1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Koncuk'un Hali Hayra Alamet Değil!
Koncuk'un Hali Hayra Alamet Değil!

Koncuk'un Hali Hayra Alamet Değil!

KONCUK’UN HÂLİ HAYRA ALÂMET DEĞİL İsmail Koncuk’un kifayetsizliğinin Kamu-Sen’ e yük olmaya başladığını söyleyen Talat Yavuz, Koncuk’un sendikacılığının “Laf ebeliği”nin ötesine gitmeyen şaşı bir anlayış olduğunu belirti.

A+A-

İŞTE TALAT YAVUZ'UN O YAZISI:

Kamu görevlilerinin sendikal örgütlenmesinin önünün açılmasının üzerinden 15 yıl geçti. Bu 15 yıllık sendikal serüvene ilişkin söylenecek çok şey var. Ancak sendikal zeminde kıran kırana mücadele eden rakip sendikaların varlığından bahsetmek mümkün değil.

Bir tarafta sayısı 1 milyona yaklaşan ve kendisiyle yarışan Memur-Sen; diğer tarafta sermayeleri Memur-Sen düşmanlığından ibaret Kamu-Sen ve diğerleri...

Bir tarafta her geçen gün büyüyen Memur-Sen; diğer tarafta her geçen gün eriyen Kamu-Sen…

Bir tarafta kamu çalışanlarının, sorunlarının çözümü için gözünün içine baktığı umut abidesi Memur-Sen; diğer tarafta Memur-Sen’i yıpratmaktan başka gayesi olmayan ve ihtirasla, iftiralar savuran Kamu-Sen…

Bir tarafta dünyanın dört bir yanında olup bitenlere karşı duyarlılığını üst perdeden dile getiren ve mazlumlara el uzatan Memur-Sen yöneticileri; diğer tarafta Memur-Sen’e yetişememesinin hırsıyla kıskançlık krizine giren Kamu-Sen yöneticileri…

* * * * * * * * *

Aslında Kamu-Sen dediğimize bakmayın. Beceriksizliği ve kifayetsizliği ile Kamu-Sen’e mal olan başarısızlığın sorumlusu Genel Başkan İsmail Koncuk’tur.

Sayın Koncuk’un, sendikal alandaki başarısızlığını bedelini teşkilatı ödüyor. Koncuk’un bu sorumsuz ve şaşı sendikal bakışı, Kamu-Sen’i her geçen gün daha fazla marjinalleştiriyor, siyasallaştırıyor, üye kaybettiriyor ve üyelerini mağdur ediyor.

İsmail Koncuk’un son çıkışı, Memur-Sen’in öncülüğünde Türkiye Anayasa Platformu tarafından organize edilen “Yeni Anayasa İçin Hep Birlikte” programı ile ilgili açıklaması oldu. Peki, Ali Yalçın ne dedi de Koncuk gazaba geldi?

Ali Yalçın, “82 Anayasası, derin devletin millet iradesini kamulaştırma belgesidir. 82 Anayasası’nın ruhunda vesayet, derin devlete esaret vardır. Millet de, millet iradesi de yoktur.” diyor. İsmail Koncuk, “Adam işi gücü bırakmış, varsa yoksa Anayasa.” diyor.

Ali Yalçın, “Parlamenter sistem mi olacak? Başkanlık mı olacak? Yarı başkanlık mı olacak? Bu millet bunları konuşulmasını ve iradesinin tecelli ettiği bir kararla bu tercihin ortaya konmasını istiyor.” diyor. İsmail Koncuk, “Derdiniz başkanlık sistemi” diyor.

Ali Yalçın, “Bu anayasanın otuz yılı aşkın süredir varlığını sürdürüyor olması, hepimiz için, herkes için bir demokrasi ayıbıdır.” diyor. İsmail Koncuk, “Derdiniz demokrasi ise bıyığımı keserim.”diyor.

Ali Yalçın, “Yeni anayasa millet tarafından yazılmalı, yeni anayasa, sorunları çözecek demokratik, sivil ve ortak aklın egemen olmasına zemin oluşturmalıdır.” diyor İsmail Koncuk, “Yeni Anayasa isteriz bağırmak moda oldu.” diyor.

İşte bu sözler, bir lider ile bir genel başkan arasındaki farkı gösteriyor. Bunların gelişigüzel söylenmiş sözler olduğunu zannedenler büyük bir yanılgı içindeler. Kamu-Sen yöneticilerinin bu tavrı ilk olmadığı gibi son da olmayacaktır.

Nasıl ki 2010 yılında memura toplu sözleşme hakkını veren referandumda “Hayır” oyu kullanarak dünyada sendika tarihinde benzeri görülmeyen bir garabete imza atıldıysa; Nasıl ki 2006 yılında Cumhurbaşkalığı seçim sürecinde Ulusal Birlik Hareketi Platformuyla millet düşmanlarının safında yer aldıysa; Bu gün de benzer bir tavır ortaya konuluyor.

Sendikal hayatı anlamsız çıkışlar, seviyesiz sataşmalar ve çelişkilerle dolu olan Koncuk’un laf ebeliğini geçmeyen tavrı, Kamu-Sen’in tarzı oldu. Allah aşkına hangi sağduyu sahibi kamu-Sen’li İsmail koncuk’un yeni anayasanın gereksizliğine ilişkin sözlerini açıklayabilir? 12 Eylül darbecilerinin bu millete reva gördüğü ve ruhu militarist diktatörlüğün izleriyle dolu anayasadan neden rahatsız olmaz.

* * * * * * * * *

3. Dönem toplu sözleşme sürecinde Memur-Sen’in kamu görevlileri adına masada elde ettiği her kazanımla adeta yıkılan; Son dönem Memur-Sen’e bağlı sendikaların üye sayısındaki olağanüstü artışa karşı Kamu-Sen’in üye sayısının her geçen gün azalmasıyla kahrolan; Memur-Sen’in son günlerde 600’ü aşkın STK ile Diyarbakır’da aldığı inisiyatifle adeta çıldıran; Memur-Sen’in Güneydoğu Anadolu ve Bayırbucak’a yüzlerce tırdan oluşan yardımı sevk etmesinin ardından şaşkına dönen Koncuk’un yapılanlardan ders çıkarıp kendisine çeki düzen vermesi gerekirken abuk-subuk mesajlarla twetter’a sarılması hiç de hayra alamet değil.

Koncuk’un sosyal medya sendikacılığını bırakıp alanlara dönmesini; hizmet sendikacılığı yapmasını; ülke sorunlarının çözümüne ilişkin rol almasını beklemek ne kadar doğru bilmiyoruz ama üyelerinin Koncuk’tan bunu beklediğini üyeleri biliyor.

TALAT YAVUZ

Eğitim Bir Sen İstanbul 4 Nolu Şube Başkanı 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.