1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Utanç verici bir tablo
Utanç verici bir tablo

Utanç verici bir tablo

AK Partili Osman Can'dan yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili önemli açıklama...

A+A-

Yeni Anayasa tartışmalarının olduğu bu dönemde Türkiye’nin önemli hukukçularından olan AK Parti MKYK üyesi Osman Can, yeni anayasa üzerine görüşlerini kullanırken darbeci Abdülfettah El Sisi’nin yönettiği Mısır'ı örnek gösterdi.
1982 Anayasası’nın değiştirilmesi gerektiğini savunan Osman Can, Türkiye’nin, darbe anayasasıyla yönetilen Mısır’la birlikte anılmasının ‘utanç verici bir tablo’ bir durum olduğunu ve bu acı tabloyu görünce bir hukukçu olarak çok üzüldüğünü dile getirdi. 
YENİ ANAYASANIN GEREKLİLİĞİNİ GECEKONDUYLA ÖRNEKLEDİ
Türkiye’nin neden yeni bir anayasaya ihtiyacının olduğunu, Türkiye bir siyasal gecekonduyla yaşıyor bu alışkanlık nedeniyle oradan kurtulamıyoruz. Türkiye’nin kendi içinde de ciddi bir hesaplaşma süreci içindedir çok ciddi tarihi, demokrasi ve darbe deneyimi antidemokratik uygulamaları, acıları ve bunlar karşısında sabırla verilen bir mücadelesi vardır. Bu bakımdan ülke olarak bir arşiv biriktirdik. Türkiye’nin geldiği bu nokta itibariyle  gecekondu içerisine sığabilmesi çok fazla mümkün değil, sözleriyle açıklayan AK Partili Can, geçmişten ders çıkartarak çalışmaların yürütülmesi gerektiğini belirtti. 
Türkiye’de toplumsal barış, demokrasi ve yargıya dair temel problemlerin olduğuna vurgu yapan Can, yeni anayasanın 21.yüzyılın gerekliliklerini de ihtiyaçlarını karşılayabilecek, toplumun yeni taleplerine cevap verecek nitelikte olması gerektiğinin altını çizdi.
DİKKAT EDİLMESİ GEREK 3 TEMEL NOKTA
Yeni anayasa hazırlanırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini açıklayan Can, sözlerine şöyle devam etti:
“Birinci olarak yeni anayasal düzenleme geçmiş anayasal düzenin üzerine inşa edilmemeli. Geçmişin bilançosu çıkartılır, oradan öğreneceğimiz çok şey var, yani ideolojik olarak  geçmişi reddetmek doğru değil. İkinci olarak, 1921 Anayasası’nı saymazsak, şu ana kadarki anayasalar çoğulcu ve katılımcı değil. Yeni anayasada böyle bir eksiklik olmamalı. Bütün kimlikleri anayasaya yansıtmalıyız. Üçüncü olarak da Türkiye’yi etkin ve işlevsel kılabilecek bir yandan da demokrasiyi çok ileri düzeye taşıyabilecek bir anayasal modül üzerinde tartışmamız gerekiyor.”
Peki, yeni anayasada hangi kriterler mutlaka olmalı? Osman Can’a göre;
-Yeni Anayasa katı merkezci olmamalı. Merkezi otorite sağlam olmalı.
-Yerel yönetimler güçlendirilmeli.
-Türkiye’nin yeni bir demokratik denge ve denetime ihtiyacı vardır. Siz Meclis’in karşısına orduyu koyarsanız nasıl bir dengeden bahsedebiliriz ki… Eski anayasal düzenlemelerin hiçbirinde böyle bir şey yoktu. Yeni anayasa mutlaka yeni bir demokratik denge ve denetim olmalı.
-Egemenliğin millet tarafından kullanılması garanti altına alınarak bireysel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi gerekiyor. Bu Türkiye’de egemenliği kullanan anayasal organların rasyonel bir çizgide kalabilmesinin temel şartıdır.
-Etnik inanç ya da mezhep bulgularından, değer yargılarının mümkün olduğu kadar anlatılmış olan bir anayasa prosedürüne ihtiyaç var.
"TOPLUMUN NASIL BİR ANAYASA İSTEDİĞİ NET BİR ŞEKİLDE ORTADA"
Can, 2010-2012 arasında yapılan çalışmalarda toplumun nasıl bir anayasa istediği çok net olarak ortaya çıkmıştır. Yani ortada bir toplum sözleşmesi var. Şimdi bu toplum sözleşmesine cevap verebilecek anayasa metni ortaya çıkarmak bunu da artık topluma sunmak gerekiyor, dedi.
Başkanlık sistemi üzerine yapılan tartışmalara da değinen AK Partili Can, konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:
BAŞKANLIK SİSTEMİ NASIL OLMAMALI?
“Başkanlık ihtiyacı rasyonel analizmin bilanço çatışmasının sonucu olarak ağır basıyorsa o zaman kendi ihtiyaçlarınıza göre bir sistem üreteceksiniz. "Milli Başkanlık Modeli" veya "Türkiye’ye özgü Başkanlık Sistemi" dendiği zaman muhalefetin çok hoşuna gitmiyor. Milli ideolojiyle hareket edip buna göre bir şey üretirseniz oda ideolojiktir o da gerçeklikten kopuktur. Rasyonel ve pragmatik gerçeklikle bakmak zorundasınız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve onun yurttaşlarına uygun, onların ihtiyaçlarına cevap vermeyecek bir başkanlık sisteminden bahsetmemek gerekir.”
CAN: MUHALEFETİN BAŞKANLIK SİSTEMİNİ SAVUNMASI GEREKİYOR
Can, başkanlık sisteminde yargı, yasama ve yargı birbirinden kuvvetli bir şekilde ayrılmıştır. “Kuvvetler ayrılığı demokrasinin en önemli unsurudur” sloganını atanların da başkanlık sistemini savunması gerekiyor. Başkanlık sisteminde iki başlılık yoktur. Kararlar hızlı alınır, bakanlar kuruluna göre daha ivedi bir şekilde hareket eder. ABD’deki başkanlık sisteminde de durum böyledir. Başkanlık sisteminin en büyük avantajlarından biri de, başkanın yasama üzerinde etkisinin olmamasıdır. Muhalefetin başkanlık sistemine yönelik olarak dile getirdiği eleştirileri de anlayabilmiş değilim. Aklı başında olan bir muhalefet parlamenter sistemi istememesi gerekir. Çünkü böyle bir sistemde iktidarın istedikleri gerçekleşir. Muhalefet ya kötü niyetli ya da siyaseten yetersiz. Muhalefet gerçekleri görecek kadar siyasi kördür. Eğer muhalefetin Türkiye sevdası varsa korku politikası üzerinden kendini ifade etmemeli, dedi.
"ERDOĞAN ÜZERİNDEN ALGI OPERASYONU YAPIYORLAR"
Muhalefetin üretecek argüman bulamadığı için iktidara anlamsız bir şekilde saldırdığını belirten AK Partili Can, başkanlık sisteminin gelmesiyle Recep Tayyip Erdoğan’ın diktatörleşeceğini dile getirerek bir algı operasyonu yapıldığını iddia etti.
Can, Türkiye’nin geleceği için bundan sonra yoluna başkanlık sistemiyle devam etmesinin gerekliliğinden bahsederken şu örneği verdi:
“Türkiye yoluna parlamenter sistemiyle de devam edebilir fakat yavaşlar, dünya devi olma  iddiasını biraz daha öteler. Diğer devletlerle olan yarışta Türkiye’nin geri düşmesini istemeyiz. Bu yüzden biz başkanlık sistemini daha etkin, hızlı ve sağlıklı bir şekilde hedefe ulaştırabilecek bir sistem olarak görüyoruz. Ama daha düşük modelli bir araba kullanırsınız yine gidersiniz ama bitiş çizgisine çok çok sonra ulaşırsınız bu da olabilir, sonuç olarak bir tercihtir.”
"ASIL DERDİMİZ BAŞKANLIK DEĞİL"
Türkiye’nin ya da AK Parti’nin asıl derdinin başkanlık sistemi olmadığını üzerine basa basa söyleyen Can’a göre toplumsal barış çok daha önemli… Eğer siz bu barışı sağlarsanız başkanlık sistemi de gelse parlamenter sistem de gelse Türkiye yine de yoluna devam edecektir. 


Kaynak : Haber7

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.