1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Muhafazakar Piyango Ya Da Kumarın Tesettürü
Muhafazakar Piyango Ya Da Kumarın Tesettürü

Muhafazakar Piyango Ya Da Kumarın Tesettürü

Yılbaşı Milli Piyango çekilişinde, çekiliş seremonisinde görevli kızlar/kadınlar, geleneksel kıyafetler giy(diril)miş olarak görevlerini ifa ettiler.

A+A-

MemurPostasi.Com, kısa süre içerisinde özel haberleriyle kamu haberciliğinde adından söz ettirmeye devam ediyor.

Habercilik anlayışı ile birlikte, alanında kendini yetiştirmiş özel yazarlarıyla da adından söz ettirecek. 

Bugünden itibaren yazılarıyla siz değerli okurlarımızla buluşacak olan Nurettin ATLI, ilk yazısında "Muhafazakar Piyango Ya Da Kumarın Tesettürü" konusuna değindi. İşte o yazı...

MUHAFAZAKAR PİYANGO YA DA KUMARIN TESETTÜRÜ

Yılbaşı Milli Piyango çekilişinde, çekiliş seremonisinde görevli kızlar/kadınlar, geleneksel kıyafetler giy(diril)miş olarak görevlerini ifa ettiler. İlk etapta ‘’garip’’ olduğu sezilen bu nevzuhur tarz, kimilerinin hoşuna gitmiş olsa da (kapitalizme abdest aldırmış olmanın romantik hazzı ile) bizim gibiler, bu durumdan oldukça rahatsız ve rencide olmuştur.

Çekilişte yapılan kostüm/kıyafet tercihi İslami ve geleneksel değerlerimizi hafife/alaya almak gibi art niyetli bir düşünceden kaynaklı değilse de itikadi bozukluğun, sanatsal cehaletin ve ahlaki zaafın tezahürü olarak anlaşılmaktadır.

Öncelikli olarak bu manzara itikadi/teolojik bütünlük bakımından mahzurlu olup birilerinin (konsepti/kombini tasarlayan)  teolojik bilinçsizliği ve ilgisizliği dolayısıyla mazur görülemez. Zira İslam tesettürü, ümmetin hanımları için farz kılmış; haram ve günahtan kaçınmanın sembolizmi olarak sunmuştur. Bu yönüyle tesettür, bir tarzın değil farzın gereğidir. Söz konusu programda günahtan kaçınma amacı olan tesettür, bu anlamının çok ötesinde günahı kamufle etme aracı olarak kullanılmıştır (tarz). Tesettür, dinen melum ve meşum (haram ve günah) olarak kabul edilen kumarı, zımnen ‘’kabul edilebilir’’ bir formata taşıma unsuru olarak sunulmuştur. Konusu ve sembolizmi din olan bir zeminde itikadi referanslar gözetilmeden hareket edilmiştir. Bu duruma derhal son verilmeli ve tekrar edilmemelidir.  Aksi halde bunun vebalinin manevi olarak ağır olacağı hatırlanmalıdır.

Programdaki tesettür konsepti, sanatsal kaygılarla tasarlanmış olması halinde bile mahzurludur. Zira sanatsal bakış, kompoze ettiği birimler/unsurlar arasında anlamlı bir bütünlüğü/ahengi gözetmelidir.  Buna göre sanatçı, iki zıt nesneden hareketle yeni bir eser/değer ortaya koyabilir ancak iki zıt ‘’değer’’i bir arada sunup toplumsal refleksler ve insani değerler noktasında kaosa zemin hazırlamaktan imtina etmelidir. Sanatın nihai hedefi kaos/kargaşa değil kozmos/kompozisyon’dur. Sözkonusu olaydaki zıtlık, İslami/geleneksel değer olan bir kıyafet, seküler/emperyal tablonun bir parçası haline getirilmiş; işçinin alın terini kutsal addeden islamın/geleneğin sembolizmi ile kapitale/metaya ulaşmada her yolu mübah gören kapitalist metafor aynı karede resmedilmiştir. Sanatsal anlamda kaos oluşturan bu durum, sanat bakımından absürd ve gayr-ı ciddidir.

Kumarın oynandığı bir zeminde yapılan kıyafet tercihi, son zamanlarda pey yaygın olan ‘’yukarı’’ya yaranma ve yalakalığın bir yansıması olarak da görülebilir. Yukarıya hoş görünme adına ülkede bir çok memur/bürokrat, anlamını ve ruhunu içselleştirmediği bir takım sözümona  ‘’hoşluk’’lara girişmekte ve trajikomik bazı çıktılara/olaylara sebep olmaktadır. Bu durumun bir örneği olarak tesettürlü kumar konsepti, Cumhurbaşkanımızın ve siyasi iktidarın Osmanlı/gelenek hayranlığından/hissiyatından nemalanma, en azından onların ‘’gözüne girme’’  gayreti olarak sezilmektedir. Ne var ki birilerinin masum gördüğü, bazılarının ise çok hoşuna gittiği bu ‘’jest’’in, devirdiği çamların devasa boyutta olduğu bilinmelidir.

Kumar oynanan bir platformda (Devletin resmi kurumu olan Diyanet’in milli piyangonun haram olduğuna ilişkin fetvasını duymayanımız yoktur) dekolte giyinmemenin alternatifi, dini/geleneği andıran/anımsatan unsurlar olmamalıdır. Bu tip organizasyonlarda gelenek ve din, moda adı altında tüketime ve kapitalist/emperyalist emellere maruz kalmamalı, buna ilişkin tavır takınanlara da imkan/fırsat verilmemelidir.

Nurettin ATLI / 02.01.2015/ İSTANBUL

Nurettin ATLI Kimdir?

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum