1. YAZARLAR

  2. İbrahim Hakkı CELİS

  3. Yine Yeni Yeniden Eğitim Yöneticilerinin Seçimi Meselesi
İbrahim Hakkı CELİS

İbrahim Hakkı CELİS

İbrahim Hakkı CELİS
Yazarın Tüm Yazıları >

Yine Yeni Yeniden Eğitim Yöneticilerinin Seçimi Meselesi

A+A-

1999 yılından beri üzerinde en çok değişiklik yapılan mevzuat düzenlemesi, yöneticilerin seçimi ve yetiştirilmesine dair yönetmeliktir. Bir türlü üzerinde hemfikir olunamayan ve çıkarılan her yönetmeliğin umumiyetle mahkemelerce iptaliyle sonuçlanan bir süreç tekrar etmiştir.  Bizim okul yöneticilerini işe alma, hazırlama ve mesleki gelişim programları 21. asrın beklentileri ile eş zamanlı olamamıştır.

                Eğitim bilimleri alanında fikir yürüten herkesin üzerinde anlaştığı bir nokta vardır ki müdür, mükemmel bir okulun oluşturulmasında  anahtar kişidir. Okuldaki öğrenme iklimini, profesyonellik düzeyini, öğretmen bağlılığını, öğrenci başarısını ve  öğretmenlerin moralini etkileyen onun liderliğidir.  Bir okul yeniliklere açıksa, öğrenci merkezliyse, öğrenme mükemmelliğine sahipse, öğrenciler yeteneklerinin en iyisini sergileyebiliyorsa yöneticilerin liderliği başarının anahtarı olarak düşünülebilir.( Anderrson,1991)  İşte eğitim dünyası adına bu kadar büyük bir misyon yüklenen okul yöneticisinin seçimi ve yetiştirilmesi çeşitli platformlarda tartışma konusu olmuştur. 14. Milli Eğitim Şurasında karşılığını bulduğu şekliyle "Eğitim ve okul yöneticiliği için öğretmenlikten gelmek gerekli ve yeterlidir." söylevi 21. asrın beklentilerine ne kadar karşılamaktadır? Günümüze kadar eğitim yöneticiliği seçimi ve yetiştirilmesinde üç farklı anlayış ortaya çıkmıştır.

1- Çıraklık Modeli

2- Eğitim Bilimleri Modeli

3-Hizmet içi eğitim gerekliliği ve bazı ek niteliklerin atamalarda tercih nedeni olarak ortaya konulması. ( Şimşek, 2004)

Bu üç kritere günümüz için hizmet içi eğitim olmaksızın sadece belirli kriterlerin atamalarda tercih nedeni olması esası da eklenebilir.

                21. asrın eğitim yöneticilerinden beklentileri yüksektir. Bazı ek niteliklerin atamalarda tercih nedeni olarak belirlendiği yöntem bir lider vasfının ifşasından ziyade memur özellikleri ortaya çıkarmaktadır. Günümüz okullarının paylaşımcı ve dönüşsel liderlere ihtiyacı vardır. Mahkemelerin iptal ve durdurma kararları sonrasında Bir kez  daha yönetici görevlendirme yönetmeliği üzerinde çalışıldığı şu günlerde "iyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar"  idrakiyle eğitimde önemli merhaleler kat etmiş ülkeleri incelediğimizde Singapur, Hong Kong ve Amerika Birleşik Devletleri örneklerinde okul yöneticilerinin seçiminde hep bir sertifikasyon aşamasının olduğu görülmektedir. Hong Kong 2004 yılından beri eğitim yöneticilerini bir sertifikasyon eğitimine tabi tutmakta ve bu programı tamamlayanları okul yöneticisi  olarak vazifelendirmektedir.

                Bu kadar büyük bir önem atfedilen ve eğitim işinin en ucunda lider vasfıyla duran eğitim yöneticilerinin seçimi ve yetiştirilmesi kendi kaderine terk edilen bir durum olmamalıdır. Eğer dönüşücü bir liderse murat edilen o halde sadece verilen emirleri yerine getirecek insanı seçme ölçütlerinden vazgeçilmelidir. Hatta bu ölçütlerin eğitim liderlerini seçmede kifayetsizliği göz önüne alınarak hiç yer verilmemelidir.  Bizim bu manada önerimiz eğitim liderlerinin seçiminde öncelikle yüksek lisans eğitimi, ardından iş başında öğrenme fırsatı sunan içerikli sertifikasyon programı ve periyodik hizmet içi eğitimdir.  Bir eğitim liderinin tespitinde şu ölçüleri içeren bir mevzuat düzenlemesi şarttır.

 

                1. Eğitim yönetimi alanında yüksek lisans eğitimi

                2. En az iki ay en çok sekiz ay sürecek içerisinde iş başında deneyim uygulamaları da içeren ve akabinde başarı sınavlarını da muhteva eden sertifikasyon programları

                3. En az bir yıl müdür yardımcılığı yapılmış olması

                21. asrın beklentileri eğitim yöneticiliği değil eğitim liderliğidir.  Eğitim yöneticilerinin üzerindeki yük her geçen gün artmaktadır. Mevcut usulle öğretmenlikten gelmek yeterlidir anlayışı günümüz toplumuna cevap verememektedir. Toplumun beklediği insan modelinin banisi olacak eğitim liderlerinin seçilmesi ve iş başında yetiştirilmelerindeki başarı toplumun her kesimine pozitif etkiler sunacaktır. Uzun yıllardır üzerinde çalışılan ve nihayetinde 21. asır toplumunun beklentilerini karşılayamayan eğitim yöneticilerinin seçimi bahsinin en kesin çözüm yolu budur. Okulların eğitim liderlerinin yönetimine bırakılması bütün tıkanmaları açan bir anahtar rol üstlenecektir. Ve kesin olan şudur ki bir eğitim liderinin yetiştirilmesi çok maliyetli bir iştir. Hem öğrenciler üzerinde deneme yanılma yollu bir süreç olduğu için nesiller üzerinde maliyetlidir hem de uzun soluklu bir eğitim süreci olduğu için ekonomik maliyeti yüksektir. Eğitim liderlerinin zaman süreli istihdamları da bu maliyetler ölçü alınarak bir kez daha gözden geçirilmesi gereken bir karardır. Yeni hazırlanacak yönetmeliğin 1999 yılı yönetmeliği anlayışını esas alan bir mantalitede olması temennimizdir.

                                                                                                                                          İbrahim Hakkı Celis

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.