1. YAZARLAR

  2. Hacı Sarı

  3. Talepler Yön Değiştirdi, Mana, Maddeye Yenik Düştü
Hacı Sarı

Hacı Sarı

Hacı Sarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Talepler Yön Değiştirdi, Mana, Maddeye Yenik Düştü

A+A-

Talepler Yön Değiştirdi, Üç Aylarında öze Dönüş

İki kapılı bir hanın kısa süreli yolcuları olarak sefere devem etmektedir tüm insanlık. Gece 

gündüz devam eden bu yolculukta ankara escort hedefler farklı, yöntemler ayrı; fakat herkesin hep iyiye ve daha 

iyiye bir meyil vardır. Hepimiz şikâyette, daha fazlasını istemekte yarış halindeyiz. 

Bir sınırı var mıdır bu zirve serüveninin? İnsan, neden asla mutlu olamıyor ve yetinmiyor elde 

ettikleriyle, kimse anlamıyor bu durumu.  Memurlara yüzde bir zam haberleri binlerce tık alıyor haber 

sitelerinde. Büyük müjde haberleri heyecanlandırıyor yürekleri. Emeklilik avantajları coşturuyor 

emeklilik bekleyen çalışanları. Enflasyon farkı güldürüyor yüzleri ve hemen hesap makinelerinin 

tuşlarına yöneliyor parmaklar.

Sahiden insanları avantajların en hakikisi ile neden buluşturamıyor insanları hayra çağıran 

dervişler? Ahmet Yeseviler artık erenlerini harekete geçiremiyor mu? Yunus Emreler “seni hesaba 

çeken bir Molla kasım gelir” düsturunu uygulayamıyor mu hayatına? Hacı Bektaşi Veli’nin, eline diline 

beline hakim ol, uyarısı kulaklara girmiyor, gönüllere işlemiyor mu?

Kandiller, üç ayları, recep, şaban, ramazan kavramları önemini yitirmekte ve yazın ve basın 

dünyasında sıkıcı haberlerden ibaret kalmaktadır.  Mutluluğu sadece bu dünyanın hazzı olarak 

görmekten vazgeçmek ve asıl mutluluğun peşinden gitmek memurların, işçilerin, emeklilerin kısaca 

tüm ahalinin faydasına olacak bir davranış olacaktır. 

Şöyle bir düşünelim hep birlikte: Acaba benim on kuşak önceki dedem kimdi, amcalarım, 

halalarım, teyzelerim, kuzenlerim kimlerdi? Yaşadığı yerde ve dönemde hangi zenginliklere sahipti? 

Yaşadığı topraklarda nice hayaller kurmuş, amaçları uğruna neler yapmış, çocukları için mal mülk 

biriktirmenin çarelerini bulmak için hangi yöntemleri uygulamıştı? Bırakın nasıl yaladıklarını insanların 

çoğu on kuşak önceki dedesinin kim olduğunu bilmiyor.

Her türlü varlığın peşinden giden günümüz insanları da birkaç kuşak sonra torunları 

tarafından tanınmayacak ve unutulup gidecektir. Dünyanın kuralıdır bu.  Bir öğretmen, müdür 

yardımcısı nöbet ücretini vermediği için kamuya bayrak açıyor ve çocukları tehlikeye atma pahasına 

nöbet görevini yerine getirmiyor. Bir doktor zenginliğine zenginlik katma uğruna hastaneyi boykot 

ediyor ve hastalara gerekli tedaviyi uygulamıyor. Materyalist dünyada infak, sadaka, yardımlaşma, 

vatan borcu, ahde vefa, gibi kavramlar; dolara, avroya, Türk lirasına dönüşmüş vaziyettedir maalesef.

Acep bu gidişin sonu nereye varacak. Para almadan adım atmayan ülkenin vatandaşları mı 

olacak gelecek nesil? Alman usulü hakim mi olacak hayatımıza, ve babalar anneler yaşlılıklarını emekli 

maaşları karşılığı huzur evlerinde mi geçirecek? 

Anadolu insanının erdemi vardı bir zamanlar, yardım edilirdi zorda kalana, elinden tutulurdu 

yalda kalanlara, iftar edilirdi tanıdık tanımadık evlerde, kapılar çalınırdı ve kim o sorusuna “tanrı 

misafiri” cevabı verilirdi de tereddüt etmeden açılırdı kapı ve buyur edilirdi tanrı misafiri.

Bir zamanlar yolda kalanı arabalara alırdı kardeşleri hem de otostop kelimesi tedavülde 

değilken. Komşuda araç varsa gerisi dert değildi, iyi ve kötü haller takılmazdı kafaya. Hastalar ziyaret 

edilirdi mahallenin en ücra yerinde bile olsa. Düğünde bayramda insanlar bir araya gelir, hafifletirdi 

yükünü düğün sahibinin. Hayırlı olsuna gidilirdi karınca kararınca hediyelerle.

Şimdilerde cenaze acısıyla kıvranan acılı insanlar, bir yandan cenaze evine gelenlerin karnını 

doyurma telaşına düşüyor, yakınlarının birini mezarlığa mezar kazmaya gönderirken birini fırına pide 

yaptırmaya gönderiyor. İşte varlık içerisinde asıl varlığını kaybeden çağdaş insanımız. 

Taleplerin sonu gelmez elbet; fakat talep etmekten de vazgeçecek değil ülkem insanı. Devlet 

ne verirse versin mutlu olmayacak memurlar, işçiler, emekliler ve tüm çalışanlar yani hepimiz. Çünkü 

on beş bin lira alan da şikâyetçi durumundan, beş yüz lira alan da. Karını beş kat, on kat artıran 

sanayici de teşvik diye feryat etmekte, çekini ödeyemeyen garibim bakkal da avazı çıktığı kadar 

bağırmakta. Sınırsız hedefleri olan insanlar, sınırlı gelirlerle mutlu olabilirler mi?

Bir noktada dur demenin planları yapılmalı ve zihinlere sadece iki kapılı bir hanın on dakikalık 

yolcusu olduğumuz şu dünya kadar uçsuz bucaksız yolun ebedi yolcuları olduğumuz gerçeği 

nakşedilmelidir. Biliyorum kayseri escort bu yazı memurun işçinin emeklinin alacağı yüzde birlik zam haberini veren 

bir yazı kadar okunmayacak. Fakat Regaip Kandilinin mistik havası içerisinde bizi sigaya çeken bir 

molla malatya escort kasım misali beratımız olsun yazı serüvenimizin. Kandiliniz kutlu olsun Her iki dünyada aziz 

olasınız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.