1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Popülist vaat değil, sahici siyaset istiyoruz
Popülist vaat değil, sahici siyaset istiyoruz

Popülist vaat değil, sahici siyaset istiyoruz

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, CHP ve HDP’nin seçim beyannamelerini eleştirerek, söz konusu partilerin bugüne kadar elde edilen kazanımları geriye götürmek istediğini söyledi.

A+A-

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, CHP ve HDP’nin seçim beyannamelerini eleştirerek, söz konusu partilerin bugüne kadar elde edilen kazanımları geriye götürmek istediğini söyledi. Yalçın, popülist, yerine getirilmesi mümkün olmayan vaatler yerine, sahici ve toplumun beklentilerini karşılayan bir siyaset istediklerini kaydetti.

 

Asıl meselenin, temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınabilmesi, ülkenin korku tünelinden çıkabilmesi, ham demokrasiden tam demokrasiye geçmek olduğunu belirten Yalçın, “Biz, özlük ve özgürlük mücadelesini birlikte yürüten, ücret sendikacılığını da içinde barındıran hizmet sendikacılığı anlayışını ortaya koyan bir sivil toplum örgütüyüz” dedi.



 

Eğitim-Bir-Sen Rize Şubesi genişletilmiş il divan toplantısı ve Artvin Şubesi’nin ‘Teşkilat Buluşması’na katılan Genel Başkan Ali Yalçın, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

 

Darbecilerle aynı yaklaşım içerisindeler

 

Partilerin seçim bildirgelerini açıkladığını hatırlatan Yalçın, AK Parti, CHP ve HDP’nin seçim bildirgelerinde eğitimine ilişkin başlıkları incelediklerini söyledi.



 

Yalçın, milletin 28 Şubat dayatmalarını boşa çıkardığını ifade ederek, şöyle devam etti: “Türkiye’de mesleki eğitimi baltalayan 8 yıllık kesintisiz eğitimin uygulamasından ve dayatmasından kurtulduk. Aynı şekilde eğitimin üzerindeki vesayet gölgesini ortadan kaldırttık Şûra kararlarının hayata geçmesinden rahatsız olan ana muhalefet partisi, seçim beyannamesinde 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatmasını yeniden getireceğini ifade ediyor. Seçim bildirgesi ile ortaya koydukları yaklaşım, Türkiye’de MGK kararlarıyla dayatılan yaklaşımlar, Kenan Evren’in yaklaşımları ve 27 Mayıs ihtilalcilerinin yaklaşımlarıyla aşağı yukarı aynıdır. Burada CHP, kendisine niçin oy verilmesi gerektiğini değil, neden oy verilmemesi gerektiğini de topluma deklare etmiş bulunuyor. CHP’nin bu tavrı, millete ve değerlerine ne kadar yabancı olduğunu göstermektedir. O yüzden CHP seçim beyannamesi ile sınıfta kalmıştır. Sanıyorum ve umut ediyorum ki, bu yaklaşımlarıyla 7 Haziran seçimlerinde de sandıkta kalacaktır.”



 

Kazanımları geri almak istiyorlar

 

HDP’yi de benzer tutumundan dolayı eleştiren Yalçın, “HDP’nin seçim bildirgesini okudum. 4+4+4 eğitim sisteminden son derece rahatsız olduklarını ifade etmişler. Seçim bildirgelerinde yeniden 8 yıllık kesintisiz eğitime dönülmesi gerektiği iradesini ortaya koymuşlar. 4+4+4’lük eğitim sisteminden geri dönüleceğini beyan etmişler. İmam hatiplerin orta kısımlarının yeniden açılmış olmasını, milletin taleplerinin yerine getirilmiş olmasını içlerine sindiremiyorlar ve kazanımları geri almak istiyorlar. Ana muhalefetin ve bazı muhalefet partilerinin ortaya koyduğu tavır, halktan oy isteme değil, halkın neden kendilerine oy vermemeleri gerektiğini ifade eden yaklaşımlardır” diye konuştu.

 


 

Mekân ısrarının kazandırdığı tek şey vandalizmdir

 

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde Konya’da olacaklarını kaydeden Yalçın, “Hoşgörü ve medeniyet şehrinden barış ve kardeşlik mesajlarını ve taleplerimizi dile getireceğiz. Taksim dayatması devam ediyor. Taksim üzerinden toplum gerilmeye, Taksim ısrarının bu ülkeye şimdiye kadar kazandırdığı tek şey anarşizm ve vandalizmdir. Emek örgütleriyle milli iradeyi uzaklaştıran, aralarına barikat koyan bu tür yaklaşımları doğru bulmuyoruz. Taksim ne kurtarılacak bir kale ne arkasına sığınılacak bir siperdir. Önemli olan, yerler değil, insandır, talepleridir ve insan onurudur. Taksim dayatmasının ve gerginliğinin bu ülkeye hiç bir fayda getirmediğini bundan önceki dönemde de test ettik. Herkesi sağduyulu olmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

 

28 Şubat sürecinde, 1997-2003 yılları arasında 11 bin öğretmenin istifa ettiğini, 3 bin 527’sinin görevine son verildiğini söyleyen Yalçın, “Bu sürecin emek ve ekmek adına olduğunu iddia edenler, adı sivil ama beyni üniformalı yapılardı” ifadesini kullandı.

 

Yalçın, 28 Şubat sürecinin dayattığı uygulamaların ve sorunların, 18. Milli Eğitim Şûrası’nda Eğitim-Bir-Sen’in ortaya koyduğu çalışmalar sonucu getirilen 4+4+4 eğitim sistemiyle giderildiğini vurguladı.



 

Ücret ve hizmet sendikacılığını birlikte yürütüyoruz

 

Sendikaları sadece ücret mekanizmasının bir aygıtı olarak konumlandırmanın yanlış olduğunu dile getiren Yalçın, şunları kaydetti: “Biz, sendika olarak, özlük ve özgürlük mücadelesini birlikte yürütüyoruz. Bu ülkedeki temel sorun kuruş değil, duruş sorunudur. 54. hükümet döneminde verilenlerin tamamı bir kalemde geri çekilmiştir. 5 Nisan kararlarıyla ülke uçuruma sürüklenmiştir. Asıl mesele, temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınabilmesi, ülkenin korku tünelinden çıkabilmesi, ham demokrasinin tam demokraside olmasında gizlidir. Biz, ücret sendikacılığını da içinde barındıran hizmet sendikacılığı anlayışını ortaya koymuş bir sivil toplum örgütüyüz.”



 

Programlara, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla, Rize Şube Başkanı Seyfettin Afacanlar, Artvin Şube Başkanı İbrahim İnce ve yönetimleri, Memur-Sen İl Temsilcileri ve yönetimleri, ilçe temsilcilik yönetimleri, üyeler, milletvekilleri, belediye başkanları, il milli eğitim müdürlüğü yetkilileri ile çok sayıda davetli katıldı. 




HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.