Veysel EKİNCİ

Veysel EKİNCİ

ARMUDUN SAPI, ÜZÜMÜN ÇÖPÜ VE DOSTLUK

                         ARMUDUN SAPI, ÜZÜMÜN ÇÖPÜ VE DOSTLUK

    Yüce Mevlam, hem kâinatı hem de insanların fiziki ve anatomik yapılarının işleyişini kusursuz bir düzen içerisinde yaratmıştır. Böylece gerek evren, gerekse insan ve diğer canlılar hayatta kalmaya devam ediyorlar.

    İnsanoğlunda doğuştan olan hatalar (ki, bu hatalar da yine insan kaynaklıdır) ve sonradan meydana gelecek olan arızalar ya tamir edilebilir ya giderilebilir ve ya böyle bir arıza ile ömür boyu bir hayat sürer.

   Fakat, evrenin işleyişindeki saliselik bir düzensizlik tüm evrenin yok olması ile sonuçlanır. Yine, insan kaynaklı kimi yanlışlardan kaynaklı düzensizlikler olur ve felaketlerle sonuçlanır. Mesela sera gazı salınımı, değişik kimyasallar kullanımı, teknolojik atıklar, ağaç katliamı, zararlı yakıtlar vb kullanımı bu tür örneklerden bir kaçıdır.

    İnsanoğlunun manevi yönüne, ruh yapısına baktığımızda standart, tek düze bir işleyiş göremezsiniz. Matematikteki sinüs, kosinüs eğrileri gibi inişli çıkışlıdır. Yaratılıştan, iç alemde reziletler olduğu gibi, iyiye götüren, doğruya yönlendiren, reziletlerle mücadele eden erdemler, faziletler de vardır.

   Vücudun içerisindeki virüslerle savaşan alyuvarlar, bağışıklık sistemi ve kimi hücreler gibi, manevi alemde de amansız bir savaş verilmektedir.

   Yani, böyle iyi ve kötü melekelere sahip bir iç alemde durmadan süregelen bir mücadele, bir savaş vardır. Hangi tarafı besler, destekler,  ortam sağlarsanız o taraf kazanır. Zaman zaman farklı cepheler galip gelebilir.

    Asıl önemli olan mümkün olduğu kadar iyi orduların kazanmasını sağlamaya çalışmaktır. Kötülüklerin savaşma gücünü kırmaya gayret göstermektir.

    Mademki, insanoğlunun iç aleminde  böyle farklı güçler mücadelesi var, o zaman kazanan tarafın, galibiyetini dışa yansıtması olacaktır.

   Gerek kitabımızda gerekse Peygamber Efendimiz’in (sa) hadislerinde ,insanın bu yönüne sıklıkla vurgu yapılmıştır.Kur’an’da, insanın  günahkar olduğu, tevbe ederse affolunacağı, cahil , aceleci, kaygılı, korkak, kızgın, hiddetli olduğu vs.   özellikler zikredilmektedir. Hadislerde her ademoğlunun hata yapıcı/ yapabilir olduğu, bu yönde bir meylinin bulunduğu anlatılarak, önemli olan, bu hataları bir daha yapmamak üzere kararlı ve samimi tövbeler etmek olduğu vurgulanmaktadır.

  Sosyal bir varlık olarak, insanların hayatındaki davranışlara total olarak bakmak gerekir. Sürekli yanlış yapan, tembellik gösteren, kurallara uymayan, günahtan kaçınmayan, ibret ve ders almayan, her haliyle zarar veren, ısrarcı olan birinin davranışları değerlendirilmeye ve kritik edilmeye tabi tutulur. Bu da olması gereken bir durumdur.

   Zaman zaman hata yapabilen, dengesiz davranan, yanlış yapan birini hemen anında yargılayıp tu kaka edip dışlamak asla doğru olmaz.  Böyle bir durum ne yaratılışa ne Kuran’a ve ne de  sünnete uygundur.

   Armudun sapı, üzümün çöpü diye bakmaya başlarsak, toplumda böyle insanları bulmak, iğneyle kuyu kazmak gibi bir şeydir.  Hatasız, yanlışsız bir dost edinmek istiyorsak, böyle birini bulmak imkansızdır.

   Kişi kendisini bu skalada ayıklamaya çalışsa, kendisinde bile  tam mükemmeliyetçiliği bulamaz. Kötülükleri affederek, uyararak, izole ederek , iyiliklerin ortaya çıkmasını sağlamak gerekir.

  Toplum içerisinde barışla, iyi ilişkilerle yaşamak, ancak bu şekilde mümkün olur. Kusursuz dost arayan , dost aramıyordur atasözü konuyu çok güzel açıklamaktadır.

Optimum bir vasatta, asgari müşterekte bir hayatı idame ettirmek başarı getirecektir.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.