İbrahim Hakkı CELİS

İbrahim Hakkı CELİS

15 Gün Sonra Tekrar Gelen; Oje Meselesi İle Başörtü Meselesi!

Şimdi Sormak Lazım: Düğün Değil Bayram Değil

Hep söylediğimiz bir durumdur ki ülkemizin en büyük sivil toplum örgütü olan MEMURSEN milletimizin omurgasıdır. Ülkemizin aydınlık yarınlara yapacağı yolculuk bu omurganın dayanıklılığına, sağdan soldan esen kötü rüzgarlara kapılmayışına, milletimizin bütün enerjisini ideallerini gerçekleştirme gayretine dönüştürmesine bağlıdır. İddia ederiz ki memleketin istikbali ile MEMURSEN’in istikbali birbiri ile aynı minvaldedir. Bu hakikati sadece biz biliyor değiliz gelip gidip MEMURSEN’e hız ve enerji kaybettirme çabası içerisinde olanları da tüm toplum görmektedir.

Sayın Abdurrahman Dilipak’ı savunacak değiliz. Eminiz o kendisini savunacak kadar muktedirdir.  Onunla kavgası, meselesi olan var ise kavgasını onunla sürdürmelidir. Herkes kendi fikrinden, zikrinden kendisi mesuldür.

Sayın Dilipak’ın söyledikleri bir kesime, bir zümreye mal edilemez. Sayın Dilipak Müslümanların sözcüsü olduğunu felan da herhangi bir yerde yazmamıştır, söylememiştir. Yazın dünyasında uzun zamandır sürdürdüğü bir çizgisi ve iddia ettiği bir düşünce iklimi vardır.  İddia olunan yazının özü de toplumsal tabakalaşmaya dairdir.

Sayın Dilipak bu vb. iddiaları sıkı sık yazılarına taşımaktadır. Yazının bir yerinde Kimya ilminin ve Fıkıh ilminin uzun yıllardır tartıştıkları boyanın su geçirip geçirmeyeceği hususuna dairdir. Bu son yüzyıl içerisinde Kimyacı ve Fıkıhçı alimler tarafından tartışılan ve çeşitli farklı görüşler ifade edilen bir konudur. Konu netlik de kazanmış değildir. Bu ilim sahiplerinin neticelendirmeleri gereken bir teknik bilgidir. Yazının özünde Sayın Dilipak bu teknik bilgiye kendi fikrince dayandırdığı bir iddiayı dile getirmektedir. Biz her insanın hakkının gözetilmesi, toplum değerleri ile çelişmediği ve toplumu ifsat edici bir keyfiyet kazanmadığı sürece her türlü hak ve özgürlüğün şartsız taraftarıyız.

Sayın Dilipak’ın iddia ettiği hususta üzerine alınan varsa o ayrı bir mevzu.  Fakat ilmin farklı verilerine göre düşünülürse ortada üzerine alınılması gereken bir durum yok. 

Başörtüsünü bir bez parçası olarak görenler uğrunda sürdürülen mücadeleyi idrak etmekte zorlanacaktır. Başörtüsü toplumda kendini ülkenin sahibi zanneden jakoben, baskıcı, azgın bir azınlığa karşı yürütülen çoğunluğun azınlık karşısında var olma mücadelesidir. Sayın Ataklı’nın ettiği laflar bu azınlığı topluma gösterdiği sopanın bir yansımasıdır. Bu sadece bir öğretmen olma meselesi değildir. Başörtülüler temizlikçiden başka bir iş yapamaz zulmüne karşı bir baş kaldırıdır.

Sayın Genel Başkan sadece bu duruşu ile saygıyı hak eder, hürmeti hak eder. Çünkü o Ali’dir. Ve elinde tuttuğu milletimiz adına Zülfikar’dır.  Biz o Zülfikar’ı ona Ali’nin yüreği onda olduğu için emanet etmiş değil miyiz?

Bu topraklarda inançlarımıza uygun yaşama mücadelemiz bedeli ne olursa olsun her zaman sürecektir. Bir kez daha samanlıklarda Kuran okumak durumunda kalmamak için bugün kim mukaddesata saldırıyorsa ona bütün bedenimizle karşı duracağız. 

Oje meselesi ile başörtü meselesi aynı terazide tartılacak mevzu mudur? Kim ki öğretmeni tahkir edici bir dil ve tavır alır Eğitim Bir-Sen onu hep hasım bilir ve kavgasını sürdürür. Ama bu tüyden, tırnaktan mevzular öğretmenlik gibi peygamber mirası bir mesleğin gündemi edilemez. Tüy ve tırnaklar hep başkalarının mevzusu olagelmiştir.

Peki Sayın Dilipak’ın yazısından 15 gün sonra bu neden dile getirildi? Düğün değil bayram değil, eniştem beni niye öptü.

Sayın Genel Başkan Ali Yalçın Başörtülü olduğu için işinden atılan çalışan için destek mesajını yakın zamanda attı da o yüzden. Bir firma sadece başörtülü olduğu için bir çalışanını işinden çıkarmıştı.  Bu böyle olmuyor siz yine meşhur fıkradaki gibi Sayın Genel Başkan Ali YALÇIN’a “Senin neden kravatın yok” diye taş atın.  Arıyorsunuz, ince ince araştırıyorsunuz, yediğini içtiğini dahi irdeliyorsunuz. Söyledikleri ile yaşamı arasında hiçbir zıtlık bulamıyorsunuz. Kravattan zorlayın yine siz, kravattan.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.