İbrahim Hakkı CELİS

İbrahim Hakkı CELİS

24 Kasım’ları Da “Mış Gibi Yaşıyoruz” İşte!

Okul tedrisinden geçmiş her bireyin uzak çağrışımlar içinden kulaklarında çınlayan “bu gün 23 Nisan neşe doluyor insan “ melodisi dolanır zihninde. Nedendir bilinmez her sevinçli durumu ifade için kullanılır.

Bir gün ile bir kavramın eşleştirilmesinin tarihi derinliği elbette çok evveldedir. Fakat yine de bir mana vermek güç neden bir günde her şey tüketilmiş olsun. Bunlar hep kapitalizmin oyunudur saflığında meseleye kendi ruh dünyamızda basitçe bir mana verelim. Efendim bugün 24 Kasım neşe doluyor insan. Bir güne sığdırılmış büyük bir mana. Toplumun her kesiminde bir telaş bir telaş. Sanki tabiat ilkbahara uyanıyor. Sanki her şey ilk defa keşfediliyor. Bir meslek erbabının neden bir günü olsun? Önce buna bir mana veremedik. Ki bu meslek erbabı bir gün değil her gün toplumun en önünde ve en büyük hizmetinde. Turnuvalar, kutlama etkinlikleri, yemekli programlar… İyi de bu yaklaşım mevzuyu basite indirgemiyor mu? Bunun en çok farkında olması gerekenler öğretmenler olması gerekmez mi? Hele bir de zorla öğrencilerin salonlara doldurularak öğretmenler günü kutlanması fikri var ki bu en ilginç yaklaşım. Zorla kendi gününü kutlatmak olmaz mı bu? Öğretmenlerin salonlara toplanarak yapılan törenler, zoraki salona doldurulmuş seyirciler… İşte tam bu mış gibi yaşamanın tezahürüdür.

Öğretmenlerin birçok problemi var. Tayin oldukları mahrumiyet yerlerinde barınma yeri problemi, toplumsal saygınlık problemi, şiddete maruz kalma, insanların eğlencesi, stres topu olma… var da var. Sivil toplum örgütlerine bakıyorsunuz durum orada da aynı. Ne oldu yani anket yaptık sonuç? Hiç. İşte aman kutlamadık demesinler birkaç etkinlik planlayalım birkaç yemekli fotoğraf paylaşalım diyenler. Efendim biz zaten bu güne karşıyız deyip protesto edenler. Bu mudur öğretmenin yanındayım pozu. Devlet ricali derseniz hiç kimse o problemli mayınlı araziye girmek niyetinde değil. Herkesi almış bir sanat gösterisi, spor müsabakası, şarkılı oyunlu programlar hevesi. Bundan ötede bir şey var mı? Yok. Öğretmen her gün öğrencinin elinde oyuncak olmuş, eğlencesi haline gelmiş, çare, yok.

Öğretmenlik yeryüzünün en mühim ve en zor mesleğidir. Tarihin en eski mesleğidir. Dün, bugün öğretmen bir kahramandır. Bir sınıf dolusu insanı eğitme iddiasında olan birinin önünde şapka çıkarılır. Mesleğin özü öğretmenliktir de en kıyıda kalanı da yine öğretmendir. Öğretmenlik yapma cesaretini gösteremeyip bir yerlere sığınanların müstehzi bakışları altında kalan kahramanlar.  Fakat şu mış gibi yaşamaktan vazgeçip mesleğin ve meslek erbabının gerçek dertleriyle uğraşmaya ne zaman vakit gelecek? Bir de okullarda öğrencileri zorla öğretmenler günü programlarına dahil edip, gülünç duruma düşülmesin. Öğretmen “hal insanıdır” onun her hali öğrenciye yol olur. Öğrenci bir gün değil her gün öğretmenin sevgisindedir. Dün dünde kaldı, bugün yeni sözlere ihtiyaç var. Dünün güneşinden medet umanlara sözümüz o güneşle hala çamaşır kurutacağınızı zannetmeniz bir hülya. Öğretmenim canım benim, ile geçiştirilmez artık meseleler. Memleketin en büyük problemi eğitim, tek merhem eğitim. Eğitimin gözbebeği öğretmenler. Bizim biricik çıkış yolumuz işinin ehli öğretmenlerin varlığı. Yorulacaksa kafa buna yorulmalıdır.  Kutlanacaksa bunu elde etmenin kıvancı kutlanmalıdır.

Bugün 24 Kasım neşe doluyor insan .

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.