1. YAZARLAR

  2. Vedat Uzuner

  3. Sosyal Medya - Ama Ne Kadar?
Vedat Uzuner

Vedat Uzuner

Vedat Uzuner
Yazarın Tüm Yazıları >

Sosyal Medya - Ama Ne Kadar?

A+A-

Sosyal medya kullanımıyla ilgili çok şey azılıp çiziliyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse ki gerekiyor, sosyal medyayı kullanmayı bilmiyoruz.

Yeni ortaya çıkan bazı imkanları kullanma konusunda en başta herkesin yaşayacağı bocalamayı biz maalesef daha uzun yaşıyoruz.

Geçmiş yıllardaki dostların bulunması, eski günlerin yad edilmesi konusunda oldukça işe yarıyor.

Bazı duyuruların yapılması için de oldukça faydalı bir alan sosyal medya;

Düğün,

Nişan,

Sünnet,

Açılış,

Toplantı,

Cenaze...

Ancaaak...

Abartı sanatının sergilendiği bir alan olmamalı sosyal medya.

Allah bağışlasın yeni bir bebek geliyor dünyaya nurtopu gibi.

Doğumdaki  neredeyse bütün ayrıntıyı insanların gözüne gözüne sokmaya gerek var mı? Yakın aile çevresinden merak edenler varsa onlarla özel paylaşımlar yapılması daha uygun olmaz mı?

Yıllarca çocuk özlemi çeken ama ömür boyu da bu özlemi gideremeyecek aileleri düşünmek gerekir mi?

Düğünlerle ilgili paylaşımlar daha mı farklı?

Düğüne, damada, geline, aileye has olması gereken neredeyse her şey sosyal medyada.

Herkesin farklı bir siyasi düşüncesi ve tercihi var, olmalı da zaten.

Bu farklılıklara tahammül ederek medeni insanlar gibi yazışmak, tartışmak varken celallenip hakaretin bin türlüsünü, küfrün en galizini etmek de neyin nesi?

Doğal olarak zaman zaman dostluk ilişkilerini zayıflatacak anlaşmazlıklar yaşanır.

İmdata sosyal medya yetişir hemen.

Ağza alınmayacak kelimeler sıra sıra dökülür satırlara.

Öyle ki sözün sahibi bile aklı selimle okuyacak olsa utanır, yerin dibine girer, girmesi gerekir.

İşyerinde olumsuz durumların yaşanması, fikir ayrılıklarının olması kaçınılmazdır.

Hemen ardından bilgisayar başına geçip ya da telefona sarılıp tehditler, hakaretler savurmanın ne kadar aciz bir durum olduğunu tahmin etmek zor olamasa gerek.

Tehdit, hakaret, küfür dolu sözlerden sonra ‘herkes kendi payına düşeni alsın’, ‘sözün muhatabı kendini bilir’ gibi ifadelerle posta kodu yazılmamış belirsiz bir adrese zarf göndermek ne kadar doğru?

Hasta bir teyzeyi amcayı, halayı, dayıyı, ziyaret ediyor insanlar. Türk toplumunun en büyük hasletlerinden biri. Bu güzel davranış sosyal medya uğruna bakın nasıl sulandırılıyor. Hastanın sağdan soldan koluna girip binbir güçlükle ayakta durması sağlanarak fotoğrafı çekiliyor. Fotoğrafı çekenlerin hastadan daha çok zorlandığı belli ama olsun bu ziyaretin yapıldığını ilan etmenin, herkese duyurmanın başka bir yolu yok.

Muhtara kızan vatandaşın, vatandaşa kızan muhtarın, hizmet alamayan, siyasiye küsen seçmenin, öğretmene bozulan velinin, veliye kızan öğretmenin, zayıf not alan öğrencinin, soruşturma geçiren kamu görevlisinin, kaynanaya kızan gelinin, çocuklara sinirlenen ebeveynlerin, imdadına yetişir oldu sosyal medya...

Aah sosyal medya, asosyal medya.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.