1. HABERLER

  2. MEMUR HABER

  3. SENDİKA HABERLERİ

  4. Ali Yalçın: Mülakatla öğretmen atama yöntemi doğru değil
Ali Yalçın: Mülakatla öğretmen atama yöntemi doğru değil

Ali Yalçın: Mülakatla öğretmen atama yöntemi doğru değil

Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli teşkilatlarının katılımıyla Edirne’de yapılan ‘Büyük Trakya Buluşması’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

A+A-

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Öğretmeni örselediğinizde, ayaklar altına aldığınızda toplumda her şeyi ayaklar altına alabilecek bir nesil imal etmiş olursunuz. Öğretmenlik kolay bir meslek değildir. Öğretmenliğin nasıl bir şey olduğunu öğrenmek isteyenler, Edirne’ye gelsinler, Fatih Sultan Mehmet’in öğrencilik zamanında yaşadığı hadiseyi dinlesinler” dedi.

Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli teşkilatlarının katılımıyla Edirne’de yapılan ‘Büyük Trakya Buluşması’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin 2000’den sonra birçok badire atlattığını, darbe girişimleriyle dize getirilmek istendiğini belirten Yalçın, “Neyin nereden kaynaklandığını, hangi olayın nereden tetiklendiğini bilen bir teşkilatız. 2000’den sonra 9 defa mühendislik yapıldı. 9’unda da millet iradesinin yanında durarak, ‘Bu bir küresel operasyon, yerli iş birlikçiler değişebilir ama küresel plan Türkiye’ye karşı değişmiyor’ deyip, tamamında dalga kıran olduk. 15 Temmuz işgal hareketiyle ülkemiz amansız, nefes alamayacak bir şekilde bitirilmek istendi. Ama bu millet, ‘Fransız devrimi’ diye anlatılan hikâyenin fevkinde, çok daha destansı bir duruşla tarihe altın harflerle bir mücadeleyi kazıdı. Tanka, tüfeğe, palete, uçağa karşı bu ülke millet iradesini alanlara yansıtarak, tarihe onurlu bir duruşu kaydederek bağımsızlığını asla ve asla teslim etmedi. Her zaman milletin yanında duran bir sendika olarak, 15 Temmuz’da maliyet hesabı yapmadan, ‘Azıcık bekleyelim, duruma bakalım, ona göre pozisyon alırız’ ikileminde kalmadan, ‘Gün bugündür, an bu andır, millet iradesinin yanında darbenin karşısındayız’ diyerek meydanlara çıkan bir teşkilatız” şeklinde konuştu.

Kamu liyakat ve kariyer esasına göre düzenlenmelidir

Devletin kariyer ve liyakat sistemine göre yeniden yapılanması gerektiğini dile getiren Yalçın, şöyle devam etti: “Devletin bugün geldiği noktanın sorumlusu bu salondakiler değildir. Sorumlu, öğrencileri Gezi Parkı eylemlerine götürenler, işini savsaklayanlar ve yanlış yapanlar; okulların bahçesinde siyah tişörtle yatıp mesaj vermeye çalışanlardır. Okulları politize etmeye çalışanlar, bulunduğu görevi bu millete, bu devlete karşı sorumluluk olarak değil, sorumsuzluk olarak yerine getirenlerdir. Bu nedenle, ‘Eğitim Yönetiminde Liyakat ve Kariyer Sistemi” raporunu yayımlayarak, devletin kariyer ve liyakate göre yeniden yapılandırılması gerektiğine dikkat çektik.”

Türkiye’nin 15 Temmuz’da bağırsaklarını temizleyerek, yeni bir zemine geldiğini kaydeden Yalçın, “Böyle bir zeminde Türkiye’nin yapması gereken şey, kamuyu düzgün yapılandırmak; iş güvencesine dokunmadan, liyakat ve kariyer esasına göre kamuyu düzenlemek, yatırım yapılmış yöneticilerle güçlü devlet olmak için bu anlamda güçlü bir omurgayı meydana getirmektedir. Bu yapılırsa, ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara, yapılan planlara karşı konulabilir” diye konuştu.

Örgütlülüğümüzün daha da güçlenmesi için çalışmaya devam etmeliyiz

“Biz bir sendikayız. Kuruluş felsefemizdeki ana hareket noktamız öncelikle üyemizdir. Üyemizin mali, özlük ve sosyal haklarını iyileştirmek, özgürlük alanlarını genişletmek, millî gelirden taksimatın düzgün yapılmasını sağlamaktır” diyen Yalçın, “Bununla birlikte, vesayet düzeninin izlerinin silinmesinin, ham demokrasinin tam demokrasi olmasının, ülkenin nefes almasının temin edilmesinin de mücadelesini veriyoruz. Evrensel anlamdaki duruşumuz, dünyanın neresinde bir mazlum ve mağdur varsa, tamamına ilişkin, ırk, din, dil, renk ayrımı yapmaksızın onlara elimizi uzatmak, haklarını savunmaktır. Çünkü mazlumun dini, mağdurun dili sorulmaz. Sendikal mücadelemiz evrensel bir mücadeledir. Gözlerimizin rengi farklı olabilir ama gözyaşımız aynıdır. Tenlerimizin rengi farklı olabilir ama alın terimiz aynıdır. Dolayısıyla bu evrensel yaklaşımla dünyanın neresinde bir mazlum ve mağdur varsa, oraya ilişkin kamu vicdanını, toplum vicdanını temsil etme gibi bir hedef için kurulmuş bir teşkilatız. Onun için Nepal gibi, Filipinler gibi din bağımızın olmadığı yerde, afet ve felaket koordinasyonunda Türkiye’de yardım noktasında ilk hamleyi yapıp ve yardım kuruluşlarını toplayıp, oraya yardım eli uzatmaya çalışan, karınca kararınca, gücü yettiğince toplum vicdanını tetikleyen kesimiz. Ülkemizin en örgütlü, en güçlü sendikasıyız. Bu birlikteliğimizin büyümesi, dirayetimizin, cesaretimizin, örgütlülüğümüzün her geçen gün güçlenmesi için hepimize görev düşmektedir. Çalışmaya devam etmeli, sendikasız olanları bu halkaya dâhil etmek için ter dökmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Öğrencinin eğitimciye parmak sallamasına, velinin öğretmenin yakasından tutmasına performans denilmez

Öğretmen performans değerlendirmesi konusuna da değinen Yalçın, şunları söyledi: “Öğretmen performansı diye getirilmek istenen şey; öğrencinin eğitimciye parmak sallaması, velinin öğretmenin yakasından tutmasıdır. Bunun adı performans değildir. Böyle bir performans yöntemi yok. Öğretmen kimliğini örselediğinizde, ayaklar altına aldığınızda toplumda her şeyi ayaklar altına alabilecek bir nesil imal etmiş olursunuz. Öğretmenlik kolay bir meslek değildir. Öğretmenliğin nasıl bir şey olduğunu öğrenmek isteyenler, Edirne’ye gelsinler, Fatih Sultan Mehmet’in öğrencilik zamanında yaşadığı hadiseyi dinlesinler.”

Mülakatla öğretmen atama yöntemi doğru değil

Mülakatla öğretmen atama yönetimini doğru bulmadıklarının altını çizen Yalçın, “Böyle bir sistem olamaz. Böyle bir yöntem de insanların adalet duygusunu örselemek de doğru değildir. Genel olarak, binlerce adayın çok sayıda farklı komisyon tarafından kısa süreli bir sözlü sınava tabi tutulmasının hem nitelikli öğretmen seçimine hizmet etmediği hem de adalet duygusunu zedelediği şeklinde genel bir kanı bulunmaktadır. Tek başına sözleşmeli öğretmenlik uygulaması çok ciddi bir sorun iken, atanacak öğretmen seçiminin mülakatla yapılması, yıllarca emek vererek okumuş ve birçok yazılı sınavdan geçmiş öğretmen adaylarının farklı komisyonlarca bir kaç dakikalık mülakatla elenmesi adalet duygusunun zedelenmesine neden olmaktadır. Personel alımında mülakat uygulaması yerine adil, hakkaniyetli, ehliyet ve liyakat ölçülerine göre bir istihdam modeli uygulanması yerinde olacaktır” dedi.

Toplantıda Eğitim-Bir-Sen Edirne Şube Başkanı Erdinç Dalgıç, Kırklareli Şube Başkanı Selahattin Karanfiler ve Tekirdağ Şube Başkanı Ferruh Topuz da birer konuşma yaptılar.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.