1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Öğretmenler Sordu, Müsteşar Cevapladı
Öğretmenler Sordu, Müsteşar Cevapladı

Öğretmenler Sordu, Müsteşar Cevapladı

MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, Ankara'da Seminer çalışmalarına katıldı.

A+A-

MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, Bugün Ankara'da İki Okulda Seminer çalışmalarına katılarak öğretmenlerle bir araya geldi. Samimi bir sohbet havasında gerçekleşen ziyaretlere, Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Erol Bozkurt eşlik etti. 

İlk Ziyaret Gölbaşı Dr. Şerafettin Tombuloğlu Anadolu Lisesi'ne, İkinci ziyaret Çankaya 75. Yıl Anadolu Lisesi'ne yapıldı.

Ziyaretlerde Tekin, kısa bir selamlama konuşmasının ardından sözü öğretmenlere bıraktı. 

Öğretmenlerin MEB ile ilgili sorularına açıklık ve samimiyetle cevap veren Tekin, hiç bir soruyu geri çevirmedi. 

İşte ziyaretlerden sizin için derlediğimiz konu başlıkları, sorular ve cevaplar. 

SEMİNER ÇALIŞMALARI

Eğitim-Öğretim yılı başında ve sonunda düzenlenen 2 haftalık seminer dönemlerinin daha verimli geçmesi için çalışma yapıyoruz. 

Eşim de 20 yıllık öğretmen. Biz de işin içindeyiz. Sahadan öğretmenlerimiz seminer dönemiyle ilgili paylaşımlarda bulunuyorlar.

Seminer döneminin ilk haftası okullarımızın iş ve işlemlerinin tamamlanmasına ayrılacak. 

İkinci haftası için okul / kurum türüne göre belirli bir plan dahilinde çalışmalar yapılacak. Bu konudaki planlama çalışmalarımız devam ediyor. 

ÖĞRETMEN ROTASYONU İPTAL EDİLECEK Mİ?

Öğretmenlere uygulanacak rotasyon çalışması, dünden bugüne karar verilmiş ve uygulamaya konulmuş bir çalışma değil. Çok önceden belirli çalışmalar yapılarak şekillenmiş ve bugün mevcut şeklini almıştır.

Öğretmen rotasyonu uygulanacak. Takvim işliyor. Bu konuda bir geri adım atma söz konusu değil.

Ortada bir bilgi kirliliği var. "Rotasyon iptal edilecek" türünden söylentiler bunlar. 

Ne Sayın Bakanımız, Ne benim, Ne de İnsan Kaynakları Genel Müdürümüzün bu tür bir açıklaması yokken bu söylentiler nerden çıkıyor anlamış değilim. 

NÖBETE ÜCRET VERİLECEK Mİ?

İki konu hakkında çalışmalarımızı yaptık. Bu konular Bakanlar Kuruluna sunulmuştur. 

Bunlardan biri, öğretmenlerimize nöbet ücreti verilmesi konusunda. Diğeri yetiştirme kursları ile ilgili. 

Yeni dönemde öğretmenlerimize nöbet ücreti verileceğini düşünüyorum. Ama bunun rakamsal boyutu hakkında şimdiden bir şey söylemek zor. O konu bakanlar kurulunun takdirinde. 

YÖNETMELİKLERDE ÖNEMLİ DÜZENLEMELER OLACAK

Milli Eğitim Bakanlığı olarak, belli konularda karar alırken geniş bir çerçevede düşünüyor, 850 bin kişilik bir aile olarak birlikte karar verelim diyoruz.

Bu konuda sizlerden ricam, bakanlığımızın katılım modülünü yakından takip etmeniz, görüş ve önerilerinizi bizlerle paylaşmanız.

MEB olarak zaman zaman yönetmeliklerde düzenlemeler yapmaktayız. 

Sanırım bir kaç güne kadar yeni yaptığımız değişkliklerle Orta Öğretim Kurumları Yönetmeliği yayınlanacak. Bu yönetmelikte; sınavlardan okul devamsızlığına ve not düzenlemelerine kadar bir çok konuda yeni düzenlemeler getiriliyor. 

TEOG YERLEŞTİRMELERİ VE NAKİLLER

TEOG sisteminde biz yaklaşık 8 yıllık bir çalışma yaptık. Yani biz 8 yılın sonunda çok daha oturmuş bir Orta Öğretime Geçiş Sistemine kavuşacağız. 

Geçtiğimiz yıl özellikle nakiller konusunda bazı sıkıntılar yaşandı. Ancak, bu nakil konusu, konjonktürel bir karardı. 

Bu yıl TEOG sisteminde yaptığımız düzenlemeyle, nakiller her ayın son haftasında yapılacak. Böylece o ay boyunca o okula başvuru yapan öğrencilerden puan üstünlüğüne göre öğrenciler yerleşecek.

Taban puan uygulaması olmayacak.  

MEB'DE İNGİLİZCE EĞİTİMİ

Bakanlık olarak, ingilizce eğitimi konusunda çalışmalarımız var. 5. sınıflarda ingilizce derslerinin ağırlıklı olarak yer aldığı bir program uygulayacağız. Bu yıl pilot uygulama yapacağız. Sonraki dönemde yaygınlaştırmayı düşünüyoruz.

KENDİNE HAKİM OLAMAYAN, DEVLETE HAKİM OLAMAZ

Binlerce yıl önce yaşamış bir düşünce adamından örnek vermek istiyorum: Eflatun. Eflatun, ideal bir devlet anlayışı ortaya koymuş. Bu ideal devette devlet adamlarının eğitiminde 2 temel dersin olması gerektiğini söylüyor: Müzik ve Beden. Eflatun, "kendine hakim olamayan, devlete hakim olamaz" diyor.

BİLİŞİM DERSLERİ

Geçtiğimiz dönemde bilişim ders saatleri okullarımızda azaltıldı. Bu bizim için de süpriz oldu. Bu kararı Talim Terbiye Kurulu almıştır. Bizim bilgimiz, haberimiz olmadan bu karar alınmıştır. Biz de bu kararın yanlış olduğunu düşünüyoruz.

FATİH PROJESİ SON HIZIYLA DEVAM EDİYOR

Fatih Projesi son hızıyla devam ediyor. Projede bazı noktalarda yavaşlama oldu diyebiliriz. Bunun nedeni, firmalar tarafından açılan dava sürecidir. Ancak şu an itibariyle tüm sıkıntılar aşılmış durumda. 

Sanıyorum yaz aylarında bütün işlemler tamamlanacak. 

10 milyon 600 bin tablet, bir sonraki eğitim-öğretim yılında dağıtılmış olacak. Burada %52'lik yerli üretim şartı var. Burada amaç, projenin alt yapımıza da katkısını sağlamak.

İnternet alt yapı çalışmalarımız da devam ediyor. 

MAHKEME KARARLARINI UYGULUYORUZ

Bakanlığımız ile ilgili bir eleştiri de, mahkeme kararlarının uygulanmadığı yönünde. 

Böyle bir şey yok. 

Örneğin Mahkemenin Liselere geçiş ile ilgili kararı vardı. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Biz bu konudaki savunmamıza devam ettik. Mahkemenin Esastan kararını bekledik. 

Ve mahkeme esastan kararında bizi haklı çıkardı. 

Biz esastan kararı beklemeseydik, 1 milyondan fazla öğrencinin okulu değişecekti. Sonra esastan kararında tekrar değişecekti. Böylelikle büyük bir sıkıntıyı önlemiş olduk. 

Mahkeme kararlarını uygulamama gibi bir durum söz konusu olamaz. 

PROJE OKULLARI ÖĞRETMENLERİNİN DURUMU

Proje okulları konusu, ilk çıktığında hedeflediğimiz durumdan epeyce uzaklaştı. Biz Proje okulu diye, örneğin Evren'de bir okul, benim bir projem var, bunu okulumda uygulamak istiyorum diye bakanlığımıza başvuracak. Bakanlığımız da gerekli çalışmayı yaptıktan sonra bu okulumuzu proje okulu bünyesine alacak.

Ama iş öyle olmadı. Büyükşehirlerimizin merkezinde zaten gözde olan okullar çeşitli baskılarla vs. proje okulu oldu. Bizim hedeflediğimiz böyle bir şey değil. 

Burada özellikle ifade ediyorum ki; proje okullarında görev yapan öğretmenlerin durumunda bir değişiklik olmayacak. O öğretmenlerimiz okullarında çalışmaya devam edecekler. Bir tayin, görevden alma ve atama söz konusu değil, olmayacak. 

DERSHANELER VE TEMEL LİSELERE KAYITLAR

Temel liselere okullarımızın en iyi öğrencilerinin, son sınıf öğrencilerinin kaydedileceği yönünde bir varsayımı kabul etmiyoruz. 

Aslında işin başından dershaneler konusu bir cemaat-hükümet mücadelesi değildir. Dershaneler öyle bir haldeydi ki, her 4 öğrenciden biri dershaneye gidiyordu. Ben kendi çocuğumu da Ortaöğretime geçiş sürecinde dershaneye göndermiş bir veli olarak bunu söylüyorum. 

Ülke genelinde 4 milyon civarında bir öğrenci sayısı vardı dershanelerin. 

Burada özellikle öğretmenlerimize yapılan bir haksızlık da vardı. Öğrenciler okul ve dershane öğretmenleri arasında kalıyordu. Dershanedeki öğretmen "okuldaki öğretmenin bilmiyor. bu konu böyle" şeklinde bir açıklama yapabiliyordu. 

Diğer taraftan ülkemizde özel okullaşma oranı %2-4 arasında iken, bir çok gelişmemiş ülkede bile bu rakam %10'ların üzerindedir. Biz de madem böyle bir kaynak var, heba edilmesin, dershaneler kapatılınca boşa çıkmasın istedik. Bu dershanalerle belli şartlarda anlaştık. 

4 yıl içesinde alt yapınızı tamamlayın dedik. Belli kontenjanlar ayırdık. Temel lise adı altında eski sisteme devam etmemeleri için önlemlerimizi aldık. Mesela onlar sadece 12. sınıflara kayıt yapamayacaklar. Burada bir sınıf için toplamın %30'undan fazla kayıt yapamaz şartını getirdik. Örneğin 6 bin kontenjanı olan bir okul 12. sınıflara en fazla 2 bin öğrenci kayıt alabilir. 

OKULLARIN KİRAYA VERİLMESİ

Kamu binalarının kiraya verilme durumu, çok özel ve zaruri durumlar içindir. Örneğin Bayburt'un Aydıntepe ilçesi var. Orada 600 kişilik pansiyonu olan 3000 kişilik bir okul binamız var. Aydıntepe ilçesinin toplam nüfusu 2 bin civarında. Yani bu kadar öğrenci yok. Bu kiralama durumları bu okullarımız için zorunlu durumlarda geçerlidir. 

MATEMATİK'TE OECD'DE SONUNCU MUYUZ?

Ben bunu kabul etmiyorum. Mevcut durumda OECD ülkeleri arasında gerilerde olduğumuz doğru. Ancak burada bir şey gözden kaçırılıyor. O da, bu sınavların müfredatı ile ilgili. OECD ülkelerinin müfredatına bakıldığında ayrıntılı konuların olmadığını görüyoruz. Bizim müfredatımız ise daha ağır ve detaylı. 

RESİM, MÜZİK, BEDEN EĞİTİMİ DERSLERİNE ÖNEM VERİYORUZ

Biz akademik başarı yanında, spor ve güzel sanatlar alanında da başarılı öğrenciler yetişsin istiyoruz. 

Sınav sisteminde yapacağımız düzenlemelerle %70 akedemik başarı, %30 spor, sanat, sosyal ve kültürel etkinlikler dikkate alınsın istiyoruz. 

Biz bu sistemi, TEOG sistemine başladığımız 8 yılın sonunda gerçekleştirmek istiyoruz. 

Ben şahsen, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcılığı yapmış biri olarak, ilk önce bu konulara eğildim. Spor, Sanat ve Kültürel konularda çalışmalarımız devam etmektedir. 

ÇOK FAZLA VE HAKSIZ ELEŞTİRİLDİĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUZ

Biz de bu ülkenin insanlarıyız. Uzaydan gelmedik. 

Bazen çok fazla ve haksız ithamlarla karşılaşıyoruz. Bu da bizi üzüyor. 

Biz bir adım atarken, bir karar alırken onlarca toplantılar yaparak, herkesin görüş ve önerisini alarak bu adımları atıyoruz. "Ne yapalım da öğretmenleri sıkıntıya sokalım" tarzından bir düşünceye sahip değiliz ve olamayız. Neden böyle düşünelim?

SORUN VARSA PAYLAŞIN, BİRLİKTE ÇÖZELİM

MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, bugün katılmış olduğu seminerlerde yapmış olduğu açıklamlarla samimi bir duruş sergiledi. Öğretmenlerden gelen her türlü soruya açıklıkla cevap verdi. 

Sami Aydoğan

www.memurpostasi.com Özel Haber

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.