İbrahim Hakkı CELİS

İbrahim Hakkı CELİS

Bakan Ziya Selçuk - Genel Başkan Ali Yalçın İşbirliği Artırılmalı!

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya SELÇUK eğitimin içerisinden gelmiş ve eğitim alanının her yanında bulunmuş kıymetli bir bilim insanı aynı zamanda da zihninin her yeri öğrencilerin daha iyi eğitim almalarının hal ve çarelerini aramakla meşgul değerli bir Bakandır. Bu yönüyle Türk milli eğitim sistemi için ve “eğitim her şeydir, her derdin çaresi eğitimdedir” düsturuyla milletimiz için bir fırsattır. Bu fırsat eğitimin tüm paydaşları ve toplumumuz tarafından iyi değerlendirilmek durumundadır. İbn-i Haldun’un kıymetli tespiti ile “Coğrafya kaderdir.” Çetin ve meşakkatli bu coğrafyada hür ve bağımsız olarak varlığımızı sürdürmek istiyorsak eğitim meselesine tüm ciddiyetimizle eğilmek durumundayız. Bir milletin en kıymetli hazinesi yeraltı kaynakları değil eğitilmiş yerüstü kaynakları olan insanlarıdır. Eğitim dünyamızın uzun zamandır rüyasını kurduğu Öğretmen Bakan hülyamızın gayemize ulaşması için tüm paydaşların daha özenli olması elzemdir.

Eğitim vadimizin en kuvvetli sivil toplum örgütü hiç şüphesiz Mehmet Akif İnan’ın açtığı kutlu mecrada soylu mücadelesini sürdüren Eğitim Bir Sen’dir. Yarım milyona yaklaşan üyesi ile önemli ve kuvvetli bir mekanizmadır. Eğitim Bir-Sen’in başında bulunan Ali YALÇIN ve ekibi de su götürmez bir tereddütle milletimizin evlatlarının daha iyi eğitilmesi ve ülkemizin bekasını temin edecek nesillerin inşası hülyasındadırlar. Tahta başında öğretmenlik yapmış olan Sayın Ali YALÇIN’ın eğitim maarif meselemizin her haline vukufiyeti muhakkaktır. Ülkemiz toplumunun bütününü eğitimciler adına temsil etme keyfiyetinde olan Eğitim Bir-Sen bu yönüyle de bir tabanı teşkil etmektedir. Ak Parti Hükümetlerinin pek çok icraatı bu taban tarafından hayata geçirilmiştir. Bu tabanın koyduğu irade birçok sıkıntı ve belanın define vesile olmuştur. O halde şurası muhakkaktır ki Eğitim Bir­-Sen olumlu manada ülkenin gelişmesinde hükümet ile koordineli çalışmış, iyileştirme süreçlerine tüm varlığı ile katkı sunmuştur.

Ülkemizin gelişmesi, evlatlarımızın daha iyi eğitim almaları için gayretlerini ortaya koyan her kesime, herkese müteşekkiriz. Fakat eğitim eğitimcilerin işidir. Bunun dışında hiçbir yapının, oluşumun eğitimin içinde olmasına müsamaha gösterilmemelidir. Eğitim ancak devlet gibi milleti temsil etme keyfiyetindeki güçlü bir mekanizma ile yürütülmelidir. Hiçbir elin öğrencilerimize devlet eli dışında dokunmalarına fırsat tanınmamalıdır. Öğretmenlik bu yönüyle ihtisaslı bir meslektir. Öğretmenlerimiz evlatlarımızın eğitilmeleri için yeterlidir.

Son birkaç gündür Rotary Kulüpleri üzerinden yürütülen bir tartışma var. Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali YALÇIN, tabanın beklentilerine, ülkemizin içinde bulunduğu dikkat gerektiren durumu gereği bu tarz yapılanmaların eğitim üzerinde bir etkilerinin, etkinliklerinin olmasına asla imkân sunulmasın tepkisini gösterdi. Sayın Bakanımızın da bu konuda muhakkak böyle düşünüyordur. Fakat bazı şer odakları son bir yıldır eğitim en güçlü sivil toplum örgütü ile Sayın Bakanımızı karşı karşıya getirmenin derdindeler ve her fırsatta buna yol arıyorlar. Herkesten önce Sayın Ali YALÇIN’ın buna fırsat vermemesi gerekir. Her fırsatta bunun aksine davranışlarla eğitimin en güçlü sivil toplum örgütünün Sayın Bakanımıza olan desteğini göstermelidir. Sayın Bakanımız da Ak Parti hükümetinin ve dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesinin Bakanıdır. Yarım milyonu aşkın üyesiyle hükümetin tabanını temsil eden Eğitim Bir-Sen de daima bu yönüyle icraatların destekçisi olmayı sürdürmelidir.

Eğitim Bir Sen başkanının koruması gerekli “Soylu bir davası” bu davanın soylu neferleri vardır.  Sayın Başkan sadece kendi nefsinden sorumlu değil yarım milyon Eğitim Bir-Sen üyesinin de izzetinden sorumludur. Eğitim Bir Sen izzeti yolgeçen hanı mıdır ki her gelen bu “Soylu davanın soylu neferlerini “soysuzlukla” itham etmekte beis görmemektedir? Böylesine güçlü bir sivil toplum örgütü gücünün farkında mı değildir, yoksa başkaca nedenlerle mi Mehmet Akif İnan’ın “Soylu Davası” dillerde kirletilmektedir. Tüm bu dava neferleri Sayın Ali YALÇIN’a şartsız, amasız, lâkinsiz destek vermiş ondan da bir lider olarak bu davanın izzetini korumasını beklemektedir. Bunun için onun atacağı adımı takiptedir. Bir insanın koruması en elzem varlığı izzetidir. Yüzlerce yıldır damıtılıp gelen kutlu yol birilerinin kirli ayakları altına alınmayacak kadar kutsalımızdır. Bu Davanın üzerinden silindir gibi geçmeye çalışan 28 Şubat benzetmeleri ardında istihzaya da alınamaz. Ak Partiyi ve Cumhurbaşkanını savunmak onlara düşmemiştir. Biz bütün benliğimizle Liderimizi savunuruz. Biz bu kutlu yolun sevdalılarıyız. Onların yarın nerede olacakları bellidir fakat bu Soylu Davanın soylu neferleri daima burada olacaklardır. Her liderin omzunda savunması gereken Soylu bir davası, koruması gereken davanın izzeti vardır.  Bu vazgeçilemez bir hak  devredilemez bir vazifedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.