dediğine göre, burada da milletvekillerine teklif götürülmüştür. Kim teklifi götürür? 'Görev verilen başbakan' diyor. Buradaki uygulama bir anayasa amir hükmünün uygulamasıdır. Bu anayasanın amir hükmünün uygulamasını, milletvekili serbest iradesiyle kullanmaz mı? Milletvekili, milletin vekilidir, A veya B şahsın vekili değildir.

Milletin vekili olarak da milletin vekiline böyle bir teklif geldiği zaman kantara çıkarmıştır ve bu teklifi kabul etmiştir. Bundan daha doğal, tabii bir şey olamaz, olaya böyle bakmak gerekirdi."

Siyasetin şirazesinde bir sapma var

"Bu süreç içinde 'Maalesef siyasetin şirazesinde bir sapma var' diye düşünüyorum" değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, şunları ifade etti:

"Bu, ülkemiz için özellikle de milli duygular için olumlu bir gelişme değil. Hele hele terör salgınının bu denli egemen olduğu dönemde millilik duygusu taşıyanların, 'Acaba ben buraya nasıl bir destek verebilirim, ben de buraya nasıl yardımcı olabilirim?', bunun gayreti içerisinde olması lazım. Eğer X partiye karşı bir tavrın varsa, o zaman sen gel, elini, gövdeni taşın altına koy, bu şekilde yürüsün. Hem oraya katılmayacaksın, ondan sonra da burada kalkıp da aklıselimle böyle bir adımı atana engel olacaksın, her türlü hakareti yapacaksın."

"Bu milletin huzuruna kastetmeye kimsenin hakkı yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin ve ailesinin de her türlü hakareti gördüğünü, bu hakaretleri zaman zaman "ana muhalefetin, yavru muhalefetin" de yaptığını ifade etti.

Ya sabır çekiyoruz

"Ya sabır" çektiklerini belirten Erdoğan, şunları dile getirdi:

"Milletim her şeyi görüyor, milletim her şeyi gördüğü için de sosyal medyada gereken cevapları veriyor. Biz yine de sabredeceğiz. Terörle mücadelemizde de istedikleri kadar bu olayı Beştepe'nin yönettiğini söylesinler, şu anda Silahlı Kuvvetlerimizle, tüm güvenlik güçlerimizle terörle mücadelede herhangi bir rehavete kapılmadan sonuna kadar bu işi sürdüreceğiz. Ta ki bunlar ya silahları gömecekler ya bu ülkeyi terk edecekler. Bu milletin huzuruna kastetmeye kimsenin hakkı yok. İster batıda, ister doğuda, kuzeyde, güneyde, nerede olursa olsun. Bu ülke birkaç çapulcunun, teröristin at oynatacağı ülke değil. Bunun cezasını, bedelini ödeyecekler."

Erdoğan, bir gazetecinin "Şirazesini kaybedenler kim?" sorusuna da "Hiçbir yere katılmamakta direnenler, şirazesini kaybetmiş olanlardır. Bunu daha farklı anlatmaya gerek yok. Orada olmazsın, burada olmazsın, şurada olmazsın, nerede olacaksın?" yanıtını verdi.

Seçim güvenliği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim güvenliğine ilişkin, "Seçim güvenliği noktasında hükümetimiz, silahlı kuvvetleri olsun, İçişleri Bakanlığı olsun, her şeyiyle, bütün tedbirlerini almak suretiyle en az hasarla atlatacağına inanıyorum. İnşallah seçim güvenliği içinde öyle zannediyorum ki 7 Haziran'da yaşananlar, 1 Kasım'da yaşanmayacaktır" diye konuştu.

Taşımalı oy kullanma sistemi için anayasa değişikliği gerektiğine işaret eden Erdoğan, "Anayasa değişikliği yapılmadığı sürece taşımalı sisteme geçemezsiniz. Zannediliyor ki YSK bir karar alacak, bu iş olacak. Hayır, olmuyor. Bu, tamamen bir anayasa değişikliği gerektiriyor. Anayasa değişikliği olmadığı sürece taşımalı sisteme geçemiyorsunuz" ifadelerini kullandı.

 

"Ülkede seçim atmosferi gergin değil, daha tatlı bir havada geçsin"

Bir gazetecinin, "7 Haziran seçimlerinde muhalefet partileri ısrarla seçim meydanlarında, mitinglerde cumhurbaşkanlığı makamını da sizi de seçimde bir unsur olarak kullandılar. Bu, 1 Kasım'da da böyle olursa, sizin tavrınız ne olur" sorusuna karşılık Erdoğan, bunu gelişmelerin göstereceğini söyledi.

"Bu gelişmelere göre biz de ama televizyon programlarıyla ama farklı yerlerdeki törenlerle gerekli cevabı, eğer vermemiz gerekirse veririz. Ama benim derdim, ülkede şu seçim atmosferi gergin değil daha tatlı bir havada geçsin" ifadesini kullanan Erdoğan, seçim sürecinde siyasi partilerin çalışmalarını aktif olarak yürüteceğini ifade etti.

Geçici Bakanlar Kurulu'nu Beştepe'de toplayıp toplamayacağına ilişkin soruyu Erdoğan, "Bunu bu akşam size söylersem yanlış olur. Biliyorsunuz, cumhurbaşkanı istediği zamanda Bakanlar Kurulu'nu toplantıya davet edebilir" diye yanıtladı.

"Benim Kürt kardeşimi, bölücü terör örgütünün sevmesi diye bir şey yok"

"Çözüm Süreci'nin buzdolabından çıkması" ifadesinin hatırlatılması ve bunun için neyin görülmesi gerektiğinin sorulması üzerine Erdoğan, "Türkiye'de refah, mutluluk ve huzur yakalandığında sürecin buzdolabından çıkabileceğini" dile getirdi.

Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci'nin aslında Çözüm Süreci'nin temel taşı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci oldu mu, zaten mesele bitmiştir. Ülkemde 78 milyonun kardeşliğini gördüğümüz zaman, zaten yapacak bir şey kalmıyor. Ondan sonra hep beraber, acaba milli gelirimizi nasıl 15'e, 25'e çıkaracağız, bunun gayreti içinde olacağız ve özellikle satın alma gücündeki artış nereye çıkıyor, buna bakacağız" diye konuştu.

 

Altyapı ve üstyapı yatırımlarının kararlılıkla devam etmesi gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu'da sadece devletin değil, özel sektörün de olması gerektiğini anlattı.

Bölgede yollar, havalimanları, okullar, hastaneler yapıldığını ancak bunların bile yakılmak istendiğine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Biz istiyoruz ki iş adamı da gitsin, yatırım yapsın ama zavallı gidiyor, yatırımını yapıyor, devletten ihale alıyor ama iş makinaları da yakılıyor. 30 tane iş makinasını yaktılar. Mesela termik santral yapacak, bu insan nasıl gelecek de bunu yapacak? Şu anda, örneğin Silopi'de 500-600 milyon dolarlık dev bir termik santral var. Geldiler, orayı sabote ettiler. Bu insan oraya gidip bir daha yatırım yapar mı? Uluslararası meşhur sigorta şirketleri de terörün yaygın olduğu bölgelerde sigorta etmekten kaçınıyorlar. O zaman bunlar ihanet şebekesi değil de nedir? Benim Kürt kardeşimi, bölücü terör örgütünün sevmesi diye bir şey yok ama burada maalesef çok farklı bir ırkçılık, siyasi bir Kürtçülük ve bununla beraber, benim diğer Kürt kardeşlerimi, temiz Kürt kardeşlerimi bunlar lekeliyor.

Bütün mesele şimdi o tertemiz, pırıl pırıl Kürt kardeşlerimizin bunları tasfiye etmesidir. Bunu yaptığı anda inanıyorum ki Doğu, Güneydoğu süratle beklediği, aradığı huzuru bulacaktır."

- "Güftelerini sazla besteliyorlardı ama netice öyle olmadı"

HDP'nin silah bırakma çağrılarını samimi bulup bulmadığı sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Ben bunları samimi bulmuyorum. Bunlar biliyorsunuz, aynı şekilde 7 Haziran öncesinde de vardı. Bunlar da saz vesaire, bunları da çalıyorlardı, güftelerini sazla besteliyorlardı ama netice öyle olmadı. Netice ne oldu? 6-7-8 Ekim'de hali gördünüz. Seçimden sonra 80 milletvekili almışsın, daha iyi, objektif olması gerekirken ne oldu? Seçimden sonra çok daha berbat, kötü oldu. Parlamentoya dönecekleri yerde bunlar parlamentoya değil, tam aksine dağa taşeronluk yapmaya başladılar. Bunları, bu hakikati görmemiz lazım.

Eğer bu hakikati göremezsek yapacak bir şey kalmıyor. Bunlarda çok dikkatli olmamız lazım."

Affedersin, bir tane manyağı bulmuşlar …

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aileniz hedef alınıyor. Kızınız Sümeyye Erdoğan ile ilgili bir tartışma sürüyor. Bu, sizi yaralıyor mu" sorusuna yanıt olarak da şunları kaydetti:

"Başta şahsım olmak üzere bütün ailemi tabii ki bu yaralıyor, tedirgin ediyor, üzüyor. Bu yakıştırmalar çok çok çirkin. Affedersin, bir tane manyağı bulmuşlar, bu manyak üzerinden Türkiye'deki uzantısı da bakıyorsunuz, o da kalkıp ona adeta bir taşeron oluyor. Bu şekilde, böyle bir ahlaki olmayan yola başvuruyorlar. Bizim başvurabileceğimiz tek yol var, hukuk. Onun için de hukuki olarak tüm avukatlarımız, bu konuda atılması gereken adımları atıyorlar.

Burada yazılı, görsel medya, sosyal medya olsun, hepsinde bu ahlaksızlık ne yazık ki var. Bu, tabii bizim bir şeyimizi daha gösteriyor, Twitter konusundaki hassasiyetimin ne olduğu ortaya çok açık, net çıkıyor. Benim kızımın başına bu gelenler, aynı şekilde bir başkasının başına da geliyor. Gelmiyor değil. Bu konuda, özellikle yazılı ve görsel medya olarak hatta sizler de sosyal medyanın içerisinde belli çalışmalarınız var, hep birlikte bir dayanışma içerisinde, ülkemizde bunu da tam çizgisine oturtmamız lazım."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "CHP'nin tutumunu yeterli buldunuz mu" sorusuna da "Asla" diye yanıt verdi.

 

haber10

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.