1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Müfredat Değişikliğinde Neler var
Müfredat Değişikliğinde Neler var

Müfredat Değişikliğinde Neler var

Müfredat Değişikliğinde Neler var

A+A-

Müfredat değişikliğinde neler var, neler olmalıdır?

Değişiklikler Türk Milli Eğitim sisteminin değişmeyen ilkesi haline gelmiştir. Hemen her konuda sıkça başvurulan değişiklikler, bakanlığın geleneğinin oluşmasını engelleyen durumların başında gelmektedir. Öğretmenlerin rotasyon meselesinde yaşananları hatırlamak gerekirse ”rotasyon olacak, sekiz yılını dolduranlar yer değiştirecek, on yılda olacak, on iki yılda olacak, mazereti olanlara rotasyon uygulanmayacak, rotasyondan vazgeçildi” açıklamaları hafızalardaki tazeliğini korumaktadır.

Liseler üç yılken, programların çok yoğun olduğundan şikâyetle dönemin Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, programı hafifletmek,  ders yükünü azaltmak, öğrencilerin sosyal, kültürel, sportif alanlara yönelmelerine imkân sağlamak amacıyla liseleri dört yıla çıkardılar. Düz liselerde haftada otuz saat olan ders yükü mevcut hâliyle kırk saate çıkmış oldu. Anadolu liselerinin haftalık ders yükü kırk saattir. Liseler üç yıldan dört yıla çıkarıldı fakat ders yükü de konuların detaylandırılması da azalmadı bilakis arttı.

Son günlerde yine eğitim kamuoyunda tartışılan bir konu durumundadır müfredatın değiştirilmesi. Yine ders yükünün azaltılacağından, konuların daha yüzeysel verileceğinden bahsedilmektedir. Yine dil ve görsel tasarım açısından yeterlilik,  Anayasa ve yasalara uyum, ayrımcılık içermemesi, milli tarih ve dini değerler anlamında hassasiyet gibi başlıklar tartışılmaktadır.

Tüm bu konularda elbette kamuoyu mutabık kalacaktır. Fakat müfredatın özü itibarıyla çok iyi etüt edilmiş, üç beş sene sonra başka bir bakan tarafından kolayca değiştirilmeyecek ve öğrencilerin hayatlarını okul, kurslar ve test kitaplarından kurtaracak yeni, özgün ve milli bir müfredat hazırlanmalıdır. Öğretmenler odasında müfredat konusu tartışılmaya başladı bile. İttifak edilen en önemli başlık, haftalık kırk saatlik ders yükünün çok fazla olduğu hususudur.

Gerçekten de günlük sekiz saatlik ders yükü fazladır. Öğrencileri ilgileri, yetenekleri ve beklentileri doğrultusunda bilgilendirerek ve buna göre lise grupları oluşturarak daha keyifli ve daha verimli bir okul hayatı sunulabilir gençlere. Bir öğrenciye fizik, kimya, biyoloji, matematik, edebiyat, tarih, coğrafya, sağlık bilgisi, trafik, felsefe grubu, din kültürü ve ahlak bilgisi, İngilizce, Almanca, derslerini ve daha birçok dersi farklı zamanlarda vermeye çalışan bir müfredat anlayışı bulunmaktadır.

Bu derslerin bazıları zorunlu bazıları ise seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Meslek liselerin ders yükü daha fazladır. Hem meslek dersleri hem de kültür dersleri aynı yoğunlukta verilmektedir. İmam hatip lisesi öğrencisi meslek dersleri yüküyle baş başayken belki de bu okullardan mezun olan her öğrenci ilahiyat fakültelerini tercih etmeyecektir. Hukuk fakültesi, Tıp fakültesi, siyasal bilgiler fakültesi ve farklı öğretmenlikler bu okulların öğrencileri tarafından tercih edilebilmektedir.

Hal böyle olunca müfredatta belirtilen dersler dokuz ve onuncu sınıfta rahatça okutulurken üniversite hazırlık dönemi olan on ikinci sınıfta okutulamamaktadır. Son sınıf öğrencileri YGS ve LYS müfredatına göre yılı değerlendirmektedir ve okul idaresi ve ders öğretmenleri bu duruma engel olamamaktadır. Birçok akademik lise ise isteyerek öğrencilerin sadece üniversite sınavlarında soru sorulan derslerin öncelenmesi sağlanmaktadır.

TEOG sistemi dikkate alınmadan ortaokul müfredatı sağlıklı oluşturulamaz. YGS ve LYS sistemi dışarıda tutularak lise müfredatı kalıcı ve uygulanabilir bir hale getirilemez.  Temel liselerin Milli Eğitim Bakanlığının yönetmeliklerini kağıt üzerinde uygulayıp öğrencilere uygulamadığı gerçeği düzeltilmeden planlanan müfredat beklenen sonucu vermeyecektir ve öğrenciler nezdinde adalet duygusu tesis edilemeyecektir.

Örgün eğitim süreci öğrencilerin sadece sınavlara hazırlandığı değil, aynı zamanda iyi bir insan olarak vatanına, tarihine, değerlerine bağlı nesillerin yetiştirildiği eğitim yuvalarıdır. Bu öncelikler dikkate alınmalıdır ve bu gerçekler ışığında yeni müfredat hazırlanmalıdır. Fakat yeni müfredatın hazırlanmasında her şeyi öğreteceğiz anlayışı yerine lazım olanı yeteri kadar öğreteceğiz anlayışı hâkim olmalıdır. Öğrencilerin kılık kıyafet serbestisi gözden geçirilmeli, iletişim araçlarının eğitimin önüne geçmesi konusu üzerinde çalışılmalı, okuyan, düşünen, üreten gençlerin yetişmesi için planlamalar yapılmalıdır.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.