1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Yalçın: 111'in Sırrını Keşfetmeli
Yalçın: 111'in Sırrını Keşfetmeli

Yalçın: 111'in Sırrını Keşfetmeli

Yalçın: 111'in Sırrını Keşfetmeli ve 1 Milyon 111'e Ulaşmalıyız

A+A-

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 111’in sırrını keşfetmeleri gerektiğini ifade ederek, “Bediüzzaman, ‘üç biri alt alta toplarsınız üç yapar ama yan yana dizerseniz 111 yapar’ diyor ve örgütlülüğün tılsımını gösteriyor. Biz 111’i bir milyon 111 yapma hedefiyle yola devam edenleriz” dedi.

 

Eğitim-Bir-Sen Kocaeli Şubesi, Gebze Teknik Üniversitesi’nin akademik ve idari personelini bir araya getirdi. Rektör Prof. Dr. Haluk Görgün, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla, Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker ve milli eğitim çalışanlarının katılımıyla Gebze Holday Inn’de düzenlenen programda konuşan Genel Başkan Ali Yalçın, 111’in sırrını keşfetmeleri gerektiğini belirterek, “Bediüzzaman, ‘üç biri alt alta toplarsınız üç yapar ama yan yana dizerseniz 111 yapar’ diyor ve örgütlülüğün tılsımını gösteriyor. Temel mesele örgütlenememeydi. Toplumsal taleplerimizin yerine getirilmemesinin, ortaya konulan tekliflerimizin hayat bulamamasının, sonuç alamamanın, bereketsizliğin nedeni örgütsüzlüğümüzdü” şeklinde konuştu.

 

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen’in, ayrı düşünen ama aynı sancıları yaşayanların aynı eylemde buluşmasını sağlayan teşkilatın adı olduğunu vurgulayan Yalçın, şöyle konuştu:

 

“Onun için biz 111’i bir milyon 111 yapma hedefiyle yola devam edenleriz diyorum. Eğitim çalışanları içerisinde 320 bini aşkın üyeye sahip olmak önemlidir ama asla yeterli değildir. 1 milyonu aşkın eğitim çalışanının olduğu yerde bize düşen 1 milyon 111’i yakalamaktır. Yaptığımız çalışmalarla 111’in bereketini gördük ve bu ülkenin korku tünelinden çıkmasına çok önemli katkılar sağladık. Ham demokrasinin tam demokrasi olması yolunda örgütlülüğün nasıl işlev gördüğünü müşahede ettik. Düne ait tortuların, prangaların ortadan kaldırılmasında şüphesiz en önemli işlevi örgütlülüğümüz görmüştür. Ne kadar yasak ve dayatma varsa kaldırılmasında ya terimiz ya yerimiz ya da imzamız var. Bunun için sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Dün 28 Şubat’ta bize katsayı, kılık-kıyafet dayatmasında bulunanlar, Milli Güvenlik dersiyle biri bizi gözetliyor kamerası yerleştirip eğitimi vesayet altında tutanlar ve çocukların 12 yaşından önce dinle, diyanetle buluşmamasını kurgulayanlar, bir gün Eğitim-Bir-Sen’in bunları teker teker ortadan kaldırmak için iradesini ortaya koyacağını hesaplamamışlardı. Bizler kurulan tuzakları bozan, hasetleri ve hesapları ters yüz edenleriz.”



 

İdari Personelin Yaşam Standardının Yükseltilmesi İçin Çalışacağız

 

“Kamuda çalışan kadınların kendi aralarında ayrımcılığı tetikleyen, devlet eliyle kadına şiddetin zirve noktası olan kamusal alan yalanını ortadan kaldıran, 12 milyon 300 bin imzayı toplayıp yedi ay boyunca sivil itaatsizlik eylemi yaparak, ‘şapka kanununu takmayanlara bir şey olmuyorsa, 82 model yönetmeliği takmamak neden suç oluyor’ deyip tarihi yasağı tarih yapan sizlere selam olsun” diyen Yalçın, şunları söyledi:

 

“Bizim dönemimizde 18 kazanım bir anda geldi ve peşinden öğretim elemanlarının mali haklarının iyileştirilmesi konusunda verdiğimiz mücadele sonucunda bir kazanım daha elde ettik. İdari personel mali yönden güçlendirilmelidir. Bunun gerçekleşmesi için elimizden geleni yapacağız ve önümüzdeki toplu sözleşme süreci dahil bundan sonraki toplu pazarlık süreçlerinde öncelikle bu konuyu masaya taşıyacak ve bunu mücadelesini vereceğiz.”



 

Yükseköğretim Kurumları Çalışanlarına Münhasır Kazanımlar

 

Ali Yalçın, verdikleri mücadele sonucunda yükseköğretim kurumları çalışanları adına önemli kazanımlar elde ettiklerini kaydederek, yükseköğretim kurumlarında teknik hizmetler, genel idare hizmetleri ve yardımcı hizmetler sınıfında çalışanların ek ödemelerinde artış yapılmasını ve diğer kamu kurumlardaki emsalleriyle ücretlerinin eşitlenmesini, akademik personele “yükseköğretim tazminatı” ve “akademik teşvik ödeneği” adı altında ilave mali haklar verilmesini, 15.12.2014 tarihi itibarıyla bazı üniversiteler yönünden sona eren geliştirme ödeneğinin 15.12.2015 tarihine kadar uzatılmasını, yükseköğretim kurumları disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurulmasını, yükseköğretim kurumlarında arşivci, kütüphaneci, kitap patoloğu ve sosyolog unvanlı kamu görevlilerinin ek tazminat almalarını, doçentlik sınavlarında jüri üyesi olarak görevlendirilenler ile yardımcı doçent, doçent ve profesör atama jürilerinde görev alan öğretim üyelerine akademik jüri ücreti ödenmesini, yardımcı doçentlerin “1. dereceye kadar yükselememe” sorununun çözüme kavuşturulmasını, yükseköğretim kurumlarında yardımcı hizmetler sınıfında yer alan “itfaiyeci” kadrosunun genel idare hizmetleri sınıfı olarak değiştirilmesini sağladıklarını dile getirdi.



 

Sorunlar Bir An Evvel Çözüme Kavuşturulmalıdır

 

Öğretim elemanları yönünden de sicil uygulamasının kaldırılmasını, araştırma görevlilerinin birinci dereceye kadar yükselebilmelerinin sağlanmasını, yükseköğretim kurumlarının ikinci öğretim yapan birimlerinde görevli idari personele ödenecek fazla çalışma ücretini ayda elli saatle; fazla çalışma ücreti ödenebilecek personel sayısını ikinci öğretim yapılan birimlerin kadrolarında bulunanlar için idari personel sayısının yüzde 30’unu, diğer birimlerden görevlendirilenler için ise üniversite kadrolarında bulunan idari personel sayısının yüzde 10’uyla sınırlayan düzenlemenin kaldırılmasını, doçentlik unvanını almasına rağmen doçent kadrolarına atanamayanlara “doçentler” için öngörülen ek gösterge oranlarının uygulanmasını, akademisyenlerin daha fazla bilimsel çalışma ve araştırma yapmaları için mali ve sosyal haklarında iyileştirme yapılarak idari kadrolarda (genel sekreterlik, daire başkanlığı vs.)  görevlendirilme uygulamasının kaldırılmasını, üniversitelerde idari personelin yer değiştirmelerinde muvafakat uygulaması yerine MEB’deki gibi puan sistemi getirilerek üniversite içi ve üniversiteler arası atama ve yer değiştirme hakkının verilmesini, başta öğretim elemanları olmak üzere tüm üniversite çalışanlarının siyaset yapma özgürlüğünün önündeki sınırlamaların kaldırılmasını, üniversiteler başta olmak üzere kamuda çalışan tüm geçici personelin (4/C) kadroya geçirilmesini, sözleşmelilikten kadroya geçen personelin daha önce geçici veya daimi işçi statüsünde geçen sürelerinin memuriyet hizmet süresine sayılmasını, ÖSYM tarafından tüm yükseköğretim kurumlarında her yıl görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının yapılmasını isteyen Yalçın, üniversitelerin yönetsel mekanizmalarına yetkili sendika temsilcisinin katılabilmesinin sağlanması ve YÖK Kanunu’nun bir an önce çağın gereklerine uygun bir şekilde değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.

 


 

Rektör Görgün: Personelimizin Sorunlarının Çözümüne Katkı Sunanlara Teşekkür Ediyorum

 

Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün, üniversitenin artık sadece araştırma yapan değil, örgün eğitim de yapan bir kurum haline geldiğini, sanayi kuruluşları, Marmara Araştırma Merkezi, TÜBİTAK ve yeni oluşturulmaya çalışılan Bilişim Vadisi ile artık bölgenin kalkınmasına katkı sunacaklarını dile getirerek, “Böyle samimi bir ortamda bizleri buluşturan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Ayrıca akademik ve idari personelimizin sorunlarının çözümünde bize katkı sunan sendika üniversite temsilcilerine de teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

 


 

Yaşlık: Üniversiteler Anlamsız Kavgaların Değil, Bilimin Üretildiği Mekânlar Olmalıdır

 

Eğitim-Bir-Sen Kocaeli Şube Başkanı Şahin Yaşlık, üniversitelerin anlamsız kavgaların yapıldığı, Fıratların öldürüldüğü yerler değil, karşılıklı saygının ve hoşgörünün olduğu, araştırmanın ve geliştirmenin yapıldığı, bilimin üretildiği mekânlara dönüşmesi gerektiğini kaydederek, “Daha düne kadar üniversitelerde başörtüsü zulmü ve katsayı adaletsizliği vardı. Binlerce gencimiz inandıkları gibi yaşadıkları için eğitim hakları ellerinden alındı. Allah’a hamdolsun sendikamızın mücadelesi ile o günler geride kaldı” ifadelerini kullandı.

 


 

Öğüt: Hakkı Yenilenlerin Yanındayız

 

Eğitim-Bir-Sen Üniversite Temsilcisi M. Sami Öğüt ise, 50/d mağduriyeti yaşayan araştırma görevlilerinin, kadrosu verilmeyen akademisyenlerin, hülle usulü atamalarla hakkı yenilen idari personelin, yoksulluk sınırındaki kamu çalışanlarının hakkını savunduklarını vurgulayarak, “Sendikacılığın ruhunda mücadele ve biraz da kavganın olduğunun farkındayız. Ancak bizim kavgamız tebessümü hak eden, taassubu dışlayan ve derdi bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek olan anlayışa dayanmaktadır” dedi.  

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.