1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Soma maden faciasının yıl dönümü, Soma şehitleri anılıyor
Soma maden faciasının yıl dönümü, Soma şehitleri anılıyor

Soma maden faciasının yıl dönümü, Soma şehitleri anılıyor

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en büyük maden faciası olarak kayıtlara geçen Manisa'nın Soma ilçesinde 301 madenci vatandaşımızın hayatınını kaybettiği maden göçüğünün bugün 2. yıl dönümü. Madenci aileleri kaybettikleri canlarını mezarları başında andı, Ku

A+A-

2014 yılı Mayıs ayında tüm Türkiye'yi yasa boğan Soma maden faciasında hayatını kaybeden 301 vatandaşımız çeşitli etkinliklerle anılıyor.Soma Belediyesi ve kaymakamlık tarafından organize edilen anma programı kapsamında şehitlerden 39’unun kabrinin bulunduğu Soma Maden Şehitliği ziyaret edildi. Ardından Soma Ulucamii’nde maden şehitleri için hatim duası okutuldu. Cuma namazı sonrası hayır yemeğinin verileceği etkinlikte akşam saatlerinde de Büyük Laleli Camii’nde şehitler için mevlid-i şerif programı düzenlenecek

Soma'daki "Madenciler Şehitliği"ne sabah saatlerinden itibaren yaşlısı, genci, çocuğuyla ölen madencilerin aileleri, yakınlarının mezarları başına gelmeye başladı. Mezarlıkları temizleyerek çiçek bırakan, Kur'an-ı Kerim okuyup dualar eden ailelerin gözyaşlarına hakim olamadıkları gözlendi. Faciada yaşamını yitiren Ömer Özcan'ın mezarı başında dua eden annesi Fatma Özcan, tek oğlunu yitirmenin acısını anlatmanın mümkün olmadığını söyledi.

Oğlunun ölümünün ardından Soma'da kalamayarak köye taşındığını, her gün köyden oğlunu ziyarete geldiğini anlatan Özcan, yüreğindeki burukluğu kelimelerle ifade edemediğini belirtti.

"AĞLAMAKTAN GÖZ DAMARLARIM ÇÜRÜDÜ''

Faciada 26 yaşındaki oğlu İbrahim Duman'ı kaybeden Zeher Duman ise evlat acısının hiçbir acıya benzemediğini dile getirerek "Tek oğlum vardı. Çok üstüme düşerdi. Bu acıyı Allah düşmanımın bile başına vermesin. Ağlamaktan göz damarlarım çürüdü." dedi.

Duman, oğluyla gurur duyduğunu, kendisi gibi birçok kişinin de maden şehitleri için her gün Kur'an-ı Kerim okunduğunu, bunun herkese nasip olmayacağını ifade etti.

Baba İsmail Duman da, "Gecemiz gündüzümüz belli değil. Evde duramıyorum. Burada, oğlumun yanında huzur buluyorum" dedi.

Manisa'nın Soma ilçesi Eynez mevkisinde Soma Kömür İşletmeleri AŞ tarafından işletilen ocakta, 13 Mayıs 2014'te yaşanan faciada 301 madenci ölmüş, 162 işçi kurtarılmıştı.

Olayla ilgili soruşturma sonucunda 6'sı tutuklu 8 sanık hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçun dan da 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapis, tutuksuz 38 sanık hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüyle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI SÜLEYMAN SOYLU SOMA'DA

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu maden şehitlerinin mezarlarına karanfil bıraktı Maden şehidinin evini ziyaret etti Bakan Soylu şehit madencinin torunu sevdi Maden iş sendikası soma şubesini ziyaret etti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu Soma'da.

Soma faciasının yıldönümünde ocaklarda gaz patlaması, su basması ve göçük gibi facialara yönelik önlemleri yerinde inceledi. İşçiler, "Eskiden denetleme yoktu, artık işi sıkı tutuyorlar" diyor ve işçileri baskı altında tutan 'dayılık sistemi'nin kalkmasıyla rahat bir nefes aldıklarını anlatıyor.

'GEÇMİŞTEN DERS ALDIK'

Soma'da 2 yıl önce meydana gelen Cumhuriyet tarihinin en büyük maden kazasından sonra, Soma İşletmeleri yeniden yapılanmaya gitti. Işıklar, Atabacası ve Eynez ocaklarının başına getirilen maden mühendisi Mustafa Suvar, geçmişten ders alacaklarını ve iş kazasız üretim yapacaklarını kaydetti.

2 SAATTE 3 KİLOMETRE YOL

"Doğru, yerinde eleştirilere ihtiyacımız var" diyen Suvar, Işıklar ve Atabacası linyit maden ocaklarında son teknolojiyle üretim yaptıklarını ifade ederek, "Yaşam odası hangi ocaklarda olmalı, bunu iyi bilmek gerekir. Yaşam odası bakır madeni ocaklarında olur. Kömür ocaklarında gaz ihtiva eden ocaklarda olmaz. Kömürü çıkarttığımız ocağı nasıl güvenli hale getiririz? Göçüğü, su basmasını nasıl önleriz? Ocakları nasıl güvenli kılarız? Bunları tartışalım. Ocakları sıfır riskli hale getirirseniz yaşam odalarına gerek kalmaz" dedi. Sabah muhabiri Ahmet Külsoy ardından, Işıklar linyit kömür ocağına girdi. İşçilerle, mühendislerle yer altında görüştü. İşte izlenimleri:

"Zonguldak'taki ocaklarla linyit kömür ocakları çok farklı. Zonguldak'taki taş kömürü ocakları deniz seviyesinin altında. Dolaysıyla kömür kazılan yerlere asansörle gidiliyor. Linyit ocaklarına 14 ila 20 derece eğimli yollarla yürünerek gidiliyor. Linyit ocaklarında kuyu yok, Zonguldak'ta kuyu var. Zonguldak'ta emek yoğun çalışılırken, linyitte teknoloji kullanımı ön plana çıkıyor. Zonguldak'ta madenciliğin 200 yıllık geçmişi var. Özel sektörün madencilik geçmişi 25 yılla sınırlı.

Sabah 08.00'de Işıklar Linyit Ocağı İşletme Müdürü Ali Haydar Sakik ile buluştum. Sakik, ocağa girmeden önce sağlık kontrolünden geçirileceğimi söyledi. İşyeri hekimi Dr. Caner Sürer tansiyon, solunum, kalp yetmezliği, eklem ağrılarım olup olmadığını kontrol etti. Dr. Süer'in 30 sorusunu bir saatte cevaplayıp 'ocağa girebilir oluru' aldım. Lambamı, gaz maskemi, çizmemi alıp 3 kilometre uzunluğundaki ocak ayağına girdim. Fotoğraf makinesi, telefon, ses kayıt cihazına karşı önlemler çok sertti. Işıklar ocağı, 14 derece eğimli. Yer yer bu eğim 20-22 dereceye kadar çıkıyor."

DAYILIK SİSTEMİ KALKTI

100 metrede bir gaz ölçüm sensörlerini görmek mümkün. Ocağa girişten, ayağa kadar uzanan çelik kurtarma ipi bulunuyor. Bunlar herhangi bir tehlike anında veya kaybolma durumunda çelik ipe tutunarak yeryüzüne çıkmaya yarıyormuş. 'Dayılık sistemi çok eleştirildi, uygulama sürüyor mu' sorusuna ise Ali Haydar Sakik, 'Kaldırdık. Böyle bir sistem yok' yanıtını veriyor."

'EVİMİZİN IŞIĞINI SÖNDÜRDÜLER'

Soma'da iki gün geçiren SABAH muhabiri Ahmet Külsoy, çok sayıda şehit madencinin eşinin kapısını çaldı. Ama hiçbiri görüşmek istemedi. Soma Kaymakamı Ahmet Altıntaş'ın araya girmesiyle, 2 yıl önceki faciada eşini yitiren Maziye Aslan (34) hislerini paylaştı: "Eşim Ahmet Ali Aslan kazadan önce eve çok yorgun geliyordu. Yemeden içmeden kesilmişti. Yeni çizme almıştı. İş dönüşü çizmelerin yandığını gördüm. Neden yandığını sorduğumda 'Ocak çok sıcak' dedi. 'Gitme. Sana bir şey olursa dayanamam' dedim. 'Çocuklar var' dedi. Sabah işe gitti. O gece hiç uyumamıştım. İçimde sıkıntı vardı. Önce bana söylemediler. Kaza salı günü oldu, cesedini çarşamba günü teslim ettiler. Dayanılmaz bir acı. Laf bitiyor. Evimizin ışığını söndürdüler. Bir bayram geliyor içimiz burkuluyor. Köye gidiyorsun ev diye mezara sarılıyorsun ama bırakıp geliyorsun. Kimin ihmali varsa cezasını çeksin."

İŞÇİLER: DAHA SIKI TUTUYORLAR

 -L.U. (26): 3 yıllık işçiyim. 3 bin lira maaş alıyorum. Eskiden denetleme yoktu. Şimdi var, işi sıkı tutuyorlar. Sadece ocağı su basmasından endişe ediyorum.
 -İbrahim Çetin (41): Eskiden çalışma koşulları ağırdı. Çok yorulurduk. Denetleme yok denecek kadar azdı. Bir iş yaparken, başka bir iş yapmamız söylenirdi. Şimdi yok.
 -Mehmet Eren (34): Sendika işçiye karşı duyarsız. Sadece aidat alıyorlar. En önemli değişiklik 'dayılık sistemi'nin kalkması.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.