1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. SİYASİ HABERLER

  4. Başbakan Yıldırım’dan Bedelli Askerliğe Yeşil Işık!
Başbakan Yıldırım’dan Bedelli Askerliğe Yeşil Işık!

Başbakan Yıldırım’dan Bedelli Askerliğe Yeşil Işık!

Başbakan Binali Yıldırım, bedelli askerlikle ilgili, "Bakış açım müspet ancak soru işaretlerini ortadan kaldırmamız lazım. Profesyonel askerliğe geçtiğimiz...

A+A-

Başbakan Binali Yıldırım, bedelli askerlikle ilgili, "Bakış açım müspet ancak soru işaretlerini ortadan kaldırmamız lazım. Profesyonel askerliğe geçtiğimiz için bu dikkate alınması gereken bir husus" dedi.

Başbakan Yıldırım, İzmir Alsancak garında, gazetecilerin katılımıyla "Başbakan ile Gündem" adlı ortak canlı yayına konuk oldu. Başbakan Yıldırım, Abdullah Gül'ün muhtemel cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili, "Bize ne ya. Biz işimize bakalım. Aday olursa olur, olmazsa olmaz. Niye bu kadar, memleketin gündemini işgal etmeye hakkı var mı kimsenin? Adaysa, buyurur çıkar. Milletin işi gücü var. Yarın bir açıklama yapacakmış galiba. Ben değerlendirmelerimi yapmıştım zaten. Abdullah Bey bizim ailenin içerisindeki bir arkadaşımız. AK Parti ona bütün makamları verdi. Yeni vereceği bir şey yok. Bundan sonrası tekrara giriyor. Abdullah Bey'in, başından beri gelip "ben partimin yanındayım, görevim bitti, partim ne görev veriyorsa hazırım" demesini beklerdim. AK Parti'de gelenek böyledir" diye konuştu.

"BENCE BAŞKA BİR YERE SAVRULDU GİTTİ"

Başbakan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Ben size söyleyeyim. Cumhurbaşkanlığı seçiminde, esasında, o dönemin başbakanı, Recep Tayyip Erdoğan hiçbir faninin yapamayacağı bir işi yaptı. Kendisinin rahatlıkla geçeceği bir makama, "ben partimi bırakmam, burada yapacak çok iş var, Abdullah Bey olsun" dedi ve büyük bir fedakarlık yaptı. Bütün istişarelerde arkadaşlarımızın "sen geç" demelerine rağmen yaptı bu fedakarlığı. Bu kadarını söylüyorum, daha ne söyleyeyim. Ama bence başka bir yere savruldu gitti."

"SEÇİME HER AN HAZIR PARTİYİZ"

AK Parti'nin seçime her zaman hazır bir parti olduğunu vurgulayan Başbakan Yıldırım, "Siyasette garanti yok. Seçime her an hazır partiyiz. Hiç seçim olmayacak gibi çalışırız. Ama yarın seçim olacak gibi de hazırız. Bu seçimin önemli bir özelliği var. Bu seçim Türkiye'nin önünde yeni bir dönem açacak. Türkiye yeni bir yönetim değişikliğine gitti" ifadelerini kullandı.

"KEMİKLERİNİ SIZLATIRSINIZ"

Programda "Bugün Saadet Partisi'nin, Erbakan'ın misyonuyla ne alakası var?" diye soran Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Tabanını bundan ayrı tutuyorum. Tabana benim saygım var. 28 Şubat'ta rahmetli Erbakan'ın devrilmesi için her türlü oyunun içine girenleri siz ödüllendirirseniz ve adını bir de "Erbakan Ödülleri" koyarsanız onun kemiklerini sızlatırsınız. Soruyorlar Saadet Partisi Genel Başkanı'na "AK Parti'yle ittifak yapacak mısınız?" diye. Diyor ki "yapacağız, anahtarları teslim etsinler, o zaman yaparız" Bu ne demek, ne ciddiyetsizlik bu?"

"MHP İLE İTTİFAKIMIZ ÇERÇEVESİ BELLİ"

MHP ile ortak bir aday çıkardıklarını ve ayrı bir kampanya yürütülmeyeceğini ifade eden Başbakan Yıldırım, "MHP ile ittifakımız çerçevesi belli. Cumhurbaşkanı adayımız ortak, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Adayımızı müşterek belirlemişiz, ayrı bir kampanya olmaz ki. Cumhurbaşkanının seçilmesi için onlar da çalışacak biz de çalışacağız. Aynı iki sütun arasında amblemlerimiz var. Bir yanda MHP'nin mührü var, bir yanda AK Parti'nin mührü var. İkisine bastığı zaman ortak oy, oraya basarsa MHP'ye, AK Parti'ye basarsa bize oy. Söylem birliği olmayacak ne var? MHP Kürtlere karşı bir parti mi? Avrupa Birliği'nde de hiç söylem farkımız yok. MHP Kürtlere değil teröre karşı. Biraz CHP'nin kafası karışık gidip geliyor" dedi.

"AYIN 6'SINDA SEÇİM MANİFESTOSU ORTAYA KOYACAĞIZ"

Ayın 6'sında bir manifesto yayınlayacaklarını söyleyen Yıldırım, "AK Parti'nin kuruluşundan bugüne Türkiye için ne anlam ifade ediyor. Bundan sonraki yıllardaki vizyonları anlatılacak. Bir seçim manifestosu ortaya koyacağız. Daha sonra aday tanıtım toplantılarında da seçim beyannamesi olacak. Orda da bütün alanlarda ekonomi, şehircilik, adalet, sosyal politikalar aklınıza ne gelirse bunların detayları olacak. Ama üç ana eksende adalet, kalkınma ve demokrasi" dedi.

27 NİSAN E-MUHTIRASI

27 Nisan e-muhtarının yıldönümüne ilişkin soru üzerine de değerlendirmelerde bulunan Başbakan Yıldırım, şunları söyledi:

"E muhtıra esasında Türkiye Cumhuriyetinde bugünkü sürecin bir başlangıcıdır. 27 Nisan'daki muhtıraya karşı AK parti iktidarı muhtırayı taahhütlü olarak geri gönderdi. Böyle bir durum siyaset tarihinde yok. Siyasetçiler böyle tıpış tıpış giderdi. E muhtıra post modern darbe türüdür. Onu yolcu ettik, bizi millet seçti, yetkiyi millet verdi, onlar isterse yetkiyi alır" dedik. İkinci adım; 367 icadı. Olmayan uygulanmamış bir şey. Birisi çıkardı ve böyle bir icat ortaya koydu. Ondan sonraki bu süreçte FETÖ, Ergenekon bir çok badireden geçtik ve bugünlere geldik."

"DARBE YAPMAK İSTEYEN 15 TEMMUZ'U AKLINDAN ÇIKARMASIN"

Gazetecilerin "Türkiye'de darbe dönemi kapandı mı" sorusu üzerine Başbakan Yıldırım, "Darbe yapmak isteyenler 15 Temmuz'u aklından çıkarmasınlar. Maceracılar her zaman olabilir. Çılgınlığın mevzuatı yoktur. Çılgınlık yapan bedelini öder. Türkiye'nin demokrasisini, kazanımlarını bir anda yok etmeye kimsenin hakkı yok. Yaparsa bedelini öder. Hiçbir şey karşılıksız kalmaz. Kim ne yaparsa er ya da geç bedelini öder. Burada da öder öbür tarafta da" dedi.

"BAKANLIKLARIN SAYILARI AZALACAK"

TBMM kapanmadan bir yetki kararnamesi çıkacağını ifade eden Başbakan Yıldırım, "24 Haziran'da seçimi yaptık, hayırlısıyla kazasız belasız tertemiz. Sonra yeni sistemin işlemesi lazım. Bir yanda uyum kanunlarını yapıyoruz. Ama sadece kanunda şekli değişiklik lazım. Başbakanlık adı geçiyor vs. Bunlar bir anlamda öze ilişkin değil. Parlamentoda bunu yapmaya kalksan aylar sürer, perişan oluruz. Bunlarla ilgili teknik düzenlemeler yapacağız. Bakanlıkların sayısı mutlaka azalacak. Cumhurbaşkanı o kararı verecek ama düşüncesinin bu yönde olduğunu biliyorum. Başbakan yok, başbakan yardımcıları yok. Başkan yardımcıları daha az olabilir. Hepsi üzerinde çalışılıyor. Komisyonlar oluşturduk. Merkezi yönetim, yerel yönetim, bürokrasi bütün bu alanlarda uzmanlar çalışıyor. Mesela ekonomi ile ilgili bakanlıklar bir araya toplanacak. Ona bağlı bürokrasi de tek bir irade de birleşecek. Mesela alt yapıda ulaştırma var, enerji var, şehircilik var. Bunlar da kendi arlarında sadeleştirilecek. Mesela gelişmiş ülkelerde 14-15, 12 olan yerler var. İlk etapta bu kadar olmayabilir ama esas itibariyle azaltma düşüncesi olduğunu biliyorum" ifadelerini kullandı.

"SİYASET YAPACAĞIZ DİYE İZMİRLİLERİ MAĞDUR EDEMEYİZ"

İZBAN'ın yapılış hikayesini de paylaşan Yıldırım, "Koalisyon hükümeti sırasında bakanlık ile belediye bir proje başlatmışlar. Koalisyon bozulunca yüzüstü kalmış, telleri çalmışlar, yağmalamışlar etrafı. Biz geldik, ne bu kardeşim, niye yapılmıyor. Dediler ki işte AK Parti belediye ile bunu yapar mı. Çağırın belediye başkanını, İzmir'in işi olunca siyaset konuşulur mu? Hemen bir protokolle yüzde 50-50 şirket kurdurduk, İZBAN şirketi. Şu anda İzmir'in büyük bir yükünü alıyor ve yetmiyor. Siyaset yağacağız diye İzmirlileri mağdur edemeyiz" dedi.

"BEN İZMİRLİ OLMAYAYIM DA KİM OLSUN"

İzmir'de adaylığı sürecinde oylarını oldukça artırdıklarını yüzde 25'ten yüzde 37'ye çıktığını hatırlatan Yıldırım, "İzmirliyim çünkü ben 2011 seçimlerinde, milletvekili seçimlerinde İzmir Milletvekili oldum. 2014 seçimlerinde İzmir Büyükşehir Belediyesine aday oldum. 17-27 Aralık toz duman olduğunda ben burada adaydım. Olmadı, İzmirliler ileri görüşlü olduğu için başbakanlığa gönderdiler. Ben İzmirli olmayayım da kim olsun. Bu kadar destekten sonra. Erzincan'da doğdum ama ömrümün büyük çoğunluğu İstanbul'da geçti. İzmirli ne isterse biz yaparız" diye konuştu.

"BAKIŞ AÇIM MÜSPET"

"Bakış açım müspet ancak soru işaretlerini ortadan kaldırmamız lazım. Bedelli askerlik konusunda, istismar olmaması gerekir. İyi anlatmak lazım. Bir yandan terörle mücadele veriyoruz, bir yandan bedelli filan istismar edilebilecek konu gibi gözüküyor. Bu da tabii toplumsal talep. Biz Türkiye olarak askerlikte yavaş yavaş profesyonelliğe gittik 15 Temmuz'dan beri. Profesyonel askerliğe geçtiğimiz için bu dikkate alınması gereken bir husus ve buradan ele edilen kaynağın savunma sanayisini güçlendirmek için kullanılması gerekiyor" dedi.

Öğrenci affıyla ilgili Binali Yıldırım, "Öğrencilerin hakikaten af konusunu da olumlu düşünebiliriz. Bunlar teröre bulamamışsa, sadece öyle ve ya böyle ailevi nedenlerle, ilgiyi göstermemekten dolayı okuldan uzak kalmışsa bunlara bir imkan sağlanması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.