“Adalet” Sadece Memur-Sen Olunca Mı Mevzu?

“Adalet” Sadece Memur-Sen Olunca Mı Mevzu?

Bir devleti ayakta tutan en büyük güç toplumda inşa edilen adalet mevhumudur. Toplum, her hususun bir hakkaniyet çerçevesinde yerine getirildiğine kanaat getirirse o devletin çarkları bir intizam içerisinde işler.

Bir devleti ayakta tutan en büyük güç toplumda inşa edilen adalet mevhumudur. Toplum, her hususun bir hakkaniyet çerçevesinde yerine getirildiğine kanaat getirirse o devletin çarkları bir intizam içerisinde işler. Adalet, nizam, intizam bir devlet için var olma düsturlarıdır. Daima kimden yana olursa olsun hakkaniyetin zedelenmesine zihnen, bedenen ve tüm gayretimizle karşısında duracağız. Bu mevzu bile edilmeyecek bir husustur.

Bürokrasinin işleyişi herkes için aynı tutarlılıkta olmalıdır. Adamını bulanın gemisini yürüttüğü, kimsesizin ise kahr u perişan olduğu bir sistem er geç yıkılmaya mahkumdur. Bu tüm çalışma barışını zedeler. 

Bu yönüyle Milli Eğitim Bakanlığında şube müdürlerinin zorunlu yer değiştirme işlemlerinde arkadan dolanan ve adamını bularak, torpil yaparak kendilerine mahsus bir hukuk ortaya çıkaranlar için Bakanlığın bir tedbir almasını ve kanunun herkes için uygulanması ilkesini yerine getirmesini tüm kamuoyu olarak bekliyoruz.

Kamunun kaynakları kutsaldır çünkü orada dün geceyi tok olarak geçirmeyen garip gurabanın da hakkı vardır. Yönetme erkini elinde bulunduranların boyunlarında asılı bir vebaldir kamu kaynağını etkili ve yerinde kullanma gerekliliği.

İlçe, il ve Bakanlık kadrolarında ne kadar şube müdürüne gereklilik olduğu norm kadro esasları ile belirlenmiştir. Fakat herkesin bildiği bir hakikat vardır ki ilçe, il Memler ve Bakanlıkta kadro dışı görevlendirme adıyla pek çok fazladan şube müdürü çalıştırılmakta kamu kaynağı israf edilmektedir.

Bakanlığın öncelikle bu insan kaynağının gereksiz kullanımı, işe adam değil adama iş felsefesini yıkması icap eder. Mücadele önce buna yapılmalıdır.

Mevzu bir dönem MEMUR-SEN’de görev almış bir şube müdür olunca aslan kesilenlerin, Ankara’nın başkentinde on yıllardır görevlendirme şube müdürü olarak çalışanları, insanlar şube müdürü olmak için sınava girerken, taşra görevlere gitmek zorunda kalırken hayatlarında hiçbir sınavı dahi kazanmamışların ilde tesisler müdürü adı altında hülle yöntemlerle kişilerin haklarını gasp edenleri de görmelerini beklerdik.

Yıllardır gördüler mi, hayır.

Mevzu şube müdürlerinin hülle yöntemlerle kendilerine mahsus bir hukuk mu oluşturmalarıdır değilse fırsat bu fırsat mevzuyu yine sarma hikayesine getirmek midir? Takdir kamuoyunundur.

Serkan Aydoğdu - memurpostasi.com 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.