1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kılıçdaroğlu: Yüzde 60'lık blok kalmadı
Kılıçdaroğlu: Yüzde 60'lık blok kalmadı

Kılıçdaroğlu: Yüzde 60'lık blok kalmadı

Kılıçdaroğlu SABAH'a verdiği röportajda MHP lideri Bahçeli'nin tavrı nedeniyle yüzde 60'lık blokun hükümet kurma şansının kalmadığını, koalisyona en hazır partinin ise CHP olduğunu söyledi

A+A-

OKAN MÜDERRİSOĞLU

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti ile yürütülen koalisyon görüşmelerinin seyri, müzakere başlıkları, erken seçim olasılığı, Cumhurbaşkanı'na bakış ve CHP'li Ataşehir Belediyesi'ndeki rant iddiaları ile ilgili olarak SABAH'ın sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, şu mesajları verdi:

 

CHP koalisyona hazır mı?

Koalisyona en hazır parti CHP. Hangi koşullarda, kimlerle, nasıl bir koalisyon olabilir, ön çalışmalarımızı yaptık.

 

Yüzde 60'lık blok kaldı mı? 

Sayın Bahçeli'nin tavrı nedeni ile yüzde 60'lık blokun hükümet kurma şansı kalmadı.

 

İlk turdan sonra nasıl bir tablo çıktı? 

Gerek MHP gerekse HDP, bir AKP-CHP koalisyonu kurulmasını istiyor. Bu ilginç. 1- Bize göre Türkiye'nin ağır sorunları var ve o iki parti bu sorunların çözümünde kendilerini hazırlıklı görmüyor. 2- Yönetme zaafları var. 3- "Elimizi taşın altına koymak yerine bir sonraki seçimi düşünmemiz daha karlı" diye bakıyorlar. Bizim için önemli olan bir sonraki seçim değil, Türkiye.

 

AK Parti-CHP koalisyonunun artı ve eksileri neler? 

AKP bir koalisyona ne kadar hazır? 13 yıl ülkeyi tek başına yönetiyorsunuz, uzun süre mücadele ettiğiniz siyasi parti ile hükümet olacaksınız. Biz de 13 yıl onları eleştirdik. Şimdi iki ayrı partinin ülkenin yönetiminde söz sahibi olmaları durumu var. Bunun, zorlukları ortada. Artıları şöyle... 13 yıllık kutuplaşma, akıllı ortaklıkla engellenebilir. Kürt sorunu, anayasa gibi temel sorunlar çözülebilir. Eksilerine gelince... Farklı bir dünya görüşüne sahibiz. Anlayışlarımız arasında ne kadar çakışma olacağını süreç gösterecek.

 

Dışişleri, Milli Eğitim, Adalet veya yatırımcı bakanlıklarla ilgili talepleriniz mi var? 

Sözlerimizin yerine getirilmesi açısından ilgili bakanlıkların CHP'ye verilmesini arzu ederiz.

 

Nasıl bir hükümet olmalı? 

Yüksek profilli, 4 yıllık hükümet. Ağır sorunların çözümü belli bir süreyi ve kararlılığı gerektiriyor. Sayın Davutoğlu'na da ifade ettim. Koalisyonu kuracak partilerin samimi olması ve birbirlerine güvenmesi gerekiyor.

 

Erken seçimi ne kadar olası görüyorsunuz? 

Erken seçim hala güçlü olasılık.

 

Cumhurbaşkanı'nın "anayasal sınırlara çekilmesi" ile neyi kastediyorsunuz? 

Cumhurbaşkanı'nın eleştirdiğimiz bazı tavırları var. Birincisi, seçim sürecinde AKP'nin eş genel başkanı gibi konuşması ve oy istemesi tarafsızlığı konusunda soru işareti yarattı. İkincisi, örtülü ödenek Başbakan tarafından kullanılmalı. Devlette çift başlılık yaratılmamalı.

 

Halkın doğrudan seçtiği Cumhurbaşkanı'nın sistem içindeki yeri ve rolü ile ilgili ne düşünüyorsunuz? 

Arzu edilirse eskiden olduğu gibi Cumhurbaşkanı'nın parlamento içinden seçilmesi önerilebilir. Ön koşulumuz yok. Uzlaşma ile çözülebilecek bir konu.

 

Cumhurbaşkanı hükümeti kurma görevini size verirse, devlet görevi gibi mi bakacaksınız yoksa siyasi tavır sergilemeye devam mı edeceksiniz?

Cumhurbaşkanı umarım farklı bir ortamda davet eder.

 

Cumhurbaşkanı'nın başkanlığındaki Bakanlar Kurulu'na nasıl yaklaşacaksınız? 

Anayasada yetki var. Bu yetki şimdiye kadar olağanüstü hallere özgü olarak kullanıldı. Öyle kalmalı.

 

17-25 Aralık konusunu protokole bağlamak yerine parlamentoya mı bırakacaksınız? 

17-25 Aralık, siyasi partilerden çok yargının ve parlamentonun görevi. Bunu protokolün ön şartı gibi ele almayız ama parlamentoda doğal akışı içinde bakılır. Burada ortak titizlik göstermeliyiz ki kamuoyunda 'yeni bir hükümet kuruldu' algısı yerleşsin.

 

Paralel Yapı ile mücadeleye bakışınız ne yönde olur? 

Devlette paralel yapı olmasını istemeyiz. Devletin tek yapısı vardır. Anayasa'da çerçevesi çizilmiştir.

 

ATAŞEHİR SORUŞTURMASI: GEREĞİNİ YAPARIZ

 

CHP'li Ataşehir Belediyesi'ndeki rant iddialarına ne diyorsunuz?

Belediye Başkanı bana geldi, kendisinin ve eşinin malvarlığı beyanını verdi. Kamuoyuna açıklamasını istedim. Açıkladı. Arkasından, 'haksız mal edinme' iddiasıyla kendisi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmasını istedim. Bunu da yaptı. Bu, siyasi tarihimizde güzel bir başlangıç olabilir. Bir belediye başkanı hakkında iddia olduğu zaman savcılık tarafından soruşturulması sağlanabilir. İçişleri Bakanlığı da ihbar kabul edip, soruşturabilir. Soruşturmanın sonucunda ne çıkarsa siyaseten gereğini yaparız.

 

Kızınızın da ismi geçiyor...

Kızım, bir akrabamızın evinde kalıyordu. Üniversiteyi okudu, avukat oldu, ev almak istedi. Eşimin üstüne kayıtlı Kadıköy yakasındaki evi sattık, üstüne bir parça para ilave ettik. Bu küçük ev alındı. Kimden alındığını emin olun takip etme şansımız yok. 78 metrekare bir yer. Belediyeden satın alınsa, 'etik değil' denebilir ama belediyeden satın alınmamış. Kızımın adresi ve telefonu verilmiş. Kötü telefonlar geliyor. Biri gelir saldırırsa diye eve gitmeye korkuyor. Siyasetçi elbette mercek altında olmalı. Ama bunun bir dozu olmalı.

 

'OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI DEĞİL KARARLILIK LAZIM'

 

Suruç'taki terör saldırısını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Suruç olayında istihbarat ihmali olduğu kanısındayım. İhmal varsa, etkili soruşturma gerekiyor. Hükümetin Suriye politikasının değişmesi gerektiğini söyledik. Bugün, IŞİD 'in Türkiye'de eylem yapabilir konuma gelmesi hepimizi düşündürmelidir.

 

Başbakan'ın 'ortak deklarasyon' çağrısına katkı verecek misiniz? 

Demokrasisi gelişmiş bütün ülkeler terör konusunda ortak tavır takınmıştır. Neden olmasın? Dört partinin lideri teröre karşı ortak deklarasyon yayımlayabilmeli. Ama iki sayın lider imza atmama eğiliminde.

 

Meclis'in olağanüstü toplantıya çağrılması istemi var... 

Parlamentonun olağanüstü toplanmasından çok hükümetin kararlılığına ihtiyaç var. 'IŞİD terör örgütünün yuvalarına gireceğiz, dağıtacağız. Teröre izin vermeyeceğiz' demesi ve bu iradesinin arkasında durulması daha önemli.

SABAH


PARALEL YAPIYI KABUL ETMEYİZ

AK Parti ile CHP arasında muhtemel bir koalisyon için ikinci etap müzakerelerin yaşandığı şu günlerde CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Yeni Şafak'a birçok konuda önemli açıklamalar yaptı. "Paralel yapıyı kabul etmeyiz. Her demokratik devlet paralel yapılarla mücadele eder, bu da gayet doğaldır" diyen CHP Lideri, koalisyonda aslolan unsurun 'güven' olduğuna dikkat çekti.

AK Parti ve CHP arasında koalisyon görüşmeleri daha başlamadan 14 maddelik ilkeler açıkladınız. 'Olmazsa olmaz' dediğiniz hususlar nelerdir?

14 ilkemiz, biri hariç aslında evrensel ilkelerdir. Bunların içinde belki tartışma konusu olabilecek bir madde, cumhurbaşkanının anayasal sınırlara çekilmesi... Bu ilke belki tartışma konusu olabilir. Bize göre aslında bu da tartışma konusu olmamalı. Zaten cumhurbaşkanı anayasal sınırları içinde görev yapmak zorunda.

TARTIŞILMASINI İSTEMEYİZ

Koalisyon görüşmelerinde bu maddeyi masaya getirip bir ön şart olarak öne sürer misiniz?

Biz cumhurbaşkanının görüşmeler sırasında ne taraf olmasını ne de tartışılmasını isteriz. Sayın Cumhurbaşkanı anayasal sınırları içinde kalmalı, koalisyon görüşmelerinin bir parçası olmamalı. Eğer cumhurbaşkanını anayasal konumunda tutabilirsek ve öyle kalabilirse bizim açımızdan herhangi bir sorun yok.

BİR SORUNUMUZ ZATEN YOK

'Cumhurbaşkanının tartışılmamalı' dediniz; bu yeni bir açılım mı?

Sayın Cumhurbaşkanı seçimler sırasında alanlara çıktığı andan itibaren tarafsızlığı konusunda bizde yarattığı düşünce 'Artık Sayın Cumhurbaşkanı tarafsız değil' şeklinde oldu. Çünkü açıkça iktidara oy istiyor. O zaman anayasa ile tanımlanmış ve yemin ile perçinlenmiş alanı dışına çıkmış oluyor. Bunun dışına çıkmadığı sürece herhangi bir sorunumuz yok zaten Sayın Cumhurbaşkanıyla. Ama çıktığı zaman doğal olarak biz eleştiri konusu yaparız.

 

HÜKÜMET İÇİN ASLONAN 'GÜVEN'

Koalisyon için muhakkak üzerinde durulması gereken öncelikler neler?

Eğer bir hükümet kurulacaksa, bu hükümet birinci olarak 'yüksek profilli' olmalı. İkincisi, 4 yıllık süre için kurulmalı. Üç, samimi temeller üzerinde inşa edilmeli. Yani karşılıklı güven olması lazım. Eğer bu 3 koşul birarada olmazsa bu hükümet başarısız olur, ne size fayda sağlar ne de bize fayda sağlar. Bunu Sayın Davutoğlu'na da söyledim, kendileri de hak verdi. Biz tabanımızı neden koalisyon kurduğumuz konusunda elbette ikna etmeliyiz. Kuşkusuz Adalet ve Kalkınma Partisi de kendi tabanını 'CHP ile neden koalisyon kuruyoruz' hususunda ikna etmeli.

DUYGULARDAN ARINMAK LAZIM

Neden koalisyon peki?

Türkiye'yi bekleyen çok temel sorunları var. Dikkat ederseniz yüksek profilli bir hükümet ihtiyacındayız demiyorum, zorundayız diyorum. Türkiye'nin Kürt sorunu gibi bir sorunu var; çözülmesi gerekir. 12 Eylül darbe hukuku var; değişmesi lazım. Başta anayasanın değişmesi lazım. Duygularımızdan, algılarımızdan arınarak ve aklımızı egemen kılarak Türkiye'nin bu temel sorunlarının çözümü noktasında biraraya gelmemiz lazım.

Koalisyon toplumu rahatlatır mı?

Evet, toplumsal bir rahatlama sağlayacaktır. Bu koalisyonun Türkiye'ye getireceği katkılardan birisi de o aslında. Yıllar yılı gerilen taraflar biraraya gelecekler. Gerilimden uzak bir toplum çıkacak ortaya aslında.

 

 

UZLAŞMAYI DİLİYORUM

Siyasal bir uzlaşının ortaya çıkabileceğine inanıyor musunuz?

İnanmanın ötesinde diliyorum. Böyle bir tablonun ortaya çıkmasını istiyorum ama çok zor olduğunu da biliyorum. Bunları söylerken Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlara bakılırken 13 yıldır ülkeyi tek başına yöneten bir siyasi parti ve o iktidara muhalefet eden başka bir parti var. Bunlar biraraya gelip ülkeyi beraber yönetecekler. Gerçekçi olmamız lazım, bunun zorluğunu da düşünmemiz gerekiyor. Tabii ben arzu ederim. Demokrasilerde uzlaşı çok önemlidir. Siyasi partiler doğal olarak elbette farklı dünya görüşüne sahiptir, farklı kültürleri var. Dolayısıyla ülkeyi yönetme konusunda yüzde 100 koalisyon içinde bütün talepleri hayata geçirmek mümkün değildir. Ama uzlaşı kültürünü oluşturmak zorundayız.

17-25 ARALIK MECLİS'İNDİR

17-25 Aralık konusu koalisyon görüşmelerinde gündeme geldi mi?

Hiç önümüze gelmedi ve hiç de tartışma konusu olmadı. Ben sadece bir örnek olarak verdim. Zaten bu konu yargının ve parlamentonun görevidir, icra organının değil. Dolayısıyla bu konu bizim alanımız değil. Diğer yandan yolsuzluklar konusunda ben Sayın Davutoğlu'nun duyarlılığını biliyorum. Aynı duyarlılığı biz de taşıyoruz. Diyelim ki parlamentoya bir yolsuzluk dosyası geldi. Bizim bütün vekillerimiz bu işin araştırılmasını isterler. Bir yerde bir şey varsa çıkmalı, bir şey yoksa da onun aklanmasına izin verilmeli. İyi niyetle yola çıkmalıyız. Bizim vekillerimiz düşüncelerini daha özgürce ifade

edebilirler ama sonuç olarak bizde

bir parti disiplini de var, onu da sağlarız. Disipline aykırı hareket ederse onu disiplin kuruluna veririz.

DIŞ POLİTİKA DEĞİŞMELİ

AK Parti ile CHP'nin özellikle 'dış politika'da ayrışıyor. CHP Türkiye'nin tam olarak nerede durmasını istiyor?

Biz mevcut dış politikanın tamamen değişmesini istiyoruz. Ortadoğu'daki siyasal oluşumlara taraf veya karşı taraf olmak istemiyoruz. Tümüyle daha yukarıdan bakan, daha uzlaşmacı ve sorun çıktığında başvurulan ülke konumunda olmak istiyoruz. Tümüyle barış eksenli bir dış politika yürütülmesini istiyoruz. Suriye, İran, Irak, Libya ve İsrail'le ilişkilerimizin düzelmesini istiyoruz. Tabii Adalet ve Kalkınma Partisi bu politikayı değiştirme iradesine sahip mi sorusu koalisyonun zor alanlarından birisi. Çünkü bu politikanın mimarlarından biri Sayın Davutoğlu. Biz bu politikanın tamamen değişmesini istiyoruz.

BAŞKA YAPILANMALAR OLMAZ

'Paralel yapı ile mücadele' AK Parti'nin en çok önem verdiği konular arasında. Koalisyon olursa bu konuda duruşunuz ne olacak?

Biz devlette paralel yapıyı kabul etmeyiz ve doğru da bulmayız. Devletin bir yapısı vardır, o yapıyı anayasa belirlemiştir. Bunun dışında paralel bir devlet yapılanmasını hem doğru bulmayız hem de kabul etmeyiz. Ama bunu yaparken insanları inançları veya kimlikleri dolayısıyla suçlamamamız gerekir. O özel bir alan ama o kişi kendi düşüncesini yasalardan bağımsız olarak farklı bir süreç içinde değerlendiriyor ve paralel bir yapı oluşturmak istiyorsa her demokratik devlet paralel yapılarla mücadele eder. Bu da gayet doğaldır.

Yüksek ihtimal erken seçim

Bir erken seçim ihtimalini mümkün görüyor musunuz?

Evet. Ben erken seçim ihtimalini daha yüksek görüyorum. Koalisyon için iyi niyetli atılmış adımlar var ama gerçekçi olarak baktığımızda bunun bazı zorlukları var.

Bahçeli üzmedi şaşırttı

Muhalefet blokunun biraraya gelmesini önerdiniz. Hatta Sayın Bahçeli'ye Başbakanlık teklif ettiniz. Ancak tepkisi sert oldu. Sizi üzdü mü bu?

13 yıllık iktidara karşı yüzde 60'lık muhalefet blokunun biraraya gelip ülkeyi pekala daha rahat yönetebileceğini düşünüyordum. Bu konuda çağrı da yaptım. Ama Sayın Bahçeli bunu uygun görmedi. Benim düşündüğümden çok daha sert cevap verdi. Siyasette bu tür sert söylemlere alışık olduğumuz için beni pek üzmedi ama şaşırttı. Çok iyi niyetlerle yapılmış bir teklif, üstelik bir başbakanlık teklifi ve hayata geçirilme şansı çok yüksek bir öneriydi. Olmadı. Söylenecek çok şey de yok. Sayın Bahçeli'ye özel kırgınlığım yok, onu da söyleyeyim.

Tek parti çözemez

Öngörünüz ne olur, bir erken seçim olursa?

CHP açısından çok fazla şey değişmez. Bazı anketler bizi bir puan artmış gösteriyor. Bir puan artar mı, bilmiyorum ama MHP oy kaybedebilir. Bu da hükümet kurma aşamasında biraz rijit davranmasıyla ilgili olabilir. Ama bence şöyle değerlendirmek en doğrusu; diyelim ki bir erken seçim oldu Adalet ve Kalkınma Partisi tekrar iktidar oldu. Tek başına iktidar olmak için 18 vekil eksiği var, bunu 25 sayı artırdı. Bu çoğunlukla 4 yıllık bir iktidar çok zor olur ve bu muhalefetle götüremez. Karar veremez, anayasayı değiştiremez, Kürt sorunu gibi devasa bir sorunu çözemez. Hele Ortadoğu'daki bu politika böyle devam ederse Türkiye çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalır. O nedenle koalisyon gerçekten de çok sağlıklı bir çıkış yolu.

 

Sayın Davutoğlu hükümeti kuramaz da Sayın Cumhurbaşkanı görevi size verme gereği duyarsa görevi almak için saraya gider misiniz?

Umarım beni saraya çağırmaz.

YENİ ŞAFAK

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.