1. YAZARLAR

  2. Şahin Ali Şen

  3. Sistem Kurucu Olarak Eğitim
Şahin Ali Şen

Şahin Ali Şen

Şahin Ali Şen
Yazarın Tüm Yazıları >

Sistem Kurucu Olarak Eğitim

A+A-

İnsan odaklı kadim kültürün ve medeniyetin mensuplarıyız. İlim, irfan, hikmet ve adalet ekseninde medeniyetimizi yeniden inşa edebilirsek büyük bir buhran geçiren insanlığa ve medeniyet krizi yaşayan dünyaya çıkış yolu gösterebiliriz. Kadim medeniyetin yeniden inşasında ise en büyük rol ve sorumluluk ‘sistem kuran sistem’ misyonu olan eğitimindir.

Türkiye’de bırakın sistem kurma misyonunu yerine getirmeyi, kendi sorunlarını çözemeyen bir eğitim sistemiyle karşı karşıyayız. Bu nedenle en kısa zamanda eğitim sistemini sil baştan yeniden yapılandırmalıyız. Eğitim sisteminde reform yapılması, sorun çözme kabiliyetinin yükselmesi, sistem kurma özelliği kazanması, yenileyici ve geliştirici yüksek nitelikli insanlar yetişmesi açısından önemlidir. Bu durum güçlü ve adil ekonomik sistem, sosyal güvenlik sistemi, sağlık sistemi, uluslararası ilişkiler sistemi ve savunma sistemi kurulmasında doğrudan etkili olacaktır. Bu yüzden kurumsal ve toplumsal yapıları etkileme gücü yüksek olan eğitim sistemine ‘sistem kuran sistem’ diyoruz.

 Eğitim sistemi, sistem kuran sistem olmak için bir insan modeli öngörmelidir. Bu model hem erdem hem de teknik beceri yönüyle yüksek nitelikli insandır. Bu kimlik iyi insan, güzel insan, doğru insan, adil insan ve üretken insan modelidir. Yanlış eğitim yanlış birey, yanlış birey yanlış aile, yanlış aile yanlış toplum, yanlış toplum yanlış devlet demektir. Eğitim sistemindeki küçük bir sapma, tüm sistemlerde zincirleme büyük sapmalara neden olacak, olumsuz gelişmelere sebebiyet verecektir.

Genellikle başarılı ve iyi insanlar için “fabrika hatası” diyoruz. Bunun anlamı şu: Eğitim sürecinden istisnai olarak iyi, güzel, doğru, adil ve başarılı insan çıkıyor. Halbuki, kötü, çirkin, yanlış, adil olmayan ve başarısız insanların istisna olması gerekir.  Bu durumu tersine çevirmek için anaokuldan doktora programına kadar süren ilim, irfan, hikmet yolculuğunda akıl, kalp, ruh, dil ve hareket birlikteliğini ve uyumunu sağlamalıyız.

Eğitim sistemini müfredatıyla, eğitici kadrolarıyla, kurumlarıyla yeniden yapılandırabilirsek kurucu ve yapılandırıcı bir sisteme dönüştürebilir, tüm sistem ve kurumlara rol model sunabiliriz. Böylece, kurucu eğitim sistemimiz Türkiye’nin temel sorunlarının çözümünde formüller üretmemizde, kurumların yapılandırılmasında, sürdürülebilir sistemlerin kurulmasında ve geleceğimizin kurgulanmasında büyük misyonunu yerine getirmiş olacaktır.

Sistem kuran sistem olarak yeniden yapılandıracağımız eğitim sistemimiz, bir çok ülkeye ve topluma da ilham kaynağı olabilir. Bu iddialı bir vizyon olarak görülebilir, ancak Türkiye’nin bugüne kadar eğitim sistemini genel olarak Batı’dan kopyaladığını düşünürsek, bizim sistemimizden başkaları niye yararlanmasın, niye esinlenmesin.

Dünya uzun süredir büyük bir medeniyet krizi yaşıyor. Medeniyet krizinin yansımaları olarak bölgesel ve ulusal düzeyde siyasal, ekonomik ve sosyal krizler insanlığın başını ağrıtmaya devam ediyor. Bu krizleri dünyadaki eğitim sistemlerinden bağımsız göremeyiz. Klasik düğme metaforu vardır. Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenirse diğerleri de yanlış iliklenir. Eğitim sistemini, küresel, bölgesel ve ulusal düzenlerin ilk düğmeleri olarak görmek gerekiyor. Başka bir ifadeyle eğitim sistemini sistemlerin anası, kalbi ve beyni olarak görmek abartılı olmaz. Eğitim sisteminin kalbinin teklemesi, beyin kanaması geçirmesi diğer sistemlerinde kriz geçirmesine sebebiyet verecektir, vermektedir de.

Kuracağımız eğitim sistemi, krizlere dayanıklı bir sistem olmalıdır. Önceliğimiz, hiç kriz çıkarmayan bir sistem kurmaktır. Kriz çıkması halinde ise en kısa zamanda ve en az hasarla sorunu çözebilme yeteneğine sahip olmalıdır. Yaşanan ve yaşanması muhtemel, tüm fikir, ahlak, kimlik, sistem krizlerine karşı zihinlerimizi uyanık tutmalı, direncimizi güçlendirmelidir. Bu alt yapı kendi medeniyet ve kültür kodlarımızın üzerinde inşa edilmelidir. En basitiyle üretmeden tüketen insan modeli bizim medeniyet kodlarımızda yoktur. Bizim medeniyet kodlarımızda güçlüden değil haklıdan yana olmak vardır. Bizim medeniyet kodlarımızda insan ancak hak ettiğini alır, başkasının hak ettiğinde gözü olmaz. Bizim medeniyetimizin kodlarında ‘zorlaştırmayın kolaylaştırın’ inancı vardır.

Bizim medeniyetimizde aklın ve vicdanın ışığında hakikati aramak vardır. İnsan odaklı bir medeniyettir bizim medeniyetimiz. Bu insanlığın büyük bir özlemle beklediği medeniyeti yeniden inşa etmek için cehaleti yenecek, fakirliği ortadan kaldıracak, adil paylaşımı sağlayacak, itilafları ortadan kaldıracak  eğitim sistemini kurmaya mecburuz.

Toplumumuzu refaha ulaştıracak, alimleştirecek, arifleştirecek, tevhid zemininde birleştirecek bu modeli kim kurabilir? Hakka dayalı adil bir düzeni kim inşa edebilir? Akademik tecrübe ve bilgiye sahip üniversiteler, akademiler, enstitüler geliştirecek, tasarlayacaklar. Eğitim sistemini, sistem kurucu bir sistem, düzen kuran düzen, model kuran model olarak kuracaklar. Bu büyük reçeteyi toplum aydınlarımızdan bekliyor.

Artık gösteri eğitimine, diploma eğitimine, statükoyu koruyan eğitime son vermeliyiz. İyi, güzel, doğru, adil insan modelini inşa etmeliyiz. Ta ki bu yetişmiş insanlar adalet merkezli sistemler kursunlar, insanlığa ilham olsunlar.

Olur mu? Neden olmasın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.