1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Kadınlara Çağrı:Şiddeti Gizlemeyin, Yasal Haklarınızı Kullanın
Kadınlara Çağrı:Şiddeti Gizlemeyin, Yasal Haklarınızı Kullanın

Kadınlara Çağrı:Şiddeti Gizlemeyin, Yasal Haklarınızı Kullanın

Kadınlara Çağrı:Şiddeti Gizlemeyin, Yasal Haklarınızı Kullanın! kadına şiddet durmalıdır

A+A-

Memur Sen Kayseri Kadın Kolları Başkanı        Ayten ÖZSOY kadına şiddetin önlenmesi amacıyla basın açıklaması düzenledi. Özsoy açıklamalarında önemli hususlara dikkat çekti. Özsoy, bugün, 'Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'. Bugün, sesimizi haykırarak duyurma günü. Bugün; dünyanın her köşesinde eşinden, babasından, öğretmeninden, nişanlısından şiddet gören, tecavüze uğrayarak haksız yere taşlanarak öldürülen, namus cinayetleri sonucunda yaşamını yitiren yüzlerce kadına yönelik uygulanan "şiddetle mücadele" günü.

                Birleşmiş Milletler (BM), 25 Kasım Kadına Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü için  (Dünyanı Turuncuya Boya) kampanyası başlattı.

                Kampanyaya katılmak için turuncu giyinip çektirdiğiniz fotoğrafları “Turuncu giyiniyorum çünkü…” cümlesini tamamlayarak sosyal medyada paylaşmanız yeterli.

Neden turuncu?

                Turuncu, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’nin erkek şiddetine karşı yürüttüğü UNİTE (HAYIR de, Kadına Şiddeti Sonlandırmak için BİRLEŞ) kampanyasının resmi rengidir.

 Biz’de  Memur Sen Kayseri Kadınlar Komisyonu ve üyeleri olarak bu kampanyaya destek amaçlı Kadına Şiddete Hayır logolu kokartlarımızı  bir hafta boyunca yakalarımıza takarak farkındalık oluşmasını istiyoruz. 

                Türkiye’de son dönemin en çok tartışılan konularından biri olan Kadına Karşı Şiddet her yaştan her eğitim düzeyinden kadının sorunu. Araştırmalara göre Çoğunluğu üniversite mezunu beyaz yakalı kadın çalışanların yüzde 75’i en az bir kez şiddetin bir türüne maruz kalıyor. Bu oranının yüzde 40’ı psikolojik-duygusal şiddete, yüzde 35’i sosyal şiddete, yüzde 17’si ekonomik şiddete ve yüzde 8’i fiziksel şiddete maruz kalıyor.

                Yaşanan cinayetlerden, sokaktaki sözlü tacizlere kadar birçok kadın bu durumla karşılaşıyor. Üstelik araştırmalar eşinden ya da en yakınınından şiddet gören kadınların sadece eğitimsiz kadınlar olmadığını açıkça ortaya koyuyor.

                RAKAMLAR KORKUTUCU

                Kadına yönelik şiddet sonucunda acı bir tablo ortaya çıkmaktadır  “2009 yılında 105, 2010 yılında 165, 2011 yılında 121, 2012 yılında 135, 2013 yılında 214, 2014 yılında 250- 2015  yılında ise kadın cinayetlerinde 255 kadın kardeşimiz öldürüldü. Kadınlar kendi hayatları hakkında söz sahibi olmak istedikleri için öldürülüyorlar.  Bu tablo bize kadına yönelik şiddetin giderek arttığını, bu tabloya karşı toplumun bir bütün olarak mücadele etmesi gerektiğini göstermektedir.  Bu üzücü tablo, ülkemizin özellikle son yıllarda yükseliş grafiğinde olan görünümüyle büyük bir zıtlık içermektedir. Ekonomik alandaki başarılarımızı sosyo-kültürel alana da taşımak, toplumsal sorunların çözümü için planlı bir şekilde çalışmak, kanayan bir yara olarak kadın cinayetlerini önlemek için gerekli tüm tedbirleri almak vazgeçilmez bir görevdir. Unutmayalım, kadın cinayetleri  bir insan hakları ihlalidir, kara bir lekedir ve bu ihlal, sen ben ayrımı gözetmeksizin hepimizi  sorumlu kılmaktadır,karalamaktadır.”

                Erkeğe göre güçsüz ve kendisini koruyamayan kadına yönelik baskı ve şiddet, toplumsal sorunları da beraberinde getirecektir. Toplumun temel taşı olan ailenin en önemli aktörü kadına şiddet uygulamak, kapatılması zor yaralar açacaktır. Sağlıklı bir ailenin olmadığı toplumlarda sağlıklı bir geleceğin inşa edilemeyeceği aşikârdır

                ŞİDDETİ GİZLEMEYİN, YASAL HAKLARINIZI KULLANIN

                Kadınlarımızın mağduriyetlerini gizlediğini biliyoruz. Şiddeti gizlemek, bir başka şiddete davetiye çıkarmaktır. Bu tür eylemlere maruz kalanlar, yasaların kendilerine verdiği imkânlardan yararlanmalıdır.

                “Kadına yönelik şiddet ve cinayetler ülkemizde toplumsal bir yara olmaktan çıkıp kangren halini almıştır. Bu hal, çözülmek yerine her geçen gün büyüyerek devam etmektedir. Toplum kadın cinayetlerine karşı duyarsız hale gelmektedir. Kadına yönelik şiddet doğal ve kaçınılmaz bir durum değildir. Bu şiddet ve cinayet sadece kadın ve erkeği değil toplumun bütününü etkileyen sosyal bir problemdir. Şiddetin önlenmesi için toplumun her kademesine, bireysel, kurumsal tüm taraflara önemli sorumluluklar düşmektedir. Söz konusu sorun son derece acil ve hayatidir. Kelimenin tam anlamıyla bir hayat memat meselesidir. Tedbir alınmadan geçirilecek bir dakika, bir saat ya da bir gün, belki yine bir kadının hayatına mal olacaktır. Her duyduğumuzda yüreklerimizi sızlatan, içimizi ürperten bu üzücü durumlar son bulmalıdır.  Şiddet öğrenilebilen bir davranıştır, bu nedenle bu sorunun çözümünde medyanın da üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekir. Şiddeti izleyenler, dinleyenler, okuyanlar bu durumdan bire bir etkilenmeseler de şiddet görüntüleri, davranış biçimleri olarak zamanla belleklere yerleşmekte ve gündelik yaşamdaki gerilim anlarında kolaylıkla eyleme dönüşebilmektedir. Medya kadına yönelik şiddet haberlerini verirken tamamen sansasyonel ve istismardan uzak bir biçimde magazinleştirmeden, merkezde insan hayatının yer aldığı bilinciyle insan hakkı ihlali görmeli ve öyle de yansıtmalıdır.

                Sadece devletin imkânlarıyla bu tablonun önüne geçemeyiz. Adeta kanayan bir yaraya dönüşen kadına şiddetin önüne geçebilmek için toplum olarak mücadele etmemiz gerekiyor

Şiddet gibi insanlık onurunu aşağılayan bir eyleme karşı duyarsız kalamayız. hem inanç hem de kültürel değerlerde şiddetin yeri yoktur.  İnanıyoruz ki ,cennet annelerin ayağının altında' hadisini düstur edinen bir anlayışın temsilcileri olan bizler, kadınlara olması gereken yaklaşımı göstererek şiddet uygulama acizliğinden uzak duracağız. İnsan hakları bağlamının yanı sıra inanç değerlerimizde, kültürel kodlarımızda şiddetin yerinin olmadığı gerçeğinden hareket ederek, şiddet uygulayanları uyaracağız ve şiddeti önlemek için her türlü çabayı göstereceğiz." 

                Memur Sen Kayseri Kadınlar Komisyonu olarak 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü`nün adına yakışır bir şekilde tüm dünyada kadınların uğradıkları şiddetin ortadan kalkması için bir başlangıç noktası olmasını temenni ediyor her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu bir kez daha tekrarlıyoruz.1448704940.12816.webmail5601.mynet.com-840689756img_7921.jpg1448704940.12816.webmail5601.mynet.com-840689756img_7921.jpg1448704940.12816.webmail5601.mynet.com-840689756img_7921.jpg1448704940.12816.webmail5601.mynet.com-840689756img_7921.jpg1448704940.12816.webmail5601.mynet.com-840689756img_7921.jpg

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.