1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Türkiye'nin hükûmet değil, anayasa sorunu var
Türkiye'nin hükûmet değil, anayasa sorunu var

Türkiye'nin hükûmet değil, anayasa sorunu var

Memur-Sen Zonguldak İl Temsilciliği’nin düzenlediği “Öncü Medeniyet, Güçlü Sendika, Büyük Türkiye” programında üyelere hitap eden Ali Yalçın, Türkiye’nin anayasadan kaynaklanan sorunlarla mücadele ettiğini ifade etti

A+A-

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, “Türkiye’nin sorunu hükûmet sorunu değil, anayasa sorunudur. Türkiye’nin acilen yeni anayasaya geçmesi lazım, çünkü Türkiye mevcut anayasası ile daha fazla yol alamaz” dedi.

Memur-Sen Zonguldak İl Temsilciliği’nin düzenlediği “Öncü Medeniyet, Güçlü Sendika, Büyük Türkiye” programında üyelere hitap eden Ali Yalçın, Türkiye’nin anayasadan kaynaklanan sorunlarla mücadele ettiğini ifade ederek, “Şu anda sorun hükûmet problemi olarak görülebilir ama sorun hükûmet sorunu değil, anayasadır. Türkiye’nin acilen yeni anayasaya geçmesi lazım, çünkü Türkiye mevcut anayasası ile daha fazla yol alamaz. Bu anayasa Türk demokrasisine, Türk demokrasisinin geldiği noktaya, Türkiye’nin bulunduğu noktaya artık uymuyor. Çünkü bu anayasa vesayeti demokrasi ile makyajlayan 82 anayasasıdır. 21 defa makyaj yapılmasına, kozmetik değişikliklere gidilmesine rağmen ruhuna asla dokunulmamıştır” şeklinde konuştu. 

1982 anayasasının miadının çoktan dolduğunu belirten Yalçın, şöyle devam etti: “Mevcut anayasa, millet iradesini çeşitli kurum ve kuruluşlar ile kullandıran, Meclis iradesinin dışına taşıran bir anayasadır. Dolayısıyla bunun miadı dolmuştur. Türk parlamenter sistemi, demokrasi tarihi çeşitli krizlerle doludur. Dolayısıyla bu krizler içerisinde 1960’da darbeyi yapıp 1961’de Cumhurbaşkanlığı seçiminde siyasi partileri bir odaya toplayıp dipçiğin ucunu gösterip onlara kimse Cumhurbaşkanı adayı göstermeyecek diye mutabakat imzalatan bir siyasal tarih vardır. Türkiye’deki parlamenter sistemin oturmadığı görülüyor. 27, 28 yılda 27 hükümet görmüş bir Türkiye fotoğrafı var. 92 yılda 64 hükûmet kurulmuş, 65’incisi tartışılıyor. Dolayısıyla her bir buçuk yıla bir hükümetin düştüğü istikrarsız bir ülkeyiz. Bunun altında yatan neden, Türkiye’deki hükûmet modelleri ve anayasa sorunudur.”

Yeni anayasaya odaklanmalıyız

Bütün siyasal partilerin Türkiye’yi sağlam bir zemine çıkartmak için hükûmet modelleri noktasında her türlü alternatifi tartışabilmesi gerektiğini dile getiren Yalçın, Türkiye’nin sağlam bir zemine taşınması için yeni anayasa’nın acilen hayata geçirilmesi gerektiğini kaydederek, “Türkiye’nin bu saatten sonra yapacağı tek iş anayasaya odaklanmasıdır. Onun için Türkiye Anayasa Platformu’nun önemli bir bileşeniyiz. 16 sivil toplum kuruluşundan birisiyiz ve Türkiye genelinde yeni anayasa ihtiyacını en üst düzeyde ifade edecek, yeni anayasanın yapılma, yazılma sürecine katkı sunacak, toplumsal anlamda anayasa ihtiyacının hissedilmesi noktasında inisiyatif alacak kuruluşların başındayız ve bunun için 81 ilde yoğun bir çalışma temposu içerisine girmiş olacağız. Memur-Sen olarak bu ülke ne zaman türbülansa girse, korku tüneline girse bu konuda, demokratik zeminin güçlenmesi noktasında tavır alan ve doğru yerde duran bir teşkilatız. Antidemokratik süreçlerde sesini yükselten, darbe girişimlerinde millet iradesinin yanında yer alan bir teşkilatız. Nasıl millet iradesini önemsiyorsak, milletin egemenliği noktasından en önemli unsur 82 anayasasıdır. Bunun için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz” ifadelerini kullandı.

Taşeronlar kadroya alınmalı

Yalçın, taşeron işçilerin kadroya alınması için gerekli girişimleri yaptıklarını, konunun acil çözüme kavuşmasını istediklerini söyleyerek, “Taşeron işçiler ya 4/A ya da 4/D kadrosuna alınmalıdır. 4/C garabeti devam ederken, 4/E diye bir istihdam şekli olmamalıdır. 4/C’lilerin kadroya alınması için 3. Dönem Toplu Sözleşme’de mutabakata vardık. Şimdi bunun nihayete ermesini istiyoruz. Taşeron işçiliğe son verilsin, güvencesiz istihdam hatasına düşülmesin istiyoruz. Bu kardeşlerimiz mutlaka güvenceli ve kadrolu olsun” diye konuştu.

Ülkemiz ne zaman türbülansa girse biz kaybettik

Türkiye’nin “Yurtta sus, cihanda sus” politikasını geride bıraktığını vurgulayan Yalçın, şöyle konuştu: “Milli gelir sıfır noktasından 10 bin dolara çıkmış. Gezi’yi ve 17-25 Aralık darbe girişimini yaşamasaydık bu rakam çok daha yüksek olabilirdi. Nerede mağdur ve mazlum varsa Türkiye bir şey söylesin diye bakıyor. Bu ülkeyi rahat bırakmazlar. Biz de bundan sonra hazır olda durmayız. Bu ülke bir daha türbülansa çekilmemeli, korku tüneline sokulmamalıdır. Çünkü ülke ne zaman türbülansa girse biz kaybettik. Bugün aramızda gezen birçok zengin, 28 Şubat’ta iç ettikleri paranın hesabını hâlâ vermiş değil. 381 milyar dolar kaybeden bir ülkede batık bankaların başında emekli paşalar vardı. Olay büyük. O yüzden bu ülke rahat bırakılmaz.”

Memur-Sen Zonguldak İl Temsilcisi Kamuran Aşkar ise, açılışta yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin demokratikleşmesi, zor zamanlarda alanlara çıkarak milli iradeden yana duruş sergileme ve medeniyet değerlerimiz ışığında geleceğe yol alma konusunda yüz akı faaliyetler gerçekleştirdik” dedi.


Genel Başkan Ali Yalçın, beraberindeki heyetle birlikte, Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer’i ve Genel Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Demirci’yi ziyaret ederek, bir süre sohbet etti. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.