1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Sakın İmam Hatip mezunuyum deme!
Sakın İmam Hatip mezunuyum deme!

Sakın İmam Hatip mezunuyum deme!

AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Talip Küçükcan, 28 Şubat Postmodern Darbesi'nin 19. yıl dönümünde "Bir 28 Şubat hikayesi de bizden" başlıklı yazı kaleme aldı.

A+A-

28 Şubatı takip eden yıllarda başımdan geçen bir hikayeyi anlatmak isterim. Genç kardeşlerim ders alsın, inanç ve din özgürlüğüne sahip çıksın, vesayet ile mücadelenin değerini iyi kavrasın.

İngiltere'de Londra Üniversitesi'nde yüksek lisans, Warwick Üniversitesi'nde sosyoloji doktorası ve doktora sonrası bilimsel çalışmalarımı tamamladıktan sonra 1999 yılında Türkiye'ye döndüm. 28 Şubat'ın etkilerinin her kuruma sirayet ettiği bir döneme denk gelmişti dönüşüm.

Devlet üniversitelerinde iş bulma girişimlerim netice vermedi. Bu arada bir vakıf üniversitesinde öğretim üyesi olan bir tanıdığım kendi üniversitelerinde sosyoloji bölümünde ingilizce ders verebilecek bir hocanın arandığını ve Rektörle görüştürebileceğini söyledi.

Randevu günü ve saatinde Rektör bey huzura kabul etti. İngilizce özgeşmiş ve yayın dosyasını takdim ettim. Aldı ve incelerken "iyi üniversitelerde okumuş, çok sayıda yayın yapmışsınız, tebrik ederim, bana biraz kendinden bahseder misin" diye sordu. Ben de yurt dışı eğitimim, deneyimlerim ve çalıştığım uluslararası projelerden bahsetmeye başladım. Sözümü keserek "İngiltere'yi boşver Türkiye'de nereden mezun oldun" diye sordu. Özgeçmişimde yazıyordu ama galiba dikkat etmemişti. Kendinden bahseder misin sorusuyla başlayarak aramızda hiç unutmadığım şöyle bir konuşma geçti.

Rektör: "Biraz kendinden bahseder misin?"
TK: "Londra ve Warwick Üniversitesinde lisans üstü çalışmalar yaptım... "
Rektör: "Onları boşver. Türkiye'de nereden mezunsun?"
TK: "Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'den mezunum."
(Bunu duyana kadar yayınlarımı dikkatlice inceleyen rektör ilk kez başını kaldırıp yüzüme baktı ve...)
Rektör: "Sakın İmam Hatip Lisesi mezunuyum deme."
TK: "Evet İmam Hatip Lisesi mezunuyum."
Bunu üzerine rektör özgeçmiş ve yayın dosyasını katladı, masanın üzerinde bana  doğru itti ve aynen şunu söyledi:
"Talip bey yapabileceğimiz birşey yok, gidebilirsiniz."

NOT: Yukarıda anlatılanlar hayal ürünü değildir. Bu fakirin 28 Şubat sonrası yaşadığı bir olaydır. Elbette bilhassa başörtülü kardeşlerimizin, kamuda çalışanların ve işmdünyasında bile yeşil sermaye diye dışlanananların yaşadıkları yanında belki anlatmaya bile değmez ama bir zihniyete (ki bu zihniyetin bilhassa üniversitelerde hala mevcut olduğuna ve tekrar su yüzüne çıkmak için fırsat kolladığına inanıyorum) işaret etmek için anlatayım istedim.

haber10

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.