1. YAZARLAR

  2. Hacı Sarı

  3. Alışveriş Çılgınlığı, İsraftan İnfaka
Hacı Sarı

Hacı Sarı

Hacı Sarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Alışveriş Çılgınlığı, İsraftan İnfaka

A+A-

Bir Pazar günü mahalle sokaklarının, caddelerinin sakinliğini aile gezintileri yapan küçük gruplar bozmaktaydı.  Hava yağışlı ve sokaklarda küçük su birikintileri oluşmaya başlamıştı.

Şehrin uzak mahallelerinden şehre doğru indikçe yolların araçlarla dolmaya başladığına şahitlik etmekteydik. İnsanlar artık hafta içi çalışıp hafta sonu tüm aile fertleriyle birlikte, şehrin imkânları ölçüsünde etkinlikler yapmayı hayat tarzı haline getirmişlerdi.

Büyük alışveriş merkezleri binlerce insanı aynı zaman diliminde aynı mekâna toplamayı başarmıştı. Mağazalar dolmuş, insanlar rafları ve stantları derdest edercesine karıştırıyorlardı. Bu merkezlerin lokanta kısımlarına baktığınız zaman kıtlıktan çıkan insanların şehre akın etiği izlenimine kapılıyorsunuz. İşin garip tarafı masalarınızı kendiniz buluyorsunuz, servisinizi kendiniz yapıyorsunuz, neredeyse yediğiniz yemeklerin tabaklarını size taşıttıracaklardı.

Nerde kaldı lokantacı naraları, buyurunlar, garsonların hizmetleri, samimi sohbetler ve yine bekleriz sözcükleri? Sanki mecbursunuz fast food mekânlarında yemek yemeye. Bir de sıraya giriyorsunuz self servis dayatmasının bir sonucu olarak.

Herkes; telefon hem de en akıllısından, televizyon,  hem de en LED’inden çamaşır ve bulaşık makineleri, hem de en dijitalinden almaktadır. Fakat insanımız bu imkânlara kavuşurken mutluluğunu yitirmeye başlamıştır. Boşanmaların daha çok kültür seviyesi yüksek, eğitimli insanlarda yoğun görülmesi nasıl izah edilebilir?

Gençler her istediklerine hemen kavuşmaktadır. Fakat doyumsuz bir genç ve çocuk grubunun sosyal hayatta sıkça karşımıza çıkmasından endişe etmeye başladık. Medya ve diğer iletişim araçlarının etkisi ile insanlarımız sürekli ihtiyaç listelerini değiştirmekte ve hep yeni, en yeni anlayışı ile sürekli daha fazlasını istemektedir.

Hep şunu düşünmüşümdür:  Acaba insanlar bir noktada istek ve ihtiraslarına dur diyecekler mi?  İş ve ticaret erbabı bir noktada artık yeterince kazandık, biraz da makul karlarla insanlara faydalı olalım diyecekler midir? Bir doktor, avukat, mimar, mühendis ve diğer meslek erbabı, başlangıçtaki hedefleriyle mevcut durumunu kıyaslayıp şükür önlüğünü takabilecek midir?  Çok zor şartlardan çıkıp gelen Anadolu insanı acaba geldiği konumu unutmayarak istek ve arzularını dizginleyebilecek midir?

israf.jpg

 Sorular uzayıp gitmekte fakat bu sorulara çok az insan müspet cevaplar verebilmektedir. Kazandıklarımızın, bize verilen evlatların, malların ve diğer imkânların birer emanetçisi olduğumuz, maalesef unutulmaktadır. ŞU beş soruya ikna edici cevaplar verebilecek miyiz aziz dostlar?

Ömrünü nerede tükettin, gençliğini nerede yıprattın, malını nerede kazanıp nereye harcadın ve öğrendiğin ilimle nasıl amel ettin? 

Belki de işin sırrı burada. Kazandığımın hesabını kimseye vermem anlayışı, artık nerden kazandığımdan kimene, anlayışına doğru gitmektedir. Batı uygarlığı bu hataya bizden asırlar öncesinden düştü. Şimdi çeşitli projelerle ve çalışmalarla insanları bireysellik çıkmazından kurtarmaya çalışmaktadır. Sınırsız güç, güç değildir ifadesi sınırsız özgürlük, özgürlük değildir şeklinde ifade edilmelidir.

Bu anlayışa ancak Hz. Peygamberin öğretileriyle ve hayat anlayışına tabi olmakla ulaşılacağı su götürmez bir gerçektir. Bizi tüketim toplumu haline dönüştüren sebeplerin başında Efendimizin Veda Hutbesi’nde bize bıraktığı iki emanetten uzaklaşmamız olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu emanetler Allah’ın kelamı Kur’an-ı Kerim ve peygamber efendimizin sünneti.

 Dünya ahiret dengesini gözeten,  Hz. Süleyman kadar zengin olan fakat Hz. Ebu Bekir gibi cömert olan insanlara ihtiyaç vardır. Hz. Ali gibi alim ve cesur olan fakat Hz. Osman gibi tevazu ve yumuşak başlı olan insanların sayıları artmalıdır. Yunus Emre’nim sevgisine ve tatlı diline, Mevlana’nın hoşgörüsü ve ilmine her şeyden fazla ihtiyaç duymaktayız. Elindeki ile yetinen, ihtiyacı olmadığı halde modaya kurban giderek sürekli israf halinde olan gençlik uzun vadede kaybeden bir gençlik olacaktır.

Zengin olmak için İslami yöntemleri kullanan ve elde ettiği zenginliği yine İslam’ın kurallarına göre harcayan ve buna rağmen israf etmeyen infak eden kişiler için söylenecek en önemli söz, Allah razı olsun ve sayıları artsın olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.