1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Erdoğan'dan Eğitimde "Pergel" Modeli
Erdoğan'dan Eğitimde "Pergel" Modeli

Erdoğan'dan Eğitimde "Pergel" Modeli

Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´ın katılımıyla gerçekleştirilen 1. Global Eğitim Zirvesi´ne katıldı

A+A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye´de 2002´de 544 bin öğretmen bulunurken, geçen 13 yılda 542 bin yeni öğretmen atandığını, emekliler çıkarıldığında, 923 bin 133 öğretmene ulaşıldığını kaydederek, Fatih Projesi kapsamında okulların 432 bin etkileşimli tahta ve 50 bin çok fonksiyonlu network yazıcı ile donatıldığını, öğrencilere ve öğretmenlere 1 milyon 438 bin tablet bilgisayar dağıtıldığını söyledi.

Dün Yozgat Anadolu İmam Hatip Lisesi´nin resmi açılışını yaptığını hatırlatan Erdoğan, etkileşimli tahta ve tablet bilgisayarla ders görmenin öğrencilere farklı bir özgüven verdiğini belirtti.

Erdoğan, sınıf mevcudunun 30 kişiden fazla olmaması hedeflerine işaret ederek, dün sınıfları dolaştığını ve 18-20 kişilik sınıflar olduğunu anlattı.

Kendisinin 75 kişilik sınıflarda okuduğuna değinen Erdoğan, o dönemde 100-125 mevcutlu sınıflar bulunduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Projesi ile artık bütün sınıfların aynı zamanda bilişim teknolojileri sınıfına dönüştüğünü vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ülkemizin 81 ilinde 13 yılda 250 bin derslik inşa ederek, toplam derslik sayımızı 581 binin üzerine çıkardık. 6 alanda 21 seçmeli dersle bu konuda geniş bir yelpaze oluşturduk. Türkiye´de ilk defa sosyal bilimler ve spor liselerini kurduk. Okul öncesi eğitimi süratle yaygınlaştırıyoruz. 2001-2002 eğitim öğretim yılında okul öncesi eğitimde 289 bin olan öğrenci sayısı, 2014-2015 eğitim öğretim yılında 1 milyon 157 bine ulaştı. Başarı burada. Eğitim-öğretim desteği ile hiçbir evladımızın maddi imkansızlık sebebiyle okuldan mahrum kalmamasını temin ediyoruz. 2015-2016 eğitim-öğretim yılında da 230 bin öğrenciyi kapsayacak şekilde eğitim ve öğretim kademesine göre yıllık 2 bin 680 lira ile 3 bin 750 lira arasında değişen rakamlarda destek veriyoruz. Orta öğretimde mesleki ve teknik eğitimin payını yüzde 36´dan yüzde 58´e çıkardık. Hiç şüphesiz Türkiye, diğer alanlarla birlikte eğitimde de 13 yıl öncesiyle karşılaştırılamayacak bir yerde. Bu millete yakışmayan o eski Türkiye manzaralarına büyük ölçüde son verdik." Cumhurbaşkanı Erdoğan, birçok okula modern kapalı spor salonlarının inşa edildiğini, öğrencilerin kitaplarının ücretsiz verildiğini dile getirdi.
 
Meslek liseleri için katsayı engeli kalmadı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eskiden meslek liselerine gidenlerin "Katsayı engeline takılır mıyım?" diye düşündüğünü, şimdi ise böyle bir engelin kalmadığını söyledi.
Yozgat´ta dün Anadolu imam hatip lisesinin açılışını yaparken oradaki hayırseverden bir ricada bulunarak, Yozgat´a endüstri meslek lisesi yapmasını istediğini anlatan Erdoğan, "O da bana ne söylese beğenirsiniz. ´Cumhurbaşkanım, ben zaten sözü verdim. Yeri verdikleri anda projeyi hazırlayacak, inşaata başlayacağım. Bu yıla yetiştiremezsem, öbür yıla yetiştireceğim.´ dedi. Artık eğitim öğretimde de sadece devletten bekleme değil, hayırsever yaptığının hedefine ulaştığını görürse arkası geliyor." şeklinde konuştu.

Kızların heyecanı ve mutluluğu, sevgi ve ümit dolu bakışları karşısında duygulanmamanın mümkün olmadığını dile getiren Erdoğan, aynı şeyin erkek öğrenciler için de geçerli olduğunu aktardı.
Erkek öğrencilere geçmişte yaşatılan zulümler düşünüldüğünde, ülkeye kaybettirilen zamana, enerjiye, yıkılan hayallere, karartılan geleceklere üzülmemenin de elde olmadığını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüm bunları artık geride bıraktık. Okul öncesinden, ilk, orta, lise düzeyine, üniversitelere kadar artık bambaşka bir Türkiye var. Genç kızlarımız üniversiteye gittiklerinde, ikna odalarının kapılarında kendilerini bekleyen mürebbiyelerle değil, kendilerini güler yüzle karşılayan üniversite hocalarıyla karşılaşıyor. Ancak biz bunları da yeterli görmüyoruz. Yeni Türkiye´yi inşa etmek için öz güveni yüksek, kendi medeniyet değerleriyle barışık, potansiyelinin farkında bir nesil yetiştirmek zorundayız. Eğitim sistemimizi, çocuklarımıza öz güven duygusu kazandıracak, atılım ruhu aşılayacak, pergelin bir ayağını değerlerimize buraya sahip kılacak, diğer ayağıyla da tüm dünyayı Mevlana´nın dediği gibi dolaşacak şekilde yeniden ele almalıyız. Bu çerçevede başlatılan çalışmalar olduğunu biliyorum. Bunları süratle hayata geçirip, yeni ufuklara yol almaya başlamalıyız. Ne Batı´yı bilen ne de Doğu´yu özümsemiş, parçalanmış karakterler değil, yerinin, yurdunun, kültürünün farkında nesiller yetiştirmeyi hedeflemeliyiz."

"Tarihimiz bir yönüyle Yunus Emre, Mevlana, İbni Arabi, İbni Sina, Mimar Sinan, Itri gibi abide şahsiyetler tarihidir" diyen Erdoğan, Nizamülmülk´ün sadece kendi dönemine ışık tutan, kendi döneminin ilim ve siyaset erbabını yetiştiren bir medrese kurmadığını, Nizamülmülk´ün ilmek ilmek dokuduğu eğitim ve yönetim yapısının Selçuklu´yu da Osmanlı´yı da yaşatan, onlara yüzyıllar boyunca güç katan, can veren bir kaynak olduğunu aktardı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.