Bayrak Şairi Arif Nihat Asya’yı rahmetle anarken…

Bazı zaman dilimleri değerlendirebilene farklı fırsatlar sunar. Aralık ayı içerisinde Türk- İslam tasavvuf şairi, mutasavvıf, gönül insanı Mevlana Celaleddin-i Rumi düğüne gider gibi Mevlasına iltica etti. Zordur ölümü kabullenmek, birçoğumuz ölümden mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışırız. Ölüm korkusu Cahit Sıtkı’ya Otuz Beş Yaş şiirini yazdırmamış mıdır? Yine ağızların tadını bozan ölümü çokça hatırlayın ilahi tavsiyesi efendiler efendisinden ümmetine tavsiye edilmiştir.

Merhum Mehmet Akif Ersoy yine 27 Aralık’ta hakka yürüdü sevenlerinin omzunda. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ölüm hikayesi de farklı bir hüzün barındırır. Fakat bu yazımızda zamanın hatırlatıcı özelliği üzerinde olumlu bakış açısıyla paylaşımlarda bulunmak istiyorum.  5 Ocak  Bayrak şairimizin ölüm tarihi. Arif Nihat Asya’nın  namı diğer Bayrak şairimizin başka hiçbir şiir yazmamış olsa bile “Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü” dizeleri ile başlayan şiiri rahmetle yad edilmesi için yeterlidir. 

Gecenin ilk saatlerinde başlayan ve sabah ezanıyla vücut bulan “Bayrak” şiiri bir samimiyetin ve inancın şiiridir. Arif öğretmen, öğrencilerinin bayrak konulu şiir bulamaması üzerine  yıllardır gönlünde demlenen ve doğumu bekleyen duyguları harf oldu, kelime oldu ve bir şaheser olarak hayat buldu.

Merhum Arif Nihat Asya,  Milli duyguların yanında Türk edebiyatının en içli, en duygusal ve en etkili naatını yazmıştır. ” Naat” ismiyle yayınladığı “Seccadem kumlardı.” dizeleri onlarca şairin nefesinde ateş oldu, sel oldu, figan oldu ve itiraz oldu. Ebu cehillerin kıtalar dolaştığını haykırdı yıllar önce. Ne kadar da isabetli noktalara değinmiş merhum Arif Hoca. Orta Doğunun kan gölüne döndüğü günleri yaşayan bizler için çok ama çok öncelerden ikazlar yapılmış meğer.

Arif Nihat Asya, Adana’da edebiyat öğretmenidir ve çocukluğu yetim öksüz bir vaziyette geçmiştir. Akrabalarının yanında büyüyen Arif Hoca’yı Bayrak Şairi yapan belki de yaşanmışlıklarıdır. Şehitler tepesine meçhul asker anıtı dikilince ayağa kalkan ve “Kim demiş meçhul asker diye, yattığı toprak belli, tuttuğu bayrak belli” dizeriyle itirazını dile getirmiştir.  Arif Nihat Asya’yı sosyal medya paylaşımlarında yad edenlere teşekkür etmekle birlikte aynı paylaşımın sahiplerini her yıl Arif Nihat Asya’nın bir kitabını okumaya davet ediyorum.

6 Ocak başka bir gönül insanının ölüm günü. Kendisi Kudüs Şairi olarak bilinir. Yedi Güzel Adamdan biri, yazar, mütefekkir, mücadele insanı. Efendim Mehmet Akif İnan’dan bahsediyoruz. Şanlıurfa Lisesinden sürgün edildiği Maraş Lisesi aslında kendisi için kaderin bir cilvesi olmuştur ve edebiyat iklimine sürüklenmiştir. Nuri Pakdil, Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu ve diğerleri. Daha lisede öğrenci iken coşan gönül ırmağı ilerde nehirler çağlatacak bir coşkunluğa kavuşacaktır.

“Kim demiş her şeyin bitişi ölüm, Destanlar yayılır mezarımızdan” dizeleri esasında Merhum Mehmet Akif İnan’ın mücadele anlayışı ortaya koymaktadır. Özellikle Merhum İnan’ın “Mescidi Aksa’yı gördüm düşümde” dizeleri ile başlayan şiiri mazlumların çektiği zulümler karşısında duyarsız kalmadığı gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Belki de bu duyguları kendisini en karanlık zamanlarda bir mücadele örgütü kurmaya yöneltmiş, 1992 yılında Eğitim Bir Sen’i kurmuştur.

Değerlerimiz adına kalemini hizmetkar eden Mevlana, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya ve Çağın Soylusu Mehmet Akif İnan’ı ve dahi bu vatan için mücadele etmiş ve bu dünyadan göç etmiş tüm gönül insanlarını rahmetle anıyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.