1. YAZARLAR

  2. Hacı Sarı

  3. ÖZ YURDUNDA CUMA NAMAZI SEVİNCİ
Hacı Sarı

Hacı Sarı

Hacı Sarı
Yazarın Tüm Yazıları >

ÖZ YURDUNDA CUMA NAMAZI SEVİNCİ

A+A-

ÖZ YURDUNDA CUMA NAMAZI SEVİNCİ YAŞAMAK

Anadolu toprakları asırlar boyunca İslam medeniyetinin ve Türk kültürel özelliklerinin rahatça yaşandığı merkez olmuştur. Asırlardır sadece kendi bünyesindeki huzur ve istikrarın yanında başka coğrafyalara da iyilikler ve güzellikler ihraç etmiştir.

Orta Doğu bu güzelliklerin merkeziyken insanların hayatlarından endişeleri yoktu, hikayelerde hep güzel şeylerden bahsedilirdi. Çocukların hayallerini hep cenneti andıran yerler ve melekleri andıran insanlar süslerdi. Bu özellikler maalesef son yüzyıllarda yavaş yavaş yerini savaşa ve yoksulluğa bıraktı.

 Barış dininin müntesipleri savaşın sembolleri oluverdi de kendilerini hala barışın içerisinde sandı. Çocukların oyuncakları silahlar, askeri araçlar oldu. Anneler artık meleklikleriyle değil de savaşın ortasında yavrusunu korumaya çalışan mağdur ve mazlum insanlar olarak hayallerdeki yerlerini aldılar.

Türkiye'de yaşanan  müdahaleler, kardeş kavgaları ise farklı bir mağduriyetin ve mazlumiyetin ifadesi olmuştur. Müdahalelerde mutlaka dış güçlerin parmağının olduğundan herkes bahsederken iç barışın nasıl sağlanacağı konusunda toplumumuzun farklı kesimleri bir araya gelememiştir. Özellikle insanların en tabii talepleri olan inançlarına göre yaşama  istekleri yıllarca sanal korkularla reddedildi ve bu talebin sahipleri gericilikle suçlandı.

Son yıllarda insanımızın hemen her kesiminde haklarına kavuşmanın huzuru gözlenmektedir. Başörtüsü yasağının kalkması bir devrimdir ülkemizde. İnsanların başlarını örtüp örtmeyeceklerine hatta nasıl örteceklerine  fildişi kuledeki efendiler karar veriyorlardı.  Şükürler olsun ki bu garabet ortadan kalktı ve herkes isterse başını örtüyor, isterse açıyor. Ve insanlar kıyafetlerini kendilerine yakıştırdıkları ve inandıkları şekilde giyiyorlar.

2016 yılı insanların heyecanlandığı gelişmelerle başladı. Yine bu ülkede cumaya gitmek isteyen memurlar yıllarca engellendi, cumaya giden insanları fişlendi, ve insanların en doğal hakkı olan ibadet etme hürriyeti ellerinden alındı. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yayınladığı genelgeyle bu garabet de ortadan kalkmış oldu. İsteyen kamu çalışanları artık amirinden izan almadan Cuma namazına gidebilecek.

Çok güzel hareketler bunlar, insanların yüzünü güldüren, insanlara moral desteği veren çalışmalardır bu uygulamalar. İnsanımız öz yurdunda garip oldu yılarca. Gerekçe olarak da irtica gösterildi. Halbuki bir idare halkını sistemin dışına çıkarmak için değil, sistem içerisinde tutmak için çalışmalıdır. Muhafazakarlar bu ülkede her türlü zulme karşın asla sistemin dışına çıkmadı, şiddete başvurmadı, teröre tevessül etmedi,

Tek silahı sabır olan bu insanlar çalıştı, dua etti, kendini maddi ve manevi olarak geliştirdi. Teknolojinin ve iletişim çağının tüm imkanlarından faydalanarak mücadelesini verdi ve hakkı olanları almaya başladı. İmam hatip okullarının mağduriyeti, başörtülülerin mağduriyeti, Nadilini konuşamayanların mağduriyeti, romanların mağduriyeti kısaca toplumda haksızlıklara uğrayan herkesin mağduriyeti giderilmeye çalışılmaktadır. Cuma namazı sevinci yaşanmaktadır tolumun her kesiminde. Bu açılımlar halkını devletine daha da bağlayacak ve enerjiyi boş tartışmalara değil ülkenin geleceğine harcayacaktır insanımız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.