1. HABERLER

  2. MEMUR HABER

  3. Gündoğdu, Gündemi Değerlendirdi
Gündoğdu, Gündemi Değerlendirdi

Gündoğdu, Gündemi Değerlendirdi

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, TRT Haber’de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

A+A-

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, TRT Haber’de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Canlı yayında konuşan Ahmet Gündoğdu, 'Çözüm Süreci'nin Türkiye’nin en çılgın projesi olduğunu ifade ederek, “Terör en çok uluslararası güçler ile silah baronlarının işine yarıyor. Kobani bahane edilerek meydana getirilen olaylar da bunu tescilledi. 30 yıl önce silah tüccarlarının bayram etmesini sağlayan, içerideki sorunların körüklediği bir terör belası başladı. Soruna uluslararası güçlerin de destek verdi. Yıllardır süre gelen sorunun içinde bir tarafta öldürmeyi geçim kaynağı görenler, diğer tarafta ise şehit cenazesinden rant elde etmeye çalışanlar var. Bu bataklığı kurutmak için daha çok çalışmalıyız. Çözüm Süreci bu açıdan çok önemli ve destekliyoruz” dedi.


"BİZİM İÇİN HALEP NEYSE KOBANİ DE ODUR"

Gündoğdu, mazlumun kimliğine bakılmaksızın sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak, “Biz sivil toplum örgütleri, devlet, millet olarak Halep’ten gelen misafirlerle Kobani’den gelenleri birbirinden ayıramayız. Mazlumun inancına, ırkına bakılmaz, zalimin de bakılmaz. Türkiyelilik projesini kirletenlerin Halep için hala bir cümle kurmuyor olması, dünkü Türklük faşizmi adına iş yapanlara kızıp bugün Kürtlük faşizminde ısrarcı olduğunu gösteriyor. Bundan vazgeçmeleri lazım. Biz mazlumların yanındayız. Bizim için Halep neyse Kobani de odur. Halep'de Esed’in yaptığı zulmü görmemek faşizan ırkçı bir tutumdur” şeklinde konuştu.


"ÇÖZÜM SÜRECİ MİLLETE AİT BİR İRADEDİR"

Kobani bahanesiyle meydana getirilen olayları da canlı yayında değerlendiren Gündoğdu, “Çözüm süreci; herhangi bir siyasi partinin, örgütün, iki taraflı ilişkilerine mahkum edilemez. Dün çözüme karşıyım diyenler, bugün de çözümü bitiririm diyor. Hayır, 75 milyonun huzuru, barışı böyle marjinal, şiddetten geçen unsurların tehdidi altında olamaz. Çözüm iradesi doğrudan ve bütün yönleriyle millete ait bir iradedir. Bu iradenin gerektirdiği çözüm süreci; herhangi bir siyasi partinin, örgütün, etnik kimliğin tekeline, iki taraflı ilişkilerine mahkum edilmemeli, süreç herhangi bir istisna olmaksızın bütün milletin farklı etnik kökenlerin, ideolojilerin ortak katkı alanı olarak işletilmeli ve yürütülmelidir" dedi.

 

“HEDEFTE MUHAFAZAKARLAR VARDI”

Kobani bahanesi ile başlatılan olayların hedefinde muhafazakâr insanlarını olduğunu vurgulayan Gündoğdu, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Biz dün Türklük adına devletin yanlış yapmasına ne kadar karşı idiysek, bugün vatandaşının can güvenliğini sağlamayan devlete o kadar karşıyız. Doğu ve Güney Doğu’da muhafazakar insanlar hedef seçildi. Vatandaşın mal emniyeti, can emniyeti, din emniyeti, akıl emniyetini sağlamak devletin görevidir. Yakılan dükkanlara bakıyorsunuz, dükkanlar  önceden tespit edilerek nokta ateşine verildi. BDP ve akrabalarının dükkanıysa çizik yok, başka kesimlerse yakılıp yıkılıyor. Biz özgürlüklerden taviz vermeden, güvenlik açığı giderilerek çözümde, barışta ısrar etmeliyiz. Aksi takdirde eğer kendi elimizle bu noktaya getirdiğimiz barışı harcarsak, geri gidiş çok daha pahalı faturalar önümüze çıkarabilir. Kantarın topuzu kaçırılırsa güvenlik kaygısının özgürlükleri feda ettiği bir tabloya gitme endişesi ortaya çıkar, buna önem verilmesi lazım.”


“ÇÖZÜM İÇİN DAHA ÇOK TERLEMELİYİZ”

Sorunun çözüme kavuşması için Akil İnsanlar Heyeti’nin önemli görevler üstlendiğini belirten Gündoğdu, “Milletin yüzde 70’inin verdiği bir kararla, bu sorun bitsin, bataklık kurutulsun dedik ve bu doğrultuda bize Akil İnsanlar Heyeti içerisinde görev verildi. Akiller olarak Türkiye’yi dolaştık. Sorun neydi? 30 yıl öldürmeyi kendisine haklılık gerekçesi oluşturanların dayandığı şey, geçmişte derin devletin JİTEM eliyle yaktığı canlar ve bu canların çocukları. Buradan çıkış, eşit yurttaşlık, yani devletin ötekileştirmemesi. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i birbirinden ayrı görmemesidir. Bunun için çok ter akıtıldı. Milletin kaygılar, sitemler, beklentiler, eleştiriler ve çözüm önerileri akil insanlar aracılığıyla yöneticilere taşındı. Bu kapsamda 37 ile gittim, milletimiz bayrağımıza, İstiklal Marşımıza, vatanın bölünmezliğine zarar gelmeden bu sorun çözülsün istiyor” dedi.


“ÖNLEYİCİ YASALARI DESTEKLİYORUM”

Hükümetin illegal olayları önleyici yaslar üzerinde çalışmasının doğru bir çalışma olarak nitelendiren Gündoğdu, “Gezi, 17 Aralık, Kobani ve Mescid-i Aksa saldırısı aynı üst aklın projesidir. Maskenin arkasına sığınarak suça karışanlara karşı elbette önlem alınmalı. Yasalar yaşanan olaylara göre değil, yaşanacak sıkıntılar öngörülerek, demokratik Türkiye ilkesine uygun olarak çıkarılmalıdır. Bu şu anda çalışılmakta olan tasarıdaki maskelilere karşı hazırlığı yüzde 100 destekliyorum. Bir eylem yapıyorsanız, ne adına yaparsanız yapın eylem legal de olabilir, illegal de, arkasında duramayacağınız eylemi yapmayın. Yüzü maskeli olunca nasıl olsa beni tespit edemezler, öyleyse hukuksuzluğu da yapabilirim dendiği için yüzlerce arkadaşımızın öldürüldüğü maskeli eylemleri görüyoruz. Kamu düzeni ve kamu güvenliği, yeni mağduriyetler oluşturulmadan sağlanmalıdır.Şiddete dönüşmeyen her düşünceyi ise eşit kabul etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

,

“KANAAT ÖNDERLEİ SÜRECE DAHİL EDİLMELİ”

Gündoğdu, Çözüm sürecinin başarıya ulaşması için bölgedeki kanaat önderleri, İslami kanaat önderleri, vakıflar, dernekler, sivil toplum örgütlerinin süreç içerisinde aktif rol alması gerektiğini belirtti. Gündoğdu, şu şekilde konuştu: “Onların çözüm önerileri dinlenmeli. Ben BDP ve avanesinin bu süreçte tek faktörmüş gibi devletin muhatap almasıyla onların şımarıklığa düştüğünü ve bu şımarıklığın da hem onlara, hem Türkiye’ye zarar verdiğini düşünüyorum. Ama kardeşliği tesis etmekten asla vazgeçmemeliyiz. Silaha asla müsaade etmemeliyiz. Elinde silah olanla da asla silahı bırakmadan konuşmamalıyız diye düşünüyorum. Savaş kolay Barış zor olandır. Biz barış yani kardeşlikten yanayız.”


TERÖR DEVLETİ İSRAİL'E TEPKİ

Gündoğdu, canlı yayında İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yaptığı saldırıları da değerlendirerek, Mescid-i Aksa’nın Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yahudiler ve insanlığın ortak hazinesi olduğunu ifade etti. Gündoğdu, “Ama şu anda Filistin’de, Gazze’de yapılmak istenen şeyin aynısı Mescid-i Aksa’da yapılıyor. Eceli gelen terörist İsrail, Mescid-i Aksa’ya tacizde bulunuyor, işgal ediyor. Bu ümmetin meselesidir; Arap’ı, Türk’ü, Kürt’ü yok. Sanırım Yusuf İslam’a ait bir söz; bu Siyonizm projesine insanlık topyekun karşı koymaz ve bu katliamlar, işgaller devam ederse, ağlaşmalar, gözyaşları Türkçe, Kürtçe, Arapça sesler eşliğinde devam edecek ve kahkaha sesleri de İbranice ve İngilizce yükselmeye devam edecek. Bu evrensel bir değerdir. Mescid-i Aksa’ya ahlaksızca saldırarak terör devleti kimliğini bir kez daha tescillemiştir” diye konuştu.


DÜNYA'YA MESCİD-İ AKSA ÇAĞRISI

En basit manevi hiç değeri olmayan bir kültür hazinesini bile korumak için dünyanın ayağa kalktığını hatırlatan Gündoğdu, “Milyarlarca Müslüman’ın ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa zulüm altında. Mescid-i Aksa ile Mescid-i Haram arasında bir fark yoktur. Mescid-i Aksa ile Mescid-i Nebevi arasında bir fark yoktur. Resulullah (SAV) sadece ziyareti bile ibadet olan üç mescit var dediği mescit; Mescid-i Aksa, Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi’dir, herhangi bir cami değildir. Ümmetin ve insanlığın ortak manevi değeridir” dedi.


Uluslararası kuruluşlara çağrıda bulunan Gündoğdu, İsrail’in Filistin'de insanlığa karşı suç kapsamındaki eylemlerine tepki gösterilmesini istedi. Gündoğdu, "Tamam, inanca ve ibadete saygınız yok, fakat hiç olmazsa dünya kültür varlıklarına verdiğiniz kadar Mescid-i Aksa’ya değer verin ve sahip çıkın" diye konuştu.

 

Mescid-İ Aksa'nın bütün Müslümanların onuru, gururu ve namusu olduğunun altını çizen Gündoğdu, "İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, Müslümanların ortak namusudur. Buradan tüm Müslümanlara sesleniyorum: Namusunuzu çiğnetmeyin ve ona sahip çıkın" dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.