1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. STK'lardan PKK'ya Sivil Bildiri
STK'lardan PKK'ya Sivil Bildiri

STK'lardan PKK'ya Sivil Bildiri

Bölge STK'larından PKK'ya Sivil Bildiri

A+A-

Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde Bulunan 553 STK Gazetelere ilan vererek "Silah Bırak PKK" çağrısı yaptı.

21 Bölge ilimizin STK'ları tarafından gazetelere verilen ilanda, "Barışın taçlandırılması için örgüt derhal silah bırakmalı, normalleşmenin önü açılmalı, korku ve baskıya neden olan dayatmalardan vazgeçmelidir. Kalıcı barış, PKK'nın hem şiddet dilini, hem şiddet aparatlarını hem de şiddet aracı olan silahı bırakmasıyla mümkündür" ifadelerine yer verildi. Memur-Sen, Özgür-Der, Anadolu Platformu, Cem Vakfı, YADER, TÜMED ve ESDER gibi çok sayıda STK'nın imza verdiği bildiri de Yeni Anayasa vurgusu da yapıldı. 

 

 İşte o ilan metni:

Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde Bulunan 561 STK Adına Çağrımızdır;

 

YETER ARTIK!

 

Coğrafyamız yanıyor.

Bölgemiz kan ağlıyor.

Anaların ağıtları yürekleri dağlıyor.

Artık kardeşliğimizi sağlam bir zemine oturtmak zorundayız. O zemini hep birlikte Ümmet bilinciyle hareket ederek oluşturabiliriz.

Sorunlarımızı hak ve adalet çerçevesinde ele alırsak çözüm üretebilir, akan kardeş kanını durdurabiliriz.

Kandan beslenen, çatışma kültürünü geliştiren, aramızdaki bağı güçsüzleştiren zihniyetle mücadelenin yolu İslam kardeşliğidir.

Yüreklerimizi dağlayan elim hadiselerin yaşandığı şu zorlu günlerde hepimize düşen, bir kez daha birbirimize sımsıkı kenetlenmektir.

Barışın en temel şartı silahların susmasıdır. Barışın taçlandırılması için örgüt derhal silah bırakmalı, normalleşmenin önü açılmalı, korku ve baskıya neden olan dayatmalardan vazgeçmelidir. Kalıcı barış, PKK'nın hem şiddet dilini, hem şiddet aparatlarını hem de şiddet aracı olan silahı bırakmasıyla mümkündür.

Siyaset, tek tipçi, dışlayıcı anlamlar içeren çağrılardan vazgeçmeli, çözüm olarak sokağı değil TBMM'yi görmelidir.Vesayetçiler eliyle getirilen uygulamaların son bulduğu bir süreçte geçmişe özlem duyan yapıların tuzaklarına siyaset düşmemelidir. Süreç içerisinde gerçekleştirilen sessiz devrime sahip çıkılmalıdır.

Çözüm Süreci yeniden canlandırılmalı, Meclis’te temsil edilen siyasi partiler başta olmak üzere bütün siyasi partiler sürece destek sağlamalıdır. Çözüm paydaşlığı kitlesi genişletilmeli, sürece bölgedeki tüm değerlerin katkısı ve katılımı sağlanmalıdır.

Devlet, güvenlik/özgürlük ilkesine bağlı kalmalı, sorunla yüzleşmekten çekinmemelidir. Devlet otoritesinin varlığı eski Türkiye'de olduğu gibi “ceberrut” bir kimlik olarak değil “özgürlüklere garantör bir tutum” olarak ortaya konmalı ve bu amaçla özgürlüklerin devlet otoritesi kaynaklı ihlali sonucunu doğuracak uygulama ve düzenlemelerden de özenle kaçınılmalıdır. Devlet, millet üzerinden kurulmaya çalışılan illegal vesayete de izin vermemelidir.

Millet, önce sağduyulu olmalıdır. Yaşanan acı, gözyaşı, ıstırap, şiddet ve çatışmaları sona erdirmek için tek ses, tek yürek olmalı, aramıza fitne tohumları ekmeye çalışanları deşifre edip, ortak değerlerimizi zaafa uğratanlara karşı ortak mücadele vermeliyiz.

Hepimiz Hz. Adem'in çocuklarıyız. 

Hepimiz doğuştan gelen eşit haklara sahibiz.

İnsanlar, renk, cinsiyet, dil, coğrafya, v.b. yönlerden bir ayrıma ve ayrımcılığa tabi tutulamazlar. Tutmaya çalışanlara karşı da direnmeliyiz. Her türlü provokasyona karşın kin, nefret ve düşmanlığı men etmeli, her koşulda hak, hukuk, adalet ve barışı öncelemeliyiz.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.