1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Malcolm X, 50 yıl önce bugün şehit edildi
Malcolm X, 50 yıl önce bugün şehit edildi

Malcolm X, 50 yıl önce bugün şehit edildi

20. Yüzyıl'ın ikinci yarısından itibaren ABD’de siyahilerin İslam’a girmeleri ve özgürlük mücadelelerinde kilit rol oynayan Malik El-Şahbaz (Malcolm X), bundan 50 yıl önce düzenlenen bir suikastle şehit edildi.

A+A-

19 Mayıs Mayıs 1925’de Nebraska’da yedi çocuklu siyahi bir ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Malcolm X,  50 yıl önce, 21 Şubat 1965, ortaya atılan iddialar ve cezalar verilmesine rağmen nedeni hala karanlıkta kalan bir şekilde göğsüne aldığı 16 kurşunla katledildi.

MALCOLM X’İN PAN AFRİKANİST BABASI

Baba Malcolm’un bir Baptist papazı olarak, ki o dönemlerde Hristiyan olan siyahların bulunduğu mezhep, Trinidadlı  ünlü Pan-Afrikanist Marcus Garvey’in kurduğu Dünya Zenci Hareketi’nin de destekçilerinin arasında olması Malcolm X’in hayatında siyahi bilince yönelik ilk adımdı.
Klu Klux Klan’ın ölüm tehditleriyle karşı karşıya kalınması Malcolm ailesini ABD içinde sürgün hayatına zorladı. Malcolm ailesi  Nebraska’dan sırasıyla Milwaukee, Wisconsin ve Michigan’a gitti. 1931’de Malcolm X,  babasını kaybetti.  Malcolm X o gün kayıtlara sadece bir kaza olarak geçen babasının ölümünü, klu Klux Klan gibi beyaz ırkçısı örgütün üyeleri tarafından gerçekleştirilen insanlık dışı bir katledilme olarak düzeltir.

BİLİNCE İLİŞKİN ACI HATIRA

Michigan’da ilk öğretimine başlayan Malcolm, junior High School’da önemli başarılar kaydederek okulun gözde öğrencisi olmuştur. Malcolm bugünlere ilişkin Bruce Perry’nin editörlüğünde yayınlanan The Last Speeches’de  (Son Konuşmalar) okul öğretmeninin kendisine gelecekte ne olmak istediğini sorduğunda , verdiği ‘avukat’ cevabının ardından öğretmeninin ‘Bir zenci için daha gerçekçi bir hedef değil’ dediğini aktarır.

MEDRESE-İ YUSUF’A DÜŞÜŞÜ

Malcolm istediği hedefe beyazların uygun gördüğü işler dışında ulaşamayacağını anladığından ve okulda kendisini hedef alan  aleni sözel tacizler dolayısıyla okul hayatına devam edemez ve 1941’de Boston’a taşınır. Sokaklarda tutunmaya çalışan Malcolm, 12 Ocak 1946’da hırsızlıktan dolayı yakalanır, 10 yıl mahkumiyet alır ve 27 Şubat’ta Charleston Eyalet Hapishanesi’ne gönderilir.

Malcom’un hayatında önemli noktalarından birisi de hapishaneydi. Hırsızlık işlerinde başarısız olup hapishanede de parasız kalan Malcolm, tanrıya ve İncil’e küfrediyordu.  The Last Speeches’de  (Son Konuşmalar) Hapishanede Malcolm kendisine tanrı hakkında ileri geri konuşmaması öğütleyen Bimbi ( John Elton Bembry ) adında iyi bir hatiple tanıştı. Kitap okumaya o’nun telkinleriyle başladı.

ELİJAH VE NATİON OF ISLAM’LA TANIŞMASI

1948 yılında Concord Hapishanesi’ne nakledilen Malcolm’a küçük ağabeyi Philbert’in ‘Nation of Islam’ı anlatan mektubu gelir. Mektupta ağabeyi Malcom’a ‘Afrikalıların kendisine en yakın dini bulduğunu’, diasporadaki Afrikalıların altında toplanacağı yeni bir örgütün doğduğunu bildiriyordu. Bruce Perry’nin kitabına göre  ilk olarak ağabeyinin mektubundan etkilenmeyen Malcolm daha sonra kardeşi Reginald’ın hapishanede kendisini ziyaret etmesi ünlü liderin hayatındaki en önemli anlarından birini teşkil ediyordu. Kardeşi Malcolm’a ‘"Malcolm sakın domuz eti yeme ve sigara içme artık. " uyarısından sonra önceki adetlerini bıraktı. Malcolm X hapishanede okumalarını devam ederek hatrı sayılır bir kütüphane oluşturmuş ve Nation of Islam örgütü lideri Elijah Muhammed ile mektuplaşmaya başlar. Elijah Malcolm’a beyazlara karşı bir bilincin önemli bir kilometre taşı olur. Elijah Muhammed ABD’nin yüz milyonlarca siyahı nasıl köleleştirdiğini anlatır ve siyahların neler yapması gerektiği üzerinde durur.

MAHKUMLUKTAN HATİPLİĞE

Malcolm 1952 yılında 7 yıldır kaldığı cezaevinden çıkarak Detroit’te kalan kardeşinin yanına gitti, kardeşi Malcom’a namaz kılmayı  öğretir. Malcolm Elijah Muhammed’in direktifi doğrultusunda soyadını ‘X’ olarak değiştirir. Elijah Muhammed, o dönemde tüm siyahlara güncel olan soyadlarının ABD tarafından verildiğini Afrika'ya ait olduklarını imlemek  için bu soyadı kullanmaları gerektiğini söyler.

Malcolm, Elijah Muhammed’in kurduğu ‘Nation of Islam’ örgütlenmesi içerisinde hızla yükselerek vaiz olmuş, siyahların çokça rağbet ettiği iyi bir hatip olmuştu.

ELİJAH MUHAMMED İLE YOLLARI AYRILIYOR

Müslüman bir hemşire olan ve Müslüman bir teşkilat için çalışan Betty ile de evlenmişti Malcolm.  Ne var ki 1963 yılında Elijah Muhammed’in İslam dinini nasıl çarpıttığına şahit olacak, John Kennedy suikastından sonra Elijah’ın kendisine koyduğu konuşma yasağından sonra onunla yollarını ayıracaktı.

HACCA GİDİYOR

MALCOLM X’in, bu sırada Hac görevini yerine getirmek için Mekke'ye gitmesi ondaki değişimin başlangıcıydı. Mekke'den hanımına; "İnanamayacaksın  ama tenleri beyazdan daha beyaz olan insanlarla aynı bardaktan su içtim ve aynı tabaktan yemek yedim. Hepimiz bir kardeştik. Ben artık ırkçı bir Müslüman değilim. Gerçek peygamberimiz olan Hz. Muhammed ırkçılığı yasaklamıştır." sözleriyle yazdığı mektup ondaki değişimin boyutunu gözler önüne serecektir. O artık El-Hac Malik El-Şahbaz'dır.

KABE-İ MUAZZAMA'DA IRKÇI DÜŞÜNCELERİ DEĞİŞTİ

Kabe'de bütün insanların renk farkı olmaksızın birlikte hareket ettiğini, aynı ideal için yüreklerinin çarptığını, aralarındaki kardeşlik bağını, ırk ayrımının zerresinin bulunmadığını görür ve bundan oldukça etkilenir. Malcolm'un beyaz adam hakkındaki olumsuz düşünceleri değişmiştir. Suud'da Kral Faysal ile görüşür devlet konuğu olarak karşılanır. Siyah tenli birinin gördüğü bu ilgi onu gerçekten şaşırtmıştır. Malcolm daha sonra Nijerya, Gana, Fas ve Cezayir'i de ziyaret eder. Gittiği her yerde Amerika'lı bir Müslüman olarak oldukça fazla ilgiyle karşılanacak. 23 Mayıs 1964'de seyahatini bitirip, Amerika'ya döndüğünde izlenimlerini ve İslam’ı siyahîlere, medyaya ve Amerikan halkına anlatacaktır.

TEHDİT DOLU GÜNLER BAŞLADI

Beyrut'ta bir üniversitede Amerikalı  siyahlarla ilgili konferans verdikten sonra ise, ırkçılığı bıraktığını, kendisinin yeni bir örgüt kuracağını, beyazların bu örgüte katılabileceklerini açıklayacaktır. İslam dininin belki de ilk olarak, Amerikan basınında evrensel ve geniş boyutlarda yer bulması MALCOLM X sayesinde olmuştur. Ne var ki onun Irkçılığı bırakması Elijah Muhammed ve çeşitli siyah kuruluşlar tarafından doğru bulunmayacak ve hayatında tehditli günler başlayacaktır.

EVİ BOMBALANDI

24 kasım 1964’teki seyahat dönüşü sonrası onun yaşamının başlangıcındaki zor günler yeniden başlayacak 13 şubat cumartesi gecesi saat 02.45 ‘te evine bombalar atılacaktır. Eşini ve çocuklarını zorlukla dışarı çıkarmıştır. MALCOLM X, o gecenin sabahı sanki hiçbir şey olmamış gibi daha önceden kararlaştırılmış bir konuşma için Detroit'e gidecek ve 16 Şubat 'da yakın bir arkadaşına; "Önümüzdeki beş gün içinde infaz edilmek üzere ölüm fermanım imzalandı" diyecektir. 21 Şubat 1965 Pazar günü, 400 kişilik bir toplantıda konuşma yapacaktır. Toplantıya aynı zamanda başka bir rahip ve birkaç konuşmacı da davetlidir. Ama Malcolm dışındaki konuşmacılardan hiç birisi henüz gelmemiştir. "Hiçbirinin geleceğini sanmıyorum. İçimden bir ses diyor ki bu gün kesinlikle kürsüye adım atmamalısın. " sözleriyle Malcolm yaşayacaklarını hissetmiştir sanki…

SAHİH İSLAM VE YENİ BİR AD

Malcolm’un örgüt içerisindeki yükselişi ve ABD başkanı Kennedy’nin suikasti ile ilgili demeci ve Elijah Muhammed’in İslam’a ilişkin sahih olmayan düşünceleri örgüt ile Malcolm’un arasını açtı. Uzun bir süre Nation of Islam içerisinde bulunan Malcolm X örgütten ayrılmama kararı alarak Muslim Mosque, Inc.ve Afro-Amerikan Birliği Örgütü’nü kurdu. 

Ölümünden bir yıl önce Malcom X’in hayatı hem şahsi hem de siyahi tecrübe adına önemli bir tecrübe elde edecektir. 13 Nisan 1964’te Malcolm X  Hac görevini ifa etmek üzere mukaddes beldeye gitmeyi düşünüyordu. Hacca gitmesi Malcolm X için bir çok kavramın değişmesinin başlangıcıydı. Mekke'den hanımına aynen şunları yazıyordu:
"İnanamayacaksın ama tenleri beyazdan daha beyaz olan insanlarla aynı bardaktan su içtim ve aynı tabaktan yemek yedim. Hepimiz bir kardeştik. Ben artık ırkçı bir Müslüman değilim. Gerçek peygamberimiz olan Hz. Muhammed ırkçılığı yasaklamıştır."

Malcolm X Hacc görevini ifa ettikten sonra Pan-Afrikanist politikalar kapsamında Nijerya, Gana, Fas ve Cezayir'i ziyaret etti.

Malcolm X ABD’ye döndükten sonra yaptığı basın açıklamasında adını El-Hac Malik El-Şahbaz olarak değiştirir. Malcolm X’in Hac görevini ifa etmesinden sonra söylemsel düzeyde değişiklikler de kendini hissettirir. Malcolm X artık siyah bilincin Müslüman bilince dönüştüğünün emareleri gösterdiği konuşmalarında ümmet kavramı ön plana çıkar. İslamî prensiplere uygun düşen fikri yapılanması 28 Haziran 1964 kurduğu Afro-Amerikalılar örgütünü de etkiler. Malcolm mücadelesine evrensel bir çerçeve oluşturarak Avrupa'daki diğer siyahların örgütleriyle temasa geçmek üzere Avrupa'ya gider. ABD’ye döndüğünde Şubat Cumartesi gece saat 24 civarında New York'a döner ve evine gider. Aynı gece saat 02. 45'te evinin ön camından içeri hem yangın çıkarıcı, hem de sis yapıcı bombalar atılır. Şiddetli bir patlamayla birlikte tüm evi alev ve duman kaplar. Malcolm X kendisini, eşini ve çocuklarını zorlukla dışarı atabilmiştir.

MALCOLM X’İN ŞEHADETİ

20 Şubat 1965 Pazar günü Malcolm X  konuşma yapmak üzere geldiği Manhattan’daki Audubon Ballroom konuşma salonunda  kendisine suikast düzenlenir ve Malcolm X 16 kurşun alarak ağır yaralanır. Kaldırıldığı Columbia Presbyterian Hastanesi’nde kan kaybından şehadete erişir.
Malcolm  X, onbinlerce insanın katılımıyla New York’ta bulunan Ferncliff  Mezarlığı’na defnedildi.

 

Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.
En iyi nasihat, iyi örnek olmaktır.
Ben bir Amerikan rüyası görmüyorum, benim gördüğüm bir Amerikan kabusu.
Beyaz adam savaştı, biz öldük.
Eğer uğrunda ölmeye hazır değilseniz, "özgürlük" kelimesini lûgatınızdan çıkarın.
Eğer, dikkatli olmazsanız, gazeteler, mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise çok sevmenizi sağlar.
Eğitim, gelecek için geçiş iznimiz. Çünkü gelecek, ona bugünden hazırlananların olacaktır...
Eğitim olmadan, bu dünyada hiçbir şey başaramayacaksınız. 
Tarihi değiştirebilenler, ancak ve ancak insanın kendisi hakkındaki düşüncesini değiştirmeyi başarabilmiş olanlardır.
İster mermi kullansın, ister oy pusulası, insan iyi nişan almalı. Kuklayı değil, kuklacıyı vurmalı.
İnsanlar bir adamın bütün hayatının bir tek kitapla değişebileceğinin farkında değiller.
Kimse sana özgürlüğünü vermez. Kimse sana eşitliği, adaleti ve başka hiçbir şeyi vermez. Eğer gerçekten adamsan, bunları kendin alırsın!
Özgürlüğe inanan bir dine inanıyorum. Halkım için mücadele etmeyi men eden bir dini kabullenecek olsaydım, o dinin canı cehenneme derdim.
Özgürlüğü savunanların direnme gücü, zulmedenlerin gücünden daha fazladır.
Bir müslüman olarak yeryüzünden Allah'ın huzurunda secde etmeyen tek fert kalmayıncaya kadar İslam'ın hakim kılınması yolunda kendimi görevli hissediyorum. 
Bir insanın düşünmeye ihtiyacı varsa, gidebileceği en iyi yer, bana sorulursa, üniversiteden sonra, hapishanedir.
İşleri tıkırında giden dışarıdaki o 'namusu-bütünler' içeri girip çıkmış birisine burun kıvırıp geçerler. Ama o 'namusu-bütünler' bir bataklığa saplansalar, içeri girip çıkmış birisi onlara daha onurlu davranır.
Amerika, İslam'ı anlamaya muhtaç. Çünkü bu din, ırk sorununu söküp atan dindir.
İnsan bir şeyler elde etmeyi kafasına koyduğu zaman, bir parça şamata yapmaktan da geri durmamalıdır.
İnsanı bir Müslüman'a karşı gene başka bir Müslüman ancak koruyabilir, ya da hiç değilse Müslümanlar tarafından eğitilmiş ve onların taktiklerini bilen birisi.
Bunu söylerken üzülüyorum ama ne yapayım işte, en sevmediğim ders matematikti. Bunun nedeni üzerinde çok düşünmüşümdür. Bunun nedeni, olsa olsa matematiğin tartışmaya hiç mahal bırakmamasıydı, başka bir neden gelmiyor aklıma. Bir yerde yanlış yapmışsanız, orada artık her şey bitiyordu.
Kitaplar bir tür zihin vitaminidir.
Barışçıl olun, kibar olun, kurallara itaat edin, herkese saygılı olun; fakat biri size dokunacak olursa onu mezara gönderin.
Beni 'Amerika'daki en öfkeli Zenci' diye anıyorlar. Bu ithamı inkar edecek değilim.
Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter.
Özgürlüğü elde etmenin tek yolu dünyadaki diğer tüm ezilmiş halkları tanımaktan geçer: Brezilya, Venezuella, Haiti, Küba ve evet Küba halkının kan kardeşleriyiz bizler.
Hayatımın erken dönemlerinde öğrendim ki eğer bir şeyi istiyorsan, biraz gürültü yapsan iyi olur.
Eğitimli değilim, herhangi bir alanda da uzmanlığım yok... Ama samimiyim ve benim samimiyetim benim kimliğimdir.
Özgürlük savunmasındaki güç, zorbalık ve zulüm namına kullanılan güçten büyüktür, çünkü güç, gerçek güç, bizim aksiyon, uzlaşmaz aksiyon üreten inancımızdan gelir.
Bir insan özgürlüğe doğru dürüst önem verdiğinde, güneşin altında, o özgürlüğü elde etmek için yapmayacağı hiçbir şey yoktur. Ne zaman birinin özgürlük istediğini söylediğini duyduğunuzda, ama sonraki nefesinde onu almak için ne yapmayacağını veya onu almak yolunda yapılmasına inanmadıklarını anlatacaksa, o kişi özgürlüğe inanmıyordur. Özgürlüğe inanan bir adam özgürlüğünü elde etmek veya onu muhafaza etmek için güneşin altında her şeyi yapacaktır.
Bana bir kapitalist gösterin, ben de size bir kan emici göstereyim.
Huzuru özgürlükten ayıramazsınız çünkü hiç kimse özgürlüğüne sahip olmadan huzur içinde olamaz.
Gerçekle yüzyüze gelemeyecek kadar vatanseverlikle kör olmamalısınız. Yanlış yanlıştır, kimin söylediği önemli değil.
Güç asla geri adım atmaz, daha fazla güç kazanmak dışında.
Hiçbir şeye taraf olmayan bir adam, herhangi bir şey için yıkılacaktır.
Bize şiddet uygulamayanlara karşı biz de şiddet uygulamayız.
İyi siyah veya iyi beyaz olmak gibi bir durum yoktur. İyi veya kötü insanlar vardır.
Bugün, burada -dünya üzerinde-, bu toplumda bir insan gibi saygı görmek ve bir insan gibi haklarımızın verilmesi için gereken her yolla var kılmayı amaçladığımız insanlık hakkımızı bildiriyoruz.
Zaman şehitlik zamanıdır, ve ben bir şehit olacaksam, bu kardeşlik uğruna olacaktır. Bu ülkeyi kurtaracak tek şey budur. - Şehadetinden iki gün önce.
Özgürlük için savaşmak için bir erkek olmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken aklı başında bir insan olmanızdır.
Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil.
Müslümanlara göre; fazla dünyeviyim; diğerlerine göre; fazla dindarım... Militanlara göre, fazla ılımlıyım; ılımlılara göre, fazla militanım.
Doğrudan yanayım, kim söylerse söylesin. Adaletten yanayım, kimin yanında ya da karşısında olursa olsun.
Müslümanca yaşamanın olmadığı bir yerde, Müslümanca ölmenin elbette bir yolu vardır.
Demokrasi ikiyüzlülüktür.
Eğer demokrasi özgürlükse neden bizim insanlarımız özgür değil.
Eğer demokrasi adaletse neden biz adalete sahip değiliz.
Eğer demokrasi eşitlikse neden biz eşitliğe sahip değiliz.
Demokrasi ikiyüzlülüktür... 

gazetevahdet.com

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.