1. HABERLER

  2. SORU-CEVAP

  3. Genel müdür, doğrudan disiplin cezası verebilir mi?
Genel müdür, doğrudan disiplin cezası verebilir mi?

Genel müdür, doğrudan disiplin cezası verebilir mi?

Danıştay bir kamu kurumunun en üst disiplin amiri sıfatıyla doğrudan ceza verebileceğine karar verdi.

A+A-

PTT'de yaşanan bir olayda, bir klima teknikeri hakkında, 10 adet klimanın akıbetinin meçhul kalmasına engel olmadığı ve 20 adet klimanın hurdaya ayırma işlemini henüz gerçekleştirmediği gerekçesiyle soruşturma başlatılmış, soruşturma sonrasında, Genel müdür tarafından klima teknikerine Kınama cezası verilmiştir.

İdare mahkemesi, en üst amirin ceza veremeyeceği gerekçesiyle verilen cezayı iptal etmiştir.

Danıştay ise, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin "Disiplin amirlerinin tayin ve tespitine dair esaslar" başlıklı 16. maddesinde; "(...) Başbakanlık ve bakanlıklarda, bunların bağlı kuruluşlarında ilgisine göre Başbakanlık Müsteşarı, Bakanlık Müsteşarı, bağlı kuruluşların başında bulunan müsteşar, başkan, genel müdür, genel sekreter ve müdürler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar, belediyelerde belediye başkanları, yurtdışı teşkilatında misyon şefleri buralarda görevli bütün memurların en üst disiplin amirleridirler. Daha alt seviyedeki disiplin amirlerinin astlık üstlük sıralaması bu esasa göre tespit edilir. En üst disiplin amirleri haiz oldukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilir. (...)" yer alan hüküm gereğince, Genel Müdürün doğrudan ceza verebileceğine karar vermiştir.

İŞTE DANIŞTAY KARARI.

DANIŞTAY
ONİKİNCİ DAİRE
E. 2012/7612
K. 2016/121
T. 21.01.2016

İstemin Özeti : .. İdare Mahkemesince verilen 02/03/2012 tarihli ve E:2011/1181; K:2012/346 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
23.05.2013 tarihli ve 28655 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasının (y) bendinde, "PTT: Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi" olarak tanımlanmış; "Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler ile atıflar" başlıklı 31. maddesinin üçüncü fıkrasında, T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğüne yapılan atıflar PTT'ye yapılmış sayılır hükmüne yer verildiğinden, "Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi" davalı idare kabul edilerek işin esasına geçildi.
Dava; davalı idare bünyesinde klima teknikeri olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-(a) maddesi uyarınca kınama cezasıyla cezalandırılmasına dair işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin 08.03.2011 tarihli ve 29 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü Personeli Disiplin Amirleri Yönetmeliği'ne ekli (I) sayılı cetvele göre klima teknikeri olarak görev yapan davacının birinci disiplin amirinin idari bakımdan bağlı bulunduğu müdür olduğu, yetkili olmadığı halde PTT Genel Müdürü tarafından verilen kınama cezasının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, söz konusu cezaya karşı yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde de bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-(a) maddesinde; "Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımından kusurlu davranmak" fiili kınama cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı Kanun'un 126. maddesinin 1. fıkrasında ise; "Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir." hükmü yer almıştır.
Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü Personeli Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; "Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatında görevli personelin disiplin amirleri bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-1 sayılı cetvelde gösterilmiştir.", 5. maddesinde; "Disipline ilişkin usul ve esaslar bakımından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 17/9/1982 tarihli ve 8/5336 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır." hükümlerine, Ek-1 sayılı cetvelinin"Taşra Teşkilatı" başlıklı bölümünde ise, idari bakımdan kendisine bağlı personelin disiplin amirinin müdür, üst disiplin amirinin başmüdür yardımcısı olduğu kuralına yer verilmiştir.

Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin "Disiplin amirlerinin tayin ve tespitine dair esaslar" başlıklı 16. maddesinde; "(...) Başbakanlık ve bakanlıklarda, bunların bağlı kuruluşlarında ilgisine göre Başbakanlık Müsteşarı, Bakanlık Müsteşarı, bağlı kuruluşların başında bulunan müsteşar, başkan, genel müdür, genel sekreter ve müdürler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar, belediyelerde belediye başkanları, yurtdışı teşkilatında misyon şefleri buralarda görevli bütün memurların en üst disiplin amirleridirler. Daha alt seviyedeki disiplin amirlerinin astlık üstlük sıralaması bu esasa göre tespit edilir. En üst disiplin amirleri haiz oldukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabilir. (...)" düzenlemesi yer almıştır.

Dosyanın incelenmesinden, ... PTT Başmüdürlüğü'nde klima teknikeri olarak görev yapan davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonuncu düzenlenen raporda; 10 adet klimanın akıbetinin meçhul kalmasına engel olmadığı ve 20 adet klimanın hurdaya ayırma işleminin henüz gerçekleşmemesine neden olduğu gerekçeleriyle getirilen teklif doğrultusunda, 09.02.2011 tarihli ve 22 sayılı Genel Müdürlük işlemiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-(a) maddesi uyarınca kınama cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, davacı tarafından bu işleme karşı yapılan itirazın 08.03.2011 tarihli ve 29 sayılı Merkez Disiplin Kurulu kararıyla reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bakılan olayda, yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; en üst disiplin amirleri haiz oldukları yetkileri her derecedeki memur hakkında doğrudan kullanabileceğinden ceza verme yetkisinin mutlaka disiplin amirince kullanılmayacağı, en üst disiplin amirlerinin de bu yetkiye sahip olduğu açık olup,PTT Genel Müdürü tarafından tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından, İdare Mahkemesi'nce uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin yetkili olmayan amirce tesis edildiği gerekçesiyle iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 21.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.