1. YAZARLAR

  2. Hacı Sarı

  3. LİSELERDE NOT DENGESİ BOZULUYOR
Hacı Sarı

Hacı Sarı

Hacı Sarı
Yazarın Tüm Yazıları >

LİSELERDE NOT DENGESİ BOZULUYOR

A+A-

ÖĞRENCİLERE NOT VERME YARIŞI

Emeklerin karşılığının alınmasıdır yazılılar ve sözlüler. Çalışanın çalıştığı kadarını aldığı bir döneme işaret etmekteydi karne zamanları. Not defterlerinin ellerden düşmediği zamanları orta ve üst yaş grubundaki herkes hatırlayacaktır. Öğretmenlerin yazılı sorularının bir muammadan farksız olduğu günlerin de tanığı, oldukça fazladır.

“Eski toprak” olarak ifade edilebilecek insanların öğretmen ve not hatıraları adeta piyangodan büyük ikramiyenin çıkması kadar efsunluydu.  Nedendir bilinmez artık gençlerimizin karne ve not heyecanı o eski tılsımını yitirdi. Öğret men mi değişti, yoksa öğrencilere mi bir haller oldu. Ya veliler, “Eti senin kemiği benim anlayışı gitti de yerine etinden derisine kadar her şeyi benim sen sadece görevini yap, bunu yaparken de benim istediğim gibi yap.” anlayışı hakim oldu insanımıza.

Karneler öğrencilerin ve velilerin heyecan la bekledikleri belgelerdi evvel zaman içinde. Ortalamaların önceden öğrencilere bildirilmesi ve hangi belgeyi alacakları karne günü belli olurdu. Çok heyecanlıydı, çok değerliydi, çok tatlıydı o günlerin havası. İnternet çıktı, o heyecan sıradanlaştı ve adrenalin yerini rutin bir eyleme dönüştürdü karne günlerinin tüm yaşanmışlıklarını.

Bilindiği üzere Türk eğitim sisteminde dershanelerin kapatılması çok önemli sonuçları ortaya çıkardır. Nerdeyse memleket meselesi haline gelmiş ve kritik anların yaşanmasına sebep olmuştu dershanelerin kapatılması. Asıl üzerinde durmak istediğimiz mesel e dershanelerin bizatihi kapatılması değil elbette. Asıl mesele, karne ve not konusuyla bağlantılı ve önümüzdeki yıllarda eğitim siteminin önemli gündemlerinden biri olmaya namzet temel lise ve özel liselerin öğrencilere verdikleri not meselesidir.

Bilindiği üzere temel liseler ilk defa içerisinde bulunduğumuz eğitim öğretim yılında öğrenci almaya başladı.  Öğrenciler dershaneler verdikleri ücretin iki katından daha fazlasını vererek temel liselere kayıtlarını yaptırdılar. Temel lisenin mantığı öğrenciler okula devam etmeyecekler, temel liselere devam ederek dershane eğitimi alacaklar ve aynı zamanda liseyi de bitirmiş olacaklardı. Yani resim, müzik, beden eğitimi, seçmeli dersler gibi önemsiz! derslere yer verilmeyecek ve öğrenci sürekli sınavlara çalışacaktı.

Bu uygulama bir noktaya kadar anlaşılabilir. Fakat asıl mesele temel lise öğrencilerinin hem yazılılarda hem de performans notlarında yüz üzerinden yüz ya da doksan beş ortalamayı tutturmaları meselesidir. Kurumsallaşmasını henüz tamamlayamamış özel liselerde de aynı durumla karşılaşmak olasıdır. Öğrenciler not problemi yaşamadan gerek yazılı yoklamalarda gerekse sözlü olarak bilinen sonradan adı performans değerlendirmesi olarak değiştirilen uygulamada yüz puana kendiliğinden ulaşmaktadırlar.

Bu durum devlet okullarında okuyan öğrencilerin ve velilerinin tepkisine sebep olmuştur. Veliler ve öğrenciler okul idarelerine başvurarak mağdur olduklarını ve kendilerine de yüksek notlar verilmesi gerektiğini dile getirmişlerdir. Özellikle fen liselerinde ve başarı seviyesi üst sıralarda olan Anadolu liseleri bu taleplere cevap vermişlerdir. Aksi takdirde öğrencilerini kendi okullarında tutmakta zorlanacaklarının bilincindeydiler.

Öğrencilerin yazılı yoklama notlarına belki müdahale yapılmadı, belki devlet okullarında öğrencilerin yazılı puanları biraz düşük kaldı fakat performans notlarında hiç olmadığı kadar cömert davrandılar devlet okullarında görev yapan öğretmenler.   Bu durum sağlıklı bir gidişat değildir. Bu durumda okullar öğrencilere hak etmedikleri notları vererek okul birincilerin YGS’de barajı geçemedikleri bir garabetle daha karşı karşıya bırakacaktır eğitim sistemimizi.

Temel liselerde yazılı ve performans puanlarının hemen tüm öğrencilerde doksan beş – yüz olması, özel okullarda arz talep dengesinin notla sağlanmaya çalışılması, meslek liselerinin ve diğer devlet okullarının bu durumdan kaynaklı mağduriyetlerini yine bol not vererek aynı metotla ortadan kaldırma düşünceleri sürdürülebilir bir eğitim sistemi değildir.

Kim daha fazla not verecek anlayışı ve yarışı Avrupa seviyesinde bilim üreten ve insan yetiştiren okullar olmaktan biraz daha uzaklaştıracaktır bizleri. Öğrenciler artık dönem başında hangi belgeyi alacaklarını bilmekte ve kendilerini geliştirmek için çok da çaba sarf etmek durumunda kalmamaktadır. Nasıl olsa yarış halinde sözlüler yazılı puanları verilmekte ve bu yarışı kendi adlarına büyükleri yapmaktadır.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum