Abdurrahman Sorgun

Abdurrahman Sorgun

Abdurrahman Sorgun
Yazarın Tüm Yazıları >

Namaz...

A+A-

İslam'ın beş şartından biri ,dinimizin direği, müminin miraca yükselişi ,kişinin Rabbine yaklaşması, insanın Yaratıcısı Halık olan Allah'ın karşısında silkelenişi  ve ancak Rabbinin karşısında boyun eğmesinin adıdır Namaz. Sevgililer sevgilisi Peygamber efendimiz Hazreti Muhammed(sallallahualeyhivesellem) miraca çıktığında ümmeti olan biz müminlere 5 vakit namazı hediye olarak getirmiştir. Kendisi de namazı çok sever ve kılardı. Öyle ki bazen namaz kılmaktan  ayakları şişerdi. O sevgililer sevgilisi namaza çok ehemmiyet verir, çoğu zaman uzattıkça uzatır, tadili erkana dikkat ederek  huşu içinde kılardı. Bazen secde halinde o kadar uzun beklerdi ki; Hazreti Aişe annemiz rivayetlerinde anlattığı üzere , O Rahmet peygamberi uzun süre hareketsiz bir şekilde secde edince, sanki öldüğünü zannederek ayaklarını gıdıklar , Alemlere rahmet efendimiz ayaklarını hareket ettirince rahatlardı. Bir hadisi şerifinde; ''Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi. Helâl kadın ,güzel koku ve gözümün nuru namaz '' buyurmuştur. Ayrıca nafile namazları ve  gece namazlarına çok özen gösterirdi.

Rabbimizin buyruğu olan namaz kılmamaya ancak iki engel vardır. Bunlar ölü ve deli olmak. Bu yüzden namaza çok önem vermeli ,adeta Peygamber efendimizi örnek alarak huşu içinde kılmalıyız. Rabbimiz cellevale hazretlerinin namaz ve önemi ile ilgili Kuran-ı Kerim'de onlarca ayette emirleri vardır. Bunlardan bir kaçını sizinle paylaşayım isterseniz.

 

'' Münafıklar Allah'ı aldatmaya çalışırlar.Allah da onların bu çabalarını boşa geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar.'' (Nisa 142)

       

    ''Sizin dostunuz ancak Allah’tır, Resûlüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren mü’minlerdir.'' (maide 55)

 

''Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı’ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.''(isra78)

''Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud’a ulaştırsın.''(isra79)

 

'': Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.''(Bakara 153)

Sahabe efendilerimiz, sabaha girdikleri zaman saçları dağınık, renkleri sararmış bir şekilde bulunurlardı. Geceyi secde edici, rükû edici olarak geçirirlerdi. Bazen uzun müddet kıyamda kalırlar, bazen de uzun müddet secdeye kapanırlardı. Aziz ve Celil olan Allah’ı andıkları zaman, rüzgarlı bir günde ağaç sallanır gibi sallanırlar; gözlerinden, elbiselerini ıslatıncaya ve yerde abdest suyu ölçüsünde eser bırakıncaya kadar yaş boşanırdı. Sabah olunca yüzlerine yağ sürerler, gözlerine sürme çekerler; halk içinde sanki geceyi hep uykuyla geçirmiş gibi çıkarlardı.

 

Hz. Ali acıyı hissetmedi

Sahabe-i Kiram, namaza durdukları zaman kendilerini Allah korkusu ve azameti kaplardı. Hazret-i Hasan -radıyallahü anh-, abdest alırken rengi değişirdi. Biri:

 

- Niye böyle oluyorsun? diye sorunca Hazret-i Hasan (r.a)

“Azametli, mutlak kudret sahibi, her istediğini derhal yapan bir sultanın huzuruna dikilme zamanı gelmiştir.”

 

Hz. Ali (radıyallahuanh)’ın savaşta vücuduna saplanan okun namaz kılarken çıkarılması olayı meşhurdur. Nitekim bir keresinde baldırına bir ok saplanmıştı. Çıkarmak için uğraşılmış da çıkarılamamıştı, çok acı veri veriyordu. Hz. Ali’inin namaza durmasına ve okun bu arada çıkarılmasına karar verildi. Nafile Namaz kılmaya başlayan Hz.Ali secdeye kapanınca, oku kuvvetle çektiler ve çıkardılar. Namazı bitirince etrafına bakınarak “oku çıkardınız mı?” diye soran Hz. Ali’ye Oradakiler ‘çoktan çıkardık’ dediler.  Hz. Ali’nin namaz vakti gelince, vücudu titremeye başlar ve yüzü sararırdı. Sebebini soranlara şöyle derdi: “Yerle göğün kaldıramadığı, dağların taşımaktan aciz kaldığı bir emaneti eda etme zamanı gelmiştir. Onu kusursuz olarak yapabilecek miyim, bilemiyorum.

 

Cansız direk gibi dururdu

Hazret-i Ebû Bekir -radıyallahü anh- namazını hûşu ve kalp huzuru ile kılardı. Öyle ki namazda duruşları esnasında adeta bir cansız direk gibiydi.

 

Mücahit -radıyallahü anh-, Hazret-i Ebû Bekir ve Abdullah bin Zübeyr -radıyallahü anhüma-’nın namaz kılışlarını şöyle anlatıyor:

 

“Onlar namaz kılarken, sanki bir direk gibi hareketsiz dururlardı.”

İdama giderken Namaz

Bir sabah erkenden O büyük imanlı Sahâbînin zincirlerini çözüp, zindandan çıkardılar. Mekke dışında Ten’im denilen yere götürdüler. Az sonra bir müşrik bağırdı:

 

- Ey Hubeyb! Sen bizim babamızı, Hâris bin Âmir’i öldürdün. Bugün onun intikamını senden alacağız. Ölmeden önce bir isteğin var mı?

Hubeyb bin Adiy gâyet sâkin, şunları söyledi:

- Yaşatan ve öldüren ve öldükten sonra gene diriltecek olan, yalnız Cenâb-ı Allah’tır.. O’na binlerce hamd olsun.

 

Müşrikler hayretle tekrar sordular:

 

- Ölmeden önce son bir arzun yok mudur?

- Beni bırakınız iki rekât namaz kılayım...

- Kıl orada.

 

Elleri ve ayakları çözülen Hazreti. Hubeyb, hemen namaza durup, büyük bir sükûnet içinde huşû’ ile iki rekât namaz kıldı. Cenâbı Hakk’a son dualarını yaptı.

Toplanan müşrikler, kadınlar, çocuklar heyecanla onu seyrediyorlardı. Namazını bitirdikten sonra;

 

- Vallahi eğer ölümden korkarak namazı uzattığımı zannetmeyecek olsaydınız, namazı uzatırdım ve daha çok kılardım, dedi.

Namazlar başlıca üç çeşittir:

 

1- Farz namazlar

2- Vacib namazlar 

3- Nafile namazlar 

 

1- Farz namazlar: Bunlar beş vakit namaz ile Cuma ve cenaze namazıdır. (Cenaze namazı farz-ı kifâyedir)

 

2- Vacib namazlar: Vitr namazı, bayram namazlarıdır. Kazaya kalan vitr namazını da, kaza etmek vacibdir.

 

3- Nafile namazlar: Farz ve vaciplerden başka kılınan namazlara Nafile Namazlar denir. Beş vakit namazın sünnetleri, (Nafile namazları, sünnet namazların dışında ayrı bir kategori olarak ele alan bilginler de bulunmaktadır) teravih namazı ve sevab kazanmak niyyeti ile kılınan teheccüd, tahıyyatül- mescid, işrak, duha, evvabin, istihare, tesbîh namazları gibi namazlar, nafile namazlardır.

Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, Onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.(Maun 4 ,5, 6)

Rabbimizin bu ayette buyrduğu kimselerden değil,  namazı dosdoğru kılan muvahhid kimselerden olabilmemiz temennisiyle ..selâm ve dua ile..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.