1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. İstemedikleri başkanlık değil milli irade
İstemedikleri başkanlık değil milli irade

İstemedikleri başkanlık değil milli irade

Türkiye Anayasa Platformu Sözcüsü Ali Yalçın: Cumhurbaşkanı ve başbakan farklı siyasi gelenekten gelseydi kriz çıkardı. İtiraz edenler aslında başkanlık sistemine değil milli iradeye karşı çıkıyor

A+A-

Türkiye 1 Kasım seçimlerinden 2 ay sonra yeni anayasayı tartışmaya başladı. Sivil anayasa yolunda geçen perşembe günü önemli bir adım atıldı. Türkiye Anayasa Platformu tarafından düzenlenen "Yeni Anayasa İçin Hep Birlikte" başlıklı toplantı Ankara'da düzenlendi. İlk toplantıya siyasi partiler değil Cumhurbaşkanı Erdoğan davet edildi. 16 kuruluşun hazırladığı çağrı metnine 300'ü aşkın sivil toplum kuruluşu imza attı. Peki bundan sonra nasıl bir yöntem izlenecek? Türkiye'yi siyasi ve ekonomik krizlere açık hale getiren bu sistem değişecek mi? Tüm bu soruları Türkiye Anayasa Platformu'nun sözcüsü Ali Yalçın'a sorduk. 

ÇAĞRIMIZ TÜM SİVİL KURULUŞLARA 

 Neden böyle bir çağrıda bulunma ihtiyacı hissettiniz? 
Bir önceki dönemde Meclis Uzlaşma Komisyonu toplanmış, 60'a yakın maddede uzlaştıkları halde bir sonuç alınamamıştı. Anayasa konusunda tıkanıklık sözkonusuydu. 1 Kasım seçimlerinden önce her parti farklı seçim vaatleriyle seçmenlerine yeni anayasa vaatlerinde bulundu. Çeşitli kuruluşlar da benzer çalışmalar yaptı. Tıkanmış olan bu yeni anayasa meselesini daha derli toplu bir yapı olarak bir çağrıda bulunmanın bir ihtiyaç olduğunu düşündük. 

 Çağrı kimden geldi? 
Memur Sen olarak biz çağrıda bulunduk. Bunun üzerine 16 kuruluş bir metin üzerinde birleşti. Kısa sürede logo ve kurumsal çalışmalarımızı tamamladık ve geçen perşembe Sayın Cumhurbaşkanımız'ın da katılımıyla bir deklarasyon yayımladık. 

 O toplantıda sadece 16 STK yoktu sanırım?.. 
Bu 16 STK Türkiye Anayasa Platformu'nun yürütme kurulu. Biz bir metin oluşturarak bütün STK'lara çağrıda bulunduk. Şu an itibariyle çağrımıza 300'ü aşkın STK imza attı. Bundan önce yapılan tekil çalışmaları elbette değerli görüyoruz. Ama bu kez "Yeni Anayasa İçin Hep Birlikte" diyoruz. 

 Bu çağrıya imza atmayan, yeni anayasa konusunda sizden farklı düşünen STK'ların tavrı ne oldu? 
Şu an katılım süreci devam ediyor. Şu ana kadar hiçbir STK'dan karşı duruş ve bir itibarsızlaştırma kampanyası görmedik. Bizim çağrımız bütün sivil kuruluşlara. Kimseye karşı bir önyargımız yok. 

HER PARTİYLE GÖRÜŞMEK İSTİYORUZ 

 Peki temel hassasiyetleriniz yok mu? 
Elbette bazı temel hassasiyetler koyduk. Biz şu an bir araya gelmiş 300'ü aşkın kuruluş olarak Gezi provakasyonuna, 6-8 Ekim olaylarına, 17-25 Aralık operasyonuna karşı olan, millet iradesini önemseyen kuruluşlar olarak buradayız. Yani bizim bir duruşumuz var. 

 Siyasilerle görüşecek misiniz? 
Meclis içinden ve dışından tüm siyasi partilerle görüşme talebimiz olacak. Hiçbir siyasi oluşuma önyargılı bakma lüksümüz yok. Milletin anayasası diyorsak milletin tamamının katkısı olmaması gerekiyor. 

 Sivil Anayasa'nın önemli bir boyutu da başkanlık sistemi. Başkanlık sisteminin önemli olduğunu düşünüyor musunuz? 
Kenan Evren-Özal çatışmasını biliyoruz. Demirel ile Özal'ın, Demirel ile Erbakan'ın karşı karşıya geldiği zeminler oldu. Türkiye krizlere girdi. Sezer- Ecevit dönemini hatırlarsınız. Anayasa kitapçığı fırlatıldı, Türkiye ekonomik krizlerle kıvrandı. Sayın Erdoğan'ın Sezer ile yaşadığı gerginlikleri hatırlayın. Çankaya'ya giden her karar geri dönüyordu. Bu konuda yeni tecrübelere ihtiyacımız yok. 

 Peki gerçekler bu kadar ortada iken muhalefet neden bu kadar yoğun olarak karşı çıkıyor? 
Türkiye'de sistem kurgulanırken akredite olmayan insanların cumhurbaşkanlığı makamına çıkamayacağı bir düzen kurulmuştu. Vesayet kurumlarının onay vermediği isimlerin cumhurbaşkanı olmasına imkân yoktu. Bu da darbecilerin işini kolaylaştırdı. Cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle bu zemin kırıldı. Sayın Erdoğan seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olarak vesayet odaklarının bu düzenini bozdu. Bu milletin inancı ve değerleriyle kavgalı insanların artık cumhurbaşkanı olma imkânı ortadan kalkmıştır. 

BAŞARIRSAK TÜM TÜRKİYE KAZANIR 

 Yani başkanlık sistemine değil milli iradenin yönetime yansımasından mı rahatsızlar? 
Şimdi başkanlık sistemi ile vesayet odakları tamamen devre dışı kalacak. Bence karşı oldukları başkanlık değil milli irade... Ülkenin geleceğini siyasi kavgalara alet etmemek gerekiyor. Ülkemiz krizlere gebedir. 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki süreçte bunu gördük. Bu süreç içinde partiler uzlaşmayı sağlayamadılar. Suriye'nin paramparça olduğu, Irak'ın istikrarsızlığa sürüklendiği bir coğrafyada Türkiye'nin ana hedef olduğunu gözden kaçırmamalıyız.

 Zor bir yola çıktınız. Yeni anayasayı hayata geçirebilecek kamuoyunu oluşturabileceğinize inanıyor musunuz? 
Türkiye 34 yıl sonra bunu başarmalı. Yeni anayasa için sahalardayız. Önümüzde uzun bir süreç var. Yeni Anayasa meselesi tüm siyasi tartışmaların üzerinde olmalı. Toplumun her kesimi bu meseleye böyle bakmalı. Yeni anayasayı başarırsak Türkiye kazanır, başaramazsak hepimiz kaybederiz. 

34 YIL SONRA, YENİ BİR ANAYASA YAPABİLMELİYİZ

 Yeni Anayasa'da temel çıkış noktanız neresi peki? 
82 Anayasası'nın yanlış olduğunu tespit etmek için çok fazla doneye gerek yok. 34 yılda değişiklik sayısı 20'yi bulmuşsa bu anayasa yanlıştır. Bu anayasa değişecekse STK'ların sözleri çok değerlidir. Biz 82 Anayasası'na bir kutsiyet atfetmiyoruz. Vesayeti demokrasi ile makyajlayan bir demokrasi olduğunu düşünüyoruz. Yeni anayasanın evrensel değerleri, temel hak ve özgürlükleri, milli ve yerli değerleri merkeze alan bir anlayış içerisinde olması gerek. Türkiye 34 yıl sonra anayasasını değiştirmeyi başarabilmeli... 

 Startı verdiniz. Şimdi ne yapmayı planlıyorsunuz? 
Öncelikle bölge toplantıları yapmayı planlıyoruz. Bütün üyelerimiz halkla buluşacak. Yurtdışındaki insanlarımızı da bilgilendirmek için toplantılar planlıyoruz. Yeni anayasanın içeriğinde hükümet sistemlerinin değişikliği gündeme gelecekse parlamenter sistem, başkanlık sistemi, yarım başkanlık sistemi ve bunların birbirinden farklarını halkımıza anlatacağız. 

AK PARTİ'Yİ DIŞARIDA TUTARAK BAŞARILAMAZ

 AK Parti'ye yakın bir oluşum olduğunuz gibi bir algı var. Bu algıdan rahatsız mısınız? 
Bu oluşumu böyle kategorize etmek elbette yanlış. Ama başka bir yanlış daha var. Bakın AK Parti'yi bu tartışmanın dışında tutarak bir şeyi başarma şansınız yok. AK Parti bu ülkede oyların yüzde 50'sini almış bir siyasi parti. Türkiye'nin en büyük siyasi hareketi. Sayın Cumhurbaşkanı da AK Parti içinden çıkmış bir isim. AK Parti'yi dışarıda tutarak yapılacak her çalışma bir fantezidir. 

İSA TATLICAN-SABAH

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.