1. YAZARLAR

  2. Şahin Ali Şen

  3. Özel Okullar, Farkındalık Oluşturmada Öncü Olabilir Mi?
Şahin Ali Şen

Şahin Ali Şen

Şahin Ali Şen
Yazarın Tüm Yazıları >

Özel Okullar, Farkındalık Oluşturmada Öncü Olabilir Mi?

A+A-

Son yıllarda eğitim sistemi içinde özel öğretim kurumları ile bu kurumlara devam eden öğrenci sayısında önemli artış görülmektedir. Öyle ki, okul öncesinden ortaöğretime tüm kademeler göz önünde tutulduğunda özel öğretimde okuyan öğrenci sayısı Avrupa’daki bazı ülkelerin nüfusundan daha fazladır.

Bu tablo, özel okul açılmalı mı, açılmamalı mı tartışmasını çoktan geride bıraktığımızı gösteriyor. Bugün yapmamız gerekenözel okulların eksikliklerini gidererek, eğitim sistemimize öncülükyapabilecek, rol model olabilecek, farkındalık oluşturabilecek seviyeye getirmek olmalı ve enerjimizi bu vizyona yöneltmeliyiz.

Eğitim, sadece devletin görevi midir?  Hayır.  Özel okulların açılmasının tek nedeni devlet okullarından memnuniyetsizlik, sunulan eğitim hizmetinin kalitesiz ve yetersiz olması değildir. Üstelik, özel okullardan daha kaliteli olan devlet okullarının sayısı hiç de az değildir.

Ülkemizin eğitiminde sorumluluk almak isteyen insanlar var. Çocukluğundan beri kendi kafasındaki eğitim modelini hayata geçirmek isteyen girişimciler var. Eğitim sisteminde, ‘farkındalık oluşturmalıyım, değer katmalıyım’ diyen akademisyenler ve düşünce insanları var. Türkiye’nin geleceğine katkı yapmak isteyen vakıflar ve sivil toplum kuruluşları var.

 Bu sorumluluktan beslenen yüksek enerji ve insana yatırım yapma heyecanının önünü açmak gerekiyor. Özel okullar da insana yatırım yapılan zeminlerden birisidir. Tabi ki, ‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ mantığı içinde değil.  Özel okulların görevirekabetten ziyade yüksek nitelikli, iyi ve erdemli insan yetiştirmek olmalıdır.

Bu anlayışla, özel okul sahipleri toplumdan yükselen seslere, eleştirilere kayıtsız kalmamalı, kulak kesilmelidir. Çocuklar, özel okulların rekabet savaşının unsuru olmamalı, özel okullar kâr amaçlı çalışan ticarethanelere dönüşmemeli, veliler müşteri olarak görülmemelidir. Özel okul sahipleri elde ettikleri gelirlerle yine eğitime yatırım yapmalıdır. Özellikle öğretmen istihdamında istikrarın yakalanması ve tecrübenin korunması için öğretmenlerin mali, sosyal ve özlük hakları Milli Eğitim Bakanlığı’nın seviyesine yakın olmalı, bunun içinde mutlaka taban bir maaş belirlenmelidir.

Veliler, neden çocuklarını özel okullara veriyor, bu konu periyodlar halinde araştırılmalıdır. Bu konuda yapılan araştırmalar var mı, ne söylüyor bilmiyorum. Ancak, özel bir kamuoyu araştırması yaptığınızda velilerin, özel okulları ‘korunak’ olarak gördüğünü fark edeceksiniz. Bir okul yöneticisi, çocuğunu kaydettirmeye gelen emniyet görevlisine ‘niçin özel okulu tercih ediyorsunuz’diye sorduğunda velinin verdiği cevap‘devlet okullarının önünde bali çekiliyor, uyuşturucu pazarlanıyor’ oluyor. Bu iddia doğru ise devlet tedbir almalı, doğru değilse bu algıyı düzeltmelidir. Bu mevzuyla ilgili küçük bir hatırlatma yapmak isterim: Tekil olaylardan yola çıkarak genelleme yapmaktan vazgeçmeliyiz. Tekil bir olay deyip sorunu küçümsemekten de uzak durmalıyız. Çünkü, tekil bir olay ihmal edilirse genel bir sonuna dönüşebilir, tekil bir olayı genellemek ise karamsarlık üretebilir.

Velilerde, devlet okullarının tek tipleştirdiği kanaati yüksek, bundan dolayı çocuklarının özel yeteneklerinin ortaya çıkarılamadığını düşünüyorlar. Özel okulların, çocuklarının özündeki tüm cevherleri ortaya çıkaracağına/çıkardığına inanıyorlar. Özel okullar velilerin bu bakış açısını boşa çıkarmamalı, çocukların ve gençlerin özündeki cevheri ortaya çıkarmalarında özel sorumluluklar üstlenmelidir. Özel okulların devlet okullarına göre, öğrencilerle tek tek ilgilenme imkan ve fırsatları var. Yeni materyal ve ileri teknoloji kullanma imkanları daha yüksek. Bu avantajları iyi değerlendirmeli ve özel yetenekleri keşfetmeliler. Bu odaklanmaları dünya çapında marka insanların çıkmasının yolunu açabilir.

Veliler özel okullardan, hem akademik hem sanat hem de sportif alanda başarı bekliyor. Özellikle yabancı dil öğreniminde farkındalık oluşturmasını istiyor. Bu yerinde bir talep.  Bir öğrenci özel bir okuldan mezun olurken en azından bir dil bilirse farkındalık oluşturmuş olur, iki dil ve daha fazlasının öğretilmesi halinde farkındalık oluşturmada zirveye çıkılır. Bu farkındalık, üniversiteye giriş sınavlarında, yabancı dilde eğitim yapan bölümler tercih edildiğinde, memuriyet sınavlarında, ticari hayatta, günlük hayatta önemli bir kolaylık sağlayacaktır. Tabi ki, özel okullar yabancı dil öğreten merkezler değildir. Asli sorumlulukları akademik başarıdır. Spor, sanat ve dil alanındaki başarılar farkındalık oluşturmak açısından büyük önem taşımaktadır.

Gençlerin hep okumadığından, okuma okuryazarlığının az olduğundan şikayet ederiz.  Özel okullarda okuyan çocuklarımızın, okuma alışkanlıkları yüksek mi, şablon değerlendirmelerin dışına çıkabiliyorlar mı? Bir olay karşısında tepki verirken slogana mı sarılıyorlar, yoksa analitik düşünerekanaliz ve gözlem yaparak seçenek üretme, çıkış arama yolunu mu tercih ediyorlar. Eleştiriye açıklar mı, özeleştiri yapabiliyorlar mı? Özeleştiri yapabilen öğrencinin rehberi kendisidir, tecrübelerden de yararlanarak kendi yolunu kendi çizebilir.

Özel okullar içinde hem okul sayısı, hem öğrenci sayısı hem de öğretmen sayısı bakımından temel liselerin payı yüzde 40’ları buluyor. Zamanla bu temel liselerin gerçek özel okullara dönüşümü sağlanmalıdır. Tam olarak katılmadığım bir yorum olsa da üniversitelerin ‘iri lise’ olduğunu iddia eden akademisyenler, siyasiler ve sivil toplumcular var. Temel liselerle ilgili de ‘dershanelerin gelişmiş modeli’ yorumu yapılıyor. Bu iddianın ortaya atılmasının en büyük nedenlerinden biri öğrencilerin son sınıflarda yoğunlaşması, sanatsal başarı, dil başarısı, sportif başarı yerine tamamen sınav kazandırma başarısına odaklanmalarından kaynaklanıyor.

Özetle; özel okullar kültür merkezli, aşırı ideoloji yüklemeden, akademik başarı yanında sanatsal, sportif ve dil başarısını da önemseyen, erdemli insanlar yetiştirmeyi ana gaye edinen eğitim kurumları olmalıdır.

Bir teklif; Yazımı bir öneriyle bitirmek istiyorum. Nasıl devlet ve özel üniversitelerde yurtdışından öğrenci varsa özel okulların da yurtdışından öğrencileri olmalıdır. Bu konuda gerekli teşvikler yapılmalıdır. Özel okulların dünyanın dört bir yanından öğrencilerinin olması, büyük Türkiye vizyonuna olumlu katkı yapacaktır. MEB bu konu üzerinde düşünmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.