1. YAZARLAR

  2. Bayram Akyüz

  3. Neden İstiklal Marşı?
Bayram Akyüz

Bayram Akyüz

Bayram Akyüz
Yazarın Tüm Yazıları >

Neden İstiklal Marşı?

A+A-

İstiklal Marşı'nın kabulünün 95. yılı ülkemizde çeşitli etkinliklerle anıldı. Pek çok üzerine düşündüğümüz ama hala birçok yönüyle üzerine düşünülecek bir mefhumdur milli marş.  Her şeyden önce toprak parçasının vatan, insan topluluklarının millet olabilmesinin en önemli harcı bağımsızlığın sembolü bir marşın özgürce söylenebilmesidir. Eğer İstiklal Marşı'mızla gök kubbemizi avazımızın çıktığı kadar doldurabiliyorsak özgür bir milletiz demektir. İstiklal Marşı'nı her hafta başında ve sonunda, törenlerde okullarda okunan bir şiir olarak görürsek en başından bağımsızlığımızı esaretin pençesine sunmuş oluruz. Gençlerimize her şeyden evvel bir milli marşa sahip olmanın ehemmiyetini kavratmalıyız. Her Türk evladı bilmelidir ki biz İstiklal Marşı okuyalım diye bazıları fidan çağlarında hayatlarını feda ediyor, biricik evlatlarını yetim bırakıyor, soğuk sıcak demeden düşmanla cansiperane mücadele ediyor. Bir milli marş her şeyden evvel şehitlerin kanlarıyla yazılır. Onların feda ettikleri canlarıyla anlam kazanır. Millet ancak onunla ete kemiğe bürünür, somutlaşır, tek vücut haline gelir.

İstiklal Marşı şairi merhum Mehmet Akif'in de hakkını burada teslim etmek gerekir. Milletin büyük bir ümitsizliğe sürüklendiği bir zamanda; "Korkma!"  ile başlayan ve bütün millete cesaret aşılayan mısraları bir çığ gibi gönülden gönüle taşmış ve milletimizin Zümrüdüanka kuşu misali küllerinden yeniden doğuşunun mimarlarından olmuştur. İstiklal Marşı Türk milletinin kısa bir tarihi gibidir.  Bazı mısralarında Ergenekon'dan aşırır bizi, bazı mısralarıyla iman dolu serhattimizde gezdirir, Yerden fışkıracak gibi toprağın altını bekleyen yiğitlerle dolaştırır bazı,  tek dişi kalmış canavarlara meydan okur, ezan sesleriyle süslenmiş vatan toprağında dolaştırır ruhumuzu, devleti ebed müddet fikrini ebediyen sana ve ırkıma izmihlal yok diyerek bir daha üzerine basa basa haykırır.  Düşmana Türk milletinin ne anlama geldiğini bir kez daha gösterirken içeride sinmiş, sönmüş, ümitsiz yüreklere su serper. Böyle bir duyuş da ancak milletine kendini adamış doğruyu söyleyen, doğruyu yaşayan bir acılı yüreğin eseri olabilirdi. O hep milletinin derdiyle dertlendi. Hakkı söyledi hakkın sesi oldu. Tek dileği rahmetle anılmaktı. Zira Safahat'ında

Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince

Günler bu heyulayı da silecektir

Rahmetle anılmak ebediyet budur amma

Sessiz yaşadım kim beni nereden bilecektir,

demişti. Evet, sessiz yaşadı, insanlar içinden bir insan gibi. Lakin tarih durdukça aziz milletimiz onu asla unutmayacak ve "Rahmetle" yad etmeye devam edecektir.

Ankara'da da İl Milli Eğitim Müdürlüğünün töreni şehrin en eski okullarından Taş Mektep namıyla anılan Atatürk Lisesi'nde İl Milli Eğitim Müdürü Erol Bozkurt Bey'in katılımlarıyla yapıldı. Törende Atatürk Lisesi öğrencileri Akif'in Asımları olduklarını göstermek için Atatürk Lisesi Konferans Salonunu hınca hınç doldurdular. Öğrenciler tarafından hazırlanan törende Bir Dava Adamı Mehmet Akif temalı tiyatro gösterileri büyük ilgi gördü. Mehmet Akif'in şair olmasının yanında sağlam karakteri ve erdemli hayatını konu alan tiyatrolar büyük bir ilgiyi üzerine topladı. Törende "Mehmedim" türküsü yürekleri dağlarken Mehmet Akif'in "Zülmü alkışlayamam zalimi asla sevemem" mısralarının bestelenmiş hali tüm salonu mest etti. Büyük ilgiyle izlenen tören çeşitli yarışmalarda derece almış öğrencilerin ödüllendirilmesiyle son buldu.

Böylesi törenler ülkenin her sathında bıkmadan usanmadan yapılmaya devem edilmelidir. Bu törenlerin sıradanlaşmasına asla müsaade edilmemelidir. Her seferinde yeni bir coşku yeni bir heyecanın ardı kovalanmalıdır. Bu törenler şüphesiz gençlerimizde Mehmet Akif olma heyecanını yaratacaktır.  Akif'i anlayan bir nesil emin adımlarla yürümeyi de başaracaktır.  Zira Akif toplumun tüm aksaklıklarını görmüş ve mısralarında bunları ve çarelerini anlatmıştır. Eskilerin sehlimümteni dedikleri konuşma kolaylığında şiir yazma kabiliyetiyle Akif Türk şiir hayatında önemli bir yer tuttuğu gibi zor zamanlarda söylediği, savunduğu ve yaşadığı fikirleriyle de gençlerimize ışık tutmaya devam edecektir. Milletimize yeni bir İstiklal Marşı yazdırılmaması hepimizin biricik duasıdır ama bunun yanında milletimizin evlatlarından Akif duyuşlu mütefekkirler ve şairler çıkması da dualarımızın baş tacı, eğitimcilerimizin yegâne hayali olmalıdır. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.