1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Mustafa Kır: "Akif, Hayatını eseriyle bütünleştiren ahlak abidesidir"
Mustafa Kır: "Akif, Hayatını eseriyle bütünleştiren ahlak abidesidir"

Mustafa Kır: "Akif, Hayatını eseriyle bütünleştiren ahlak abidesidir"

İstiklâl marşımızın şairi, büyük fikir ve dava adamı, millî mücadele ve kuvay-ı milliye ruhunun öncüsü Mehmet Akif Ersoy'u (1873-1936) vefatının 79.Yılında rahmet,minnet ve şükranla anıyorum.

A+A-

MEMUR-SEN ANKARA İL BAŞKANI MUSTAFA KIR İSLAM ŞAİRİ M.AKİF AKİF ERSOY'UN 79.ÖLÜM YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE YAPTIĞI YAZILI AÇIKLAMADA

"HAYATINI ESERİYLE BÜTÜNLEŞTİREN AHLAK ABİDESİNİ RAHMETLE ANIYORUZ.DEDİ

 

                       Akif: Hayatını eseriyle bütünleştiren ahlak abidesidir.

            İstiklâl marşımızın şairi, büyük fikir ve dava adamı, millî mücadele ve kuvay-ı  milliye ruhunun öncüsü Mehmet Akif Ersoy'u (1873-1936) vefatının 79.Yılında  rahmet,minnet ve şükranla anıyorum.  İslam düşüncesinin edebiyattaki en önemli temsilcisi olan Mehmet Akif;İslam şairi, İstiklal Marşı şairi,Vatan şairi, Milli şair gibi pek çok hak ettiği unvanlarla anılmaktadır.  

           Akif sadece bir şair ve bir düşünür değildir. O yazdıklarını ve düşündüklerini hayatının her anında  yaşayan,sözü sözüne,özü özüne uyan,hayatını eseriyle bütünleştiren  bir ahlak abidesidir.  Mevlana’nın   “Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol” sözünün toplum içinde   canlı örneğidir.

                  İttihadı İslam için ömrünü adamış vatan sevdalısıdır.

             Akif; "gözler önünde yok edilen bir neslin feryadı,  hunharca parçalanan İslam aleminin sancılı üstadıdır. O Dinin yok oluş sürecinde varoluş mücadelesinin önde giden akıncısıdır."O halkın sesini Hakk'ın sesine dönüştüren mana aleminin aynasıdır.           Mehmet Akif Ersoy: İttihadı İslam için ömrünü adamış, "Vatanı sevgisi mandandır" hadisinin, ruhunda noksansız tecelli bulduğu bir vatan sevdalısıdır. 

        İmparatorluk davasına son verdiğimiz  dönemde; ordumuzun  dağıtıldığı, Sevr antlaşmasıyla vatanın parçalandığı, Rumeli'nin kaybedildiği, güzel İzmir'in,yeşil Bursa'nın Yunanlılar tarafından işgal edildiği,düşman ordularının Ankara'ya doğru ilerlediği, TBMM' de hükümet merkezinin Kayseri'ye naklinin  bile  tartışıldığı sırada;  tehlikenin en alevli anlarında hiç umutsuzluğa  kapılmadan  ayağında  deri çarık, elinde demir asa ile   Anadolu'yu adım adım dolaşmıştır.

            Konya'da çıkan bir isyanı bastırmak için Konya'ya koşmuş, Oradan  devlete isyan hazırlıkları başlanan Necid çöllerine uzanmıştır. Her gittiği köy, kasaba ve şehir  camilerinde vatan savunmasına dair  yaptığı   ateşli vaazlarla  milletin ruhunda fırtınalar koparmıştır.

 

                                                  Akif umut şairidir

            Akif; memleketin  en karanlık ve buhranlı günlerinde  fakir,silahsız, cephanesiz mutsuz ve umutsuz  bir  millete umut aşılamıştır. Ölüm kalım mücadelesinde bazen engin duygulu bir şairin bir ordu kadar etkili olduğu görülmüştür.  Mehmet Akif'te kaleminden bir volkan gibi fışkıran   İstiklal Marşını yazarak, İstiklal harbinin manevi cephesinde  başlatılan büyük taarruzla Yunanı denize döken harekatın motor gücü olmuştur.

 

Safahat, İman abidesinin nazma bürünüş şeklidir.

         Akif'i anmak yetmez Onu anlamak lazımdır. Onu anlamak için de  doğumundan ölümüne kadar geçirdiği  bütün hayatını içine alan   bir iman abidesinin nazma bürünmüş şekli olan Safahatını iyice tetkik etmek gerekir. Çünkü Safahatta; ağlayan,üzülen,acıyan,dertlenen, sevinen,kızan,isyan eden,koşan,konuşan tartışan bir kahraman vardır O da  Akif'in kendisidir.

         O millete romantik köşelerden, sırça köşklerden değil; sefalet ve yoksulluk  içinde kıvranan halkının  zaviyesinden bakmıştır. Koskoca İslam aleminin dertleriyle dertlenmiş, feryatlarını haykırmıştır."Mahalle Kahvesi"nde zamanını kahvehane köşelerinde  öldüren tembel kişileri. "Köse İmam"da İslam'ı yanlış anlayarak karısını boşamak isteyen acımasız cahil bir adamı anlatmış,  özlenen gençliği ise  "Asım" la simgeleştirmiştir.

            "Seyfi Baba"da bir dostunun hastalığı kendisini perişan etmiştir. "Hasta"da veremli bir ziraat mektebi öğrencisiyle ölüm yolculuğuna çıkmıştır. "Meyhane"de sarhoş kızı İffet'in evde kalma acısını paylaşmıştır. "Küfe" de küfeci Hasan'ın fakirliğini ve çaresizliğini,yetim kalan bir çocuğun dramını yaşamıştır.

           Velhasıl  kahvehanelerin,meyhanelerin pis havasını camilerin,minberlerin secdelerin heyecanını, cephelerin kan ve kıyametini koskoca bir milletin geçirdiği safhaları dile getirmiştir.

            Bütün bu olaylar Mehmet Akif'in  duygulu ve coşkulu şairliği yanında mücadeleci ,azimli,cesur ve  emsalsiz vatanseverlik  anlayışını,sosyal yönünü  ortaya koyan ifadelerdir.

 

 

Akif, milli ve yerli şairdir.

               Mehmet Akif Ersoy kadar  Müslüman Türk Milletinin dertleriyle dertlenen, Müslüman Türk milleti gibi düşünen, Müslüman  Türk milleti gibi konuşan ve yaşayan bir başka milli,yerli  şair göstermek mümkün değildir.

            İçinde bulunduğumuz çağda, at izinin it izine karıştığı İslam coğrafyasında Akif'in İslam anlayışına,yorumuna samimiyetine,azmine,cesaretine birleştirici ve bütünleştirici kimliğine olan ihtiyacımızı kelimelere sığdırmak mümkün değildir.

          Akif dalkavukluk yapmayan ve dalkavukluktan hoşlanmaya Müstesna bir adamdır         

          Yazımı  Mithat Cemal'in Akif ille İlgili şu  tespiti ile tamamlamak istiyorum. Mithat Cemal şöyle diyor:"Akif hayatımın 33 senesidir. Bu 33 senede o, bir tek defa bile  bayağı olmadı. Onun iç yüzüne baktığım vakit gökyüzüne, denize bakar gibi ferahlardım. Sonra 63 senelik hayatını öğrendim; bu ne berrak 63 senedir, siyah ve pis tek bir dakikası yoktur.'" "Dalkavukluk etmeyen adam gördüm; fakat dalkavukluktan hoşlanmayan adam görmedim. Bunun bir müstesnası vardır: O da Akif'tir.

           Akif: "Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,
                    Günler şu heyulayı da, er geç silecektir..           
                                          Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma,      

  Sessiz yaşadım,kim beni nerden bilecektir... "

            Sözleriyle tevazu gösterse de bu gün  yurt içinde ve yurt dışında resmi  kurumlarımızda, kışlalarımızda,kalelerimizde,kulelerimizde ay yıldızlı bayrağımız onun şiiriyle  dalgalanmaktadır.  Hayatını ve İstiklal marşını milletine adayan Akif'imizi  rahmet ,minnet ve şükranla anıyorum.Ruhun şad mekanın cennet olsun.

 

                                                       Mustafa KIR

                                         Memur-Sen Ankara İl Başkanı

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.