1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Medeniyetimizi İhya ve İnşa Mücadelesi
Medeniyetimizi İhya ve İnşa Mücadelesi

Medeniyetimizi İhya ve İnşa Mücadelesi

Medeniyetimizi İhya ve İnşa Mücadelesinde Var Olmaya Devam Edeceğiz

A+A-

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Teyfik Yağcı, “Eğitimli ve eğitimci bir teşkilat olarak bize önemli görevler düştüğünü biliyoruz. Biz bu yoldaki sorumluluğumuzun farkında olduğumuzu şimdiye kadar gösterdik. Bundan sonra da daha bilinçli olarak bu medeniyetimizi ihya ve inşa mücadelesinde var olmaya devam edeceğiz” dedi.

 

Sivas 1 No’lu Şube ve Kırşehir Şube genel kurullarında konuşan Teyfik Yağcı, her medeniyetin kendi değerleri üzerinde hayat bulduğunu ve yaşadığını ifade ederek, “Bu değerler hayatın her alanını kapsamaktadır. Eğitimden ekonomiye, hukuktan mimariye, sağlıktan sanata, edebiyattan çevreye bütün hayat katmanlarını içerir. Biz değerler dünyamızı bir laboratuvar olarak ele alıp buradan hayat sahasında uygulayacağımız davranış ritüelleri üretebildiğimiz takdirde ve onu hayata tatbik ettiğimiz sürece medeniyetimizin ihyasından ve inşasından bahsedebiliriz. Söz ile fiil, hal ile kal birbirine uymadığı sürece, savunulan medeniyetin yerleşmesi ve yaşaması mümkün değildir. Çünkü şimdiye kadar bir medeniyetin değerlerini kullanarak başka bir medeniyet meydana getirmek mümkün olmamıştır. Onun için, medeniyet inşasında bilgi üretmek ve davranış oluşturmak, mevcut hayatımızı sarmış batının batıl medeniyet değerlerine karşı bir meydan okuma ile başlayacaktır. Değerler dünyamızı bu hayat sahnesine, yaşam alanına yansıtabilmemiz ancak bu değerleri taşıyan ideal insanlar yetiştirmekle olacaktır” şeklinde konuştu.



 

Bir sivil toplum ve sendika olarak özelde üyelerinin genelde bütün hizmet kolundaki çalışanların özlük hakları için mücadele verdiklerini kaydeden Yağcı, şöyle konuştu: “Bu, bizim vazgeçemeyeceğimiz bir mücadele alanıdır. Ancak bizim vazifemiz bununla bitmiyor. Bizim, devletimizin birliği ve milletimizin dirliğini kuvvetlendirmek, muhkemleştirmek gibi çok önemli sorumluluklarımız var. Diğer yandan medeniyet değerlerimizi yeniden ihya ve inşa etme gibi bir misyonun da yüklenicileriyiz. Bu dava, bu misyon, medeniyet değerlerini benimsemiş ve içinde bulunduğu zamana, zemine ve cemiyete karşı sorumluluk hisseden insanlardan ve teşkilatlardan önemli gayret, sebat, sabır ve fedakârlık beklemektedir. Eğitimli ve eğitimci bir teşkilat olarak bize önemli görevler düştüğünü biliyoruz. Biz bu yoldaki sorumluluğumuzun farkında olduğumuzu şimdiye kadar gösterdik. Bundan sonra da daha bilinçli olarak bu medeniyetimizi ihya ve inşa mücadelesinde var olmaya devam edeceğiz.”

 


 

Davası Olanların Yükü

 

Eğitimcilerin çok büyük bir sorumluluğunun bulunduğunu vurgulayan Yağcı, “Eğitimciler durmadan, gösterilen gayretin boşa giden bir çaba olduğuna kapılmadan, mevcudun daha ötesine, ötenin ötesine, yeninin yenisine, tazenin tazesine, gerçeğin gerçeğine götürmenin ancak eğitimle verileceğine inanırlar. İnsanlara, gençlere, çocuklara, bu yolda yorulmama şuuru, hedefe kilitlenme bilincini eğitimle bir ideal aşılamakla verilecektir. Bir medeniyet ideali ile kuşanarak, insanlığa hak, hakikat, erdem, insanlık, barış, kardeşlik ve kurtuluş umudunu yayacakların en başında eğitimciler gelmektedir, gelmelidir, gelmiştir, gelecektir. İşte onlar bizleriz, sizlersiniz. Bediüzzaman, Van kalesindeki medresesinde öğrencilerine kalenin kenarında gezerek ders anlatır, birden ayağının altındaki taş kayar aşağı düşer. Düşerken gayrı ihtiyari ağzından ‘Eyvah Davam’ sözü çıkar. Onun için, ona, ‘Gözümde ne cennet sevdası var, ne cehennem korkusu. Bu cemiyetin imanını selamette görürsem cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım’ dediren, bu idealdir, dava şuurudur. Bu iş, bu yük, davası olanların işidir. Davası olanların yüküdür” diye konuştu.



 

Batı Formlarıyla Kendi Medeniyet İnşamızı Tamamlayamayız

 

“Medeniyet inşacıları olarak, biz kendi değerlerimizi hayata geçirmek için kendi kadim medeniyet formlarını, formüllerini kullanırsak, bu yol kısalır. Yoksa Batı formları ve formülleriyle kendi medeniyet inşamızı tamamlamak imkânsız bir şeydir” diyen Yağcı,  şunları söyledi: “Özgürlük; insanın içindeki şahsiyet normlarının değerler manzumesiyle örülerek yetişen, gelişen bir meyvesidir. Batı bu meyvenin bir daha hayat bulmaması için geldiği, girdiği bütün ülke ve toplumlarda şahsiyet olma özelliklerini, ham maddelerini, değerlerini kurutmak ve yok etmek peşinde olmuştur. Halen batılılaşmanın ön şartı, bu şahsiyet kırıntılarından tamamen sıyrılmaktır. Kendi değerlerinden zorla veya yalanlarla kandırılarak uzaklaştırılan toplumlar nasıl özgür olacaklar, hiç mümkün mü? Tarihin ve talihin büyük bir fırsat olarak bizim önümüze getirdiği bu en kritik zaman diliminde; milletimiz ve onun öncüsü olan sizlerin, bizlerin yüksek öngörüsü, şaşmaz sağduyusu, geçmişte olduğu gibi yakın gelecekte de bu milleti sahil-i selamete çıkarmayı başaracaktır.”


 

Konuşmaların ardından yapılan seçimlerde, Eğitim-Bir-Sen Sivas 1 No’lu Şube’de mevcut başkan İlhan Karakoç güven tazelerken, Kırşehir’de Oktay Cebeci bayrağı devraldı. 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.